Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim kıble ile alakalı bir sorum olacaktı. Evimiz yapılırken inşaatı yapan kişi evi tam kıbleye doğru yapmamış. Kıbleye düz bir şekilde duramıyoruz biraz eğri duruyoruz. Bu da benim kafamı karıştırıyor biraz. Ne kadar eğri durdum, namazım kabul oldu mu olmadı mı diye tereddüt ediyorum. Kalbim mutmain olmuyor. Kıble tespitini en doğru şekilde nasıl yapabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Hayır, kıbleyi araştırmanız gerekir. Kıble bilinemez bir şey değildir. Araştırmadan kıldığınız namaz olmaz.
Kıbleye yönelmek (istikbâl-i kıble) namazın farzlarındandır. Kâbe’nin yakınında olup onu görerek namaz kılanların, doğrudan Kâbe’ye yönelmeleri gerekir. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre Kâbe’den uzakta bulunanların ise Kâbe “istikametine” yönelmeleri yeterlidir. Bu yönelişte esas olan, namaz kılan kişinin yönünün Kâbe’nin bulunduğu “cihet”ten tamamen sapmamış olmasıdır. Buna göre hafif sapmalar namazın sıhhatine zarar vermez. (İbn Receb el-Hanbelî, Fethu’l-bârî, 3/66-68; Merdâvî, el-İnsâf, 2/9; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/430) Zira Kâbe veya Kâbe’nin gökyüzüne doğru dikey doğrultusu, kişinin yüz açısı içerisinde kaldığı sürece namaz kılan kişi, kıbleden sapmış sayılmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/430) Buna göre, namaz kılan kişi, kendisini Kâbe’ye dik olarak bağlayan doğrusal çizgiden, sağa veya sola 45 derece dönmediği sürece Kıble istikametinden tamamen sapmış olmaz ve bu durum namazının sıhhatine engel teşkil etmez. Bir Müslüman’ın camide namaz kılması hâlinde kıbleyi ayrıca araştırmasına gerek yoktur. Çünkü camiler kıble tespiti yapılarak inşa edilmektedir. Bununla birlikte camilerle ilgili uygulamalarda şu esaslar dikkate alınmalıdır: a) Günümüzde kıble istikameti tam olarak tespit edilebildiğinden dolayı yeni yapılacak veya yeniden imar edilecek olan camilerin yönlerinin/mihraplarının tam Kâbe istikametinde olacak şekilde yapılması gerekir. b) Geçmişte yapılan ve daha sonra birebir Kâbe doğrultusunda olmadığı tespit edilen camilerde önceden kılınan namazlar sahihtir. Çünkü bu camilerin kıbleleri, inşa edildikleri devrin şartlarına göre doğru kabul edilmiş olup namazlar da bu kabulle kılınmıştır. Ancak bu sapmanın ruhsat sınırlarının dışında (45 derece ve üzeri) olduğu uzmanlar tarafından tespit edilirse, bu durumun en kısa zamanda ve mümkün olan en uygun yolla düzeltilmesi gerekir. Sapmanın 45 derece ve üzerinde olduğunun tespitinden sonra bilerek o yöne doğru kılınan namazlar sahih değildir. c) Yetkili merciler tarafından uzmanlarına yaptırılan tespite göre kıblesinde sapma derecesi, ruhsat sınırları içerisinde (45 dereceden az) olan camilerde kılınan namazlar sahihtir. Bununla birlikte cemaat arasında meydana gelebilecek ihtilafları ortadan kaldırmak için imkânlar ölçüsünde cami içi düzenleme ile açı farkının giderilmesi veya mümkün olduğunca azaltılması gerekir.
Selamünaleyküm. Bu oranda eğrilik namaza mani olabilir. İp çekerek veya halıyı şekillendirerek safları en az yüzde yirmiye kadar düzeltebilseniz yeterli olur. Bölgenizdeki en etkin kurumlardan birinin de inceleme yapmasını talep edin, talep etmeleri için ricada bulunun. O bölgeye yakın TC Diyanet temsilciliğinden de yardım isteyebilirsiniz.
Bizimle paylaşmadığınız özel bir durumunuz yoksa anlattıklarınıza göre pişman olmayı gerektiren bir yanlış yapmadınız. Eğitim amaçlı namaz öğretiminde kıbleye dönülememişse veya dönülmesi eğitimi zorlaştırıyorsa herhangi bir yön kıble kabul edilerek kılınabilir. Eğitim esnasında önünüzde birisinin olmasında da bir sakınca yoktur. Zira siz namaz kılmıyor, tarif ediyorsunuz.
Kimse sizin kafanızda ne olduğunu bilemez, hiç kimse! Onu unutun. Sizin durumunuz tansiyonu inip çıkan bir insanın durumudur. Tansiyon iner çıkar ama kalp çalıştıkça hayat devam eder. Bunları dert etmekten vazgeçin. Mü'min insansınız, elhamdülillah. İmanınızın kıymetini bilin. Gereksiz irdelemeleri terk edin. İbadetlerinizi yapın. Kur'an okuyun. Hayatınızı biraz daha yoğun yaşayın. Gerekiyorsa ek iş yapın. Bunların tamamı geçicidir. Neredeyse herkesin benzer halleri vardır, olabilir de. Bir de doktora görünüp, tıbben gerekli bir şey olup olmadığını sorun. Gerisini de Allah'a salın. Size dualar ederiz.
Kıble sorunu olduğu zannedilen camilerle ilgili olarak müftülüklere gerekiyorsa Diyanet’e yazı yazıp inceleme yapılmasını istemek gerekir. Bu, Allah rızası için yapılması gereken bir görevdir. Müftülükler sakıncasız buluyorlarsa namaz açısından fark yoktur. Sakıncalı bulmaya rağmen düzeltilmeden namaz kılınıyorsa başka bir camiye intikal etmeliyiz. Bu nedenle cami ve cemaat bırakılamaz. Bunun haricinde daha takva olan imamı tercih ediniz.
ev konusundaki diğer fetvalar
Kadının evi geçindirmek gibi bir zorunlu görevi yoktur. Bu görev erkeğindir. Kabul edilebilir bir mazereti olmadan evine sıkıntı çektiren erkek hatalıdır, günahkârdır. Kadının çalışarak veya birikiminden erkeğe destek olması farz değildir. Bu durum eşler arasındaki ülfet ve karşılıklı anlayış ile çözülür meselelerdendir. Erkeğin eşinin parasını istemeye hakkı yoktur. Kaç parası olduğunu soruşturması da hakkı değildir. Belirttiğiniz gibi bir erkekten eşi, parasını saklayabilir. Direkt yalan söylemeden dolaylı olarak ona yok diyebilir. Çalan çırpan, haram yollarda para tüketen bir erkeğe yalan söyleyerek de olsa parasını vermemek kadının hakkıdır.
Allah Teâlâ afiyet ve huzurunuzu daim kılsın. Aşağıdaki yazımızı okuyabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/site-yasaminda-dini-olcu-ve-hassasiyetler
Yatak odası hassasiyetimiz, içindekiler içindeyken hassasiyettir. Ehli içindeyken hiçbir şekilde bu hassasiyetten taviz veremeyiz. Bunun dışında yani içindekiler orada değilken yine de girmemeyi öne çıkarmamız gerekiyor diye düşünürüz ama haram düzeyinde bir yasak olarak görmemeliyiz. Eve gelenin ev halkına yakınlığı, ortamın uygunluğu ve benzeri nedenlerle girilebilir, göze çarpanın da sakıncası yok denebilir.
Hollanda’da size ait bir ev olsa da sizin Türkiye’de oturmak için alacağınız eve zekât düşmez. Allah yardımcınız olsun, işinizi asan etsin.
Nikâh akdinden sonra kadının erkeğin oluşturduğu bir evde yaşaması hakkıdır. Nikâh devam ettiği sürece de erkek kadını evden kovamaz. Bu konuda âlimler arasında söz birliği vardır. Kur'an-ı Kerim’in ayetleri gayet açık bir hüküm getirmiştir. (Talak suresi, birinci ve altıncı âyetleri.) Boşama olduktan sonra bile, iddeti bitene kadar kadın kocasının oluşturduğu evde bekleme hakkına sahiptir. Önce aranızdaki gerginliği bilimsel yöntemlerle gidermeye çalışın, gideremezseniz de daha makul yöntemler bulun kendinize. Allah yardımcınız olsun.
Bunların dışında birikmiş paranız veya satılık malınız varsa ve değeri seksen bir gram altın tutarında ise onun zekât verirsiniz. Evler için bu durumda gerekmez.