Fetva Meclisi
Soru
Günümüzde uydu teknolojisi ve internet yardımıyla kıble yönü hemen hemen hatasız tespit edilebiliyor. 2004 yılında yapılıp Almanya’da ibadete açılan bir camide kıble yönünde 45 derecelik bir sapma tespit edilmiştir. Burada bu durumu bile bile namaz kılmanın hükmü nedir? Cami imamı ne yapmalıdır, cami derneğinin idare heyeti ne yapması gerekir, cemaatten bir kişi olarak ben ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıbleye yönelmek (istikbâl-i kıble) namazın farzlarındandır. Kâbe’nin yakınında olup onu görerek namaz kılanların, doğrudan Kâbe’ye yönelmeleri gerekir. İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre Kâbe’den uzakta bulunanların ise Kâbe “istikametine” yönelmeleri yeterlidir. Bu yönelişte esas olan, namaz kılan kişinin yönünün Kâbe’nin bulunduğu “cihet”ten tamamen sapmamış olmasıdır. Buna göre hafif sapmalar namazın sıhhatine zarar vermez. (İbn Receb el-Hanbelî, Fethu’l-bârî, 3/66-68; Merdâvî, el-İnsâf, 2/9; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/430) Zira Kâbe veya Kâbe’nin gökyüzüne doğru dikey doğrultusu, kişinin yüz açısı içerisinde kaldığı sürece namaz kılan kişi, kıbleden sapmış sayılmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/430) Buna göre, namaz kılan kişi, kendisini Kâbe’ye dik olarak bağlayan doğrusal çizgiden, sağa veya sola 45 derece dönmediği sürece Kıble istikametinden tamamen sapmış olmaz ve bu durum namazının sıhhatine engel teşkil etmez. Bir Müslüman’ın camide namaz kılması hâlinde kıbleyi ayrıca araştırmasına gerek yoktur. Çünkü camiler kıble tespiti yapılarak inşa edilmektedir. Bununla birlikte camilerle ilgili uygulamalarda şu esaslar dikkate alınmalıdır: a) Günümüzde kıble istikameti tam olarak tespit edilebildiğinden dolayı yeni yapılacak veya yeniden imar edilecek olan camilerin yönlerinin/mihraplarının tam Kâbe istikametinde olacak şekilde yapılması gerekir. b) Geçmişte yapılan ve daha sonra birebir Kâbe doğrultusunda olmadığı tespit edilen camilerde önceden kılınan namazlar sahihtir. Çünkü bu camilerin kıbleleri, inşa edildikleri devrin şartlarına göre doğru kabul edilmiş olup namazlar da bu kabulle kılınmıştır. Ancak bu sapmanın ruhsat sınırlarının dışında (45 derece ve üzeri) olduğu uzmanlar tarafından tespit edilirse, bu durumun en kısa zamanda ve mümkün olan en uygun yolla düzeltilmesi gerekir. Sapmanın 45 derece ve üzerinde olduğunun tespitinden sonra bilerek o yöne doğru kılınan namazlar sahih değildir. c) Yetkili merciler tarafından uzmanlarına yaptırılan tespite göre kıblesinde sapma derecesi, ruhsat sınırları içerisinde (45 dereceden az) olan camilerde kılınan namazlar sahihtir. Bununla birlikte cemaat arasında meydana gelebilecek ihtilafları ortadan kaldırmak için imkânlar ölçüsünde cami içi düzenleme ile açı farkının giderilmesi veya mümkün olduğunca azaltılması gerekir.
Kıble sorunu olduğu zannedilen camilerle ilgili olarak müftülüklere gerekiyorsa Diyanet’e yazı yazıp inceleme yapılmasını istemek gerekir. Bu, Allah rızası için yapılması gereken bir görevdir. Müftülükler sakıncasız buluyorlarsa namaz açısından fark yoktur. Sakıncalı bulmaya rağmen düzeltilmeden namaz kılınıyorsa başka bir camiye intikal etmeliyiz. Bu nedenle cami ve cemaat bırakılamaz. Bunun haricinde daha takva olan imamı tercih ediniz.
Selamünaleyküm. Kıblede yüzde otuz oranında bir yanlışlık namaza mani değildir. Bile bile yapılmadığı takdirde böyle bir hata namazı etkilemez. Allah namazlarımızı ve diğer kulluğumuzu kabul buyursun.
Namaz için kıbleye yönelmek şarttır, aksi takdirde namaz olmaz. Mekke’de Kâ’be’nin önünde namaz kılanın yüzde yüz ona yönelmesi de şarttır. Şehir ötesinden yönelen ise KÂ’BE’nin yönüne yönelir. O yöne yönelmiş olmak namazın sahih olması için yeterlidir. Bu yöne yönelmede %45’e kadar olan yanılmalar namazın kabulüne mani değildir. Oran bu derecenin altında ise bu meseleyi tartışmamanız gerekir.
İkamet ettiğiniz evin tam kıbleye doğru bina edilmesi mümkün olmayabilir, bunun üzerine diretmemek gerekir. Bugün elektronik cihazlarla kıbleyi tespit mümkündür. Şu kadar ki söz konusu cihazların kullanılmasında isabet etmeye mani teknik durumlar olabilir. Farklı cihazlarla farklı kişilerle tespit yapıldıktan sonra seccadenin şeklinin genel durumu belirlenince ondan sonraki namazları o şekilde kılarız. Her namaz için yeni bir durum tespitine ve endişeye gerek yoktur. Bir iki santimlik farktan da bir sakınca olmaz biiznillah. Allah Teâlâ ibadetlerimizi kabul buyursun. Âmîn.
Selamünaleyküm. Böyle bir sorun Türkiye’deki camilerde de olabilir. Siz vaktinde camiye gidin, namazınızı orada cemaatle kılmak üzere gidin. İmam yoksa dönün, kendiniz kılın. Sizin sevabınız sevaptır, merak etmeyin. İmamın vebalini ise imam düşünsün. Siz hakkınızı helal etseniz bile onun vebali ona kalacaktır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazı kılarken namaz caiz olacak kadarından daha fazlası huşuu kaçırıyorsa kıraatin incelikleri ile ilgilenmek caiz olmaz. Mutedil olmak gerekir.
Selamünaleyküm. Bu tür filmlerin izlenmesinin ve teşvikinin yanlış olacağını düşünüyoruz.
Aleykümselam. Nefis terbiyesinin en önemli başlıklarından biri yeme içmedir. Yeme içmede tıbbın önerdiğini ölçü alabiliriz. Bu zamanda diyet olarak adlandırılan bir sistemi ölçü almak yeterlidir. Bunu bir nefis terbiyesi sistemi olarak uygulayabiliriz. Daha fazlası veya daha azı ise anlayabileceğiniz gibi terbiye açısından risk taşımaktadır. Bunu genç veya ihtiyar herkes için kullanmakta sakınca olmaz.
Aleykümselam. Siz, kendi açınızdan doğru olanı yapın. Böylece de Allah'ın rızasını kazanın. Gerisini de onun sorumluluğu olarak görün. İkinci olarak da, böyle bir düzelme beklentinizi uzun zamana yayın. Sabırlı olun. Sabrın da bir salihalık süreci olduğunu unutmayın. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Namazın huşuu açısından okunanların teğannisi veya tercümesi meşguliyet sakıncalıdır. Namazın kabulü açısından sakıncası olmasa bile namazın huşuu açısından sakıncalıdır.
Selamünaleyküm. Nikâh hangi gerekçe ile olursa olsun, kâğıt üzerinde veya su üzerinde ne ile yazılırsa yazılsın nikâh nikâhtır. Hiçbir şekilde nikâh ile asıl gaye dışında bir bağlantı kurulmamalıdır.