İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam bizim yakınımızda iki cami var. Daha yakın olanın kıblesi 30-35 derece yanlış, diğerininki ise tam doğru. Kıblesi tam doğru olan varken diğerine gitmemizde bir sakınca olur mu? Ayrıca kıblesinde yanlışlık olanın düzeltilmesi gerekir mi?

Cevap

Kıble sorunu olduğu zannedilen camilerle ilgili olarak müftülüklere gerekiyorsa Diyanet’e yazı yazıp inceleme yapılmasını istemek gerekir. Bu, Allah rızası için yapılması gereken bir görevdir. Müftülükler sakıncasız buluyorlarsa namaz açısından fark yoktur. Sakıncalı bulmaya rağmen düzeltilmeden namaz kılınıyorsa başka bir camiye intikal etmeliyiz. Bu nedenle cami ve cemaat bırakılamaz. Bunun haricinde daha takva olan imamı tercih ediniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Caminin bağlı bulunduğu müftülüğe yazı ile durumu bildirin. Muhakkak bir inceleme yapacaktır müftülük. Onların incelemesinin sonucu namaza mani bir durum görülmezse devam edin. Az bir eğrilik namaza mani olmayabilir. Sorunla ilgilenen olmazsa peşini bırakmayın ve Diyanet'e yazın. İnşaallah çözülür.

Hocam gittiğim camide otuz derece kıblede yanlışlık var. Cami hocası fitne çıkar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu oranda eğrilik namaza mani olabilir. İp çekerek veya halıyı şekillendirerek safları en az yüzde yirmiye kadar düzeltebilseniz yeterli olur. Bölgenizdeki en etkin kurumlardan birinin de inceleme yapmasını talep edin, talep etmeleri için ricada bulunun. O bölgeye yakın TC Diyanet temsilciliğinden de yardım isteyebilirsiniz.

Günümüzde uydu teknolojisi ve internet yardımıyla kıble yönü hemen hemen hatasız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bakış ve düşünce tarzı doğru değildir. Müslümanların birbirine bakışı hüsnüzan esasına dayanmalıdır. Bir Müslüman’ın aksi bilinmedikçe iyi olduğuna inanmak zorundayız. Bilhassa bidat gibi kişinin imanına zarar verecek kadar hassas bir konuda karar vermek ve verilen kararı uygulamak hatadır, böyle düşünmemelisiniz. Elimizde o kişinin açık bir itirafı veya açık bir uygulaması olmadıkça bir Müslüman için böyle diyemeyiz. Bir başka nokta da bidat tek çeşit değildir. Kişiyi imansız denebilecek bir bataklığa çekebilecek bidat var, o derece olmayan mekruh denebilecek düzeyde bidat var. Üçüncü bir nokta da şudur: Camiler imamların değil Allah’ın evleridir. O iyi bu kötü diye seçmeye kalkarsak tek bir camimiz bile olmayabilir. Kendimizi evliya makamında görüp imamları tenkit ederek bir yere gidemeyiz. Camiye devam edeceğiz. İmamlardaki eksiklikleri birbirimize nasihat mantığı ile gidermeye çalışacağız. Gerekirse resmi makamları yani imamların üstlerini devreye sokacağız ama camiyi terk etmeyeceğiz. Cami üzerinden fitne, fitnelerin en yıkıcısı olabilir maazallah. Şeytana el kaptırmaya karşı dikkatli olalım.

Mahalle camimizdeki imamın bidatçi biri olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle namazla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz için kıbleye yönelmek şarttır, aksi takdirde namaz olmaz. Mekke’de Kâ’be’nin önünde namaz kılanın yüzde yüz ona yönelmesi de şarttır. Şehir ötesinden yönelen ise KÂ’BE’nin yönüne yönelir. O yöne yönelmiş olmak namazın sahih olması için yeterlidir. Bu yöne yönelmede %45’e kadar olan yanılmalar namazın kabulüne mani değildir. Oran bu derecenin altında ise bu meseleyi tartışmamanız gerekir.

Köyümüze her gittiğimde camide bir tartışma yaşarız ve üzülürüm. Bizim köyün cam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kıblede yüzde otuz oranında bir yanlışlık namaza mani değildir. Bile bile yapılmadığı takdirde böyle bir hata namazı etkilemez. Allah namazlarımızı ve diğer kulluğumuzu kabul buyursun.

Selamun aleykum. Öncelikle sorduğumuz sorulara itina ile cevap verdiğiniz için A
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kıblede eğriliğe en çok müsaade edilebilecek oran % 30-40 olabilir. Daha fazlası bile bile olmaz.

Selamun aleykum ve rahmatullah. Hocam gitiyim cemaat yeni cami aldi ve o da eski

cami konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Size yanlıştasınız diyemem ama bunu huzurunuzun kaybolma nedeni olarak büyütebilirsiniz, dikkat edin. Eşinizle açık bir şekilde konuşun. İçinizdeki huzursuzluğu iletin. Sabırlı olun. Hemen düzelmesini beklemeyin. Bir zaman sonra rahatlayacağınızı göreceksiniz. Özet olarak söylemek istediğim şudur: Karşınıza dini almış duruma düşmemelisiniz. Kadın olarak beklentinizde haklısınız ama o da yanlış bir yerde değil esasen. Bir dengeleme hatası yapmaktadır. Nasihat ve rica ile düzelecektir. Tatlı konuşun. Rica etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun.

Hocam biz yurt dışında kalıyoruz ve küçük minaresiz bir camimiz var. Burası bira
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazı ancak camide/cemaatle kılınabilen bir namazdır. Erkekler için de Cuma namazı farzdır. Yaşadığı şehir içinde Cuma kılınan bir mahal bulan muhakkak Cuma namazı kılacaktır. Devletin stratejik önemine binaen hassas koruma yaptığı bir noktada Cuma namazı için bir muafiyet belki bulunabilir ama eşinizin mesela namaz kılmayan bir arkadaşı ile nöbet değişimi rica etmesi gibi alternatif üretmesi mümkündür. Özellikle Cuma namazı nedeniyle o işi terk etmesi ise onun adına bir ecir kaynağı olur diye düşünüyoruz. Alternatif üretmek için araştırma yapsın, bulana kadar da işine devam etsin. Kılamadığı zamanlarda da öğlen namazını eda etsin.

Hocam eşim havaalanında güvenlik olarak işe başladı. Yedi haftalık programın iki
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min kardeş olduğumuzu kabul ettiğimiz sürece o camideki insanlarla beraber bulunmalıyız. Cuma ve diğer namazları onlarla kılmayı kabul etmeliyiz. Ortada artık mü'min olma vasfının yitirildiğine dair bir kanaat varsa elbette mü'min olmayanların arkasında namaz kılmayız. Yalnız şunu unutmayalım: Şu hayatta en zor karar bir insanın mü'min olmadığına dair kati görüş belirtmektir. Büyük bir tehlike olarak bundan uzak durulmalıdır. Şu görüşü veya bu açıklaması gibi yorum götürebilir durumlarla insanların imanına veya küfrüne karar veremeyiz.

Hocam çoğu camiler siyasi bir görüş belirtmekteler. Bu siyasi görüş genelde cami
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ne soruyorsun? “Müslüman bir erkek nasıl olmalı?” Bu soruyu aslında “Müslüman nasıl olmalı?” diye sormak daha yerinde olur. Neden? Çünkü biz, erkek veya kadın, önce kuluz. Allah’ın kulları olarak bu âlemde bulunuyoruz. Kulluğumuzu beceremedikten sonra erkek veya kadın olmamız sonucu değiştirmeyecektir. Akıbet cennet olunca cinsiyet önemsiz olur. Cehennemde yanacak olduktan sonra erkeklik ne değer taşıyacak değil mi? Bizden beklenen erkeklik değil kulluktur. Allah yardımcımız olsun. Bu mantıkla baktığımızda, asrımızdaki yaşam tarzını da dikkate alarak erkek bir mü'minin önceliklerini ya da genel yaşama tarzını özetleyebilecek şu kuralları paylaşabiliriz sizinle: Bütün insanlık Allah’a kul olmaya çağrılmıştır. Erkek ve kadın, kulluğa muvaffak olduğu zaman ebedî kurtuluşa erecektir. Mücadelemiz budur; ebedî saadet sebebimiz olacak kulluk imtihanını kazanmak! Bunun karşılığında da bizi hedefimizden saptırması için İblis’e yetki ve güç verilmiştir. O da sapmamız ve hedefimizden geri kalmamız için mücadele etmektedir. Erkek mü'min, bu mücadelede İblis’e yenilmeyen insandır. Asla imanımızı ve imanımızın içini dolduran değerlerimizi ona kaptırmayacağız. Allah’a, meleklere, peygamberlere, Kitab’a, ahiret gününe ve kadere imanımızı sarsmayacağız. Hiçbir fitne ve hiçbir insan kılıklı düşman bizi bu ilkemizden saptıramayacak. İşte erkekliğin bir numaralı konusu budur. Erkek olmaya muhakkak bir anlam yüklenecekse o anlam şu olabilir: Âdem aleyhisselamın erkek çocuğusun. Kadına karşı veya erkeğe karşı olmak bir iş değildir. Adam olmak iştir. Adamlık da mü'minliğin ve insanlığın hakkını vermektir. Erkek gürültüsü de kadın gürültüsü de bir değer taşımaz. İmanımızı muhafaza ettikten sonra en önemli tutanağımız Allah’ın haramlarından kaçınmak olacak. Erkek mü'min harama bulaşmamayı korumuş mü'mindir. Bir hata olur da haramlardan biri ile yüzleşilirse ilk fırsatta tevbe ile ondan kurtulmak hedefimiz olur. Şöyle bilebiliriz: Haramlardan korunmuşluğum kadar imanım ve erkekliğim canlı demektir. Allah’ın farz olarak bize bildirdiği emirlerini eksiksiz yerine getirmek iman etmişliğimizin sonucudur. Farzlarda eksiği olmayan, olursa onu telafi etme yollarını ihmal etmeyen mü'min olmak şiarımızdır. Peygamber aleyhisselamın sünnetleri, nafileler takatimiz kadar yapmaya çalıştığımız işlerimiz olacak. İnsanî ilişkilerimizde mü'min olmanın kalitesini koruyacağız. Başta ebeveynimiz olmak üzere yakın akraba ve arkadaş çevremize mü'min insan kalitesinde insanlık göstereceğiz. Ezilip büzülmeden, yıpranmadan konuşmayı, alıp vermeyi, oturup kalkmayı becereceğiz. Allah’ın haram ettiği alanlara yaklaşmadan bize mübah kıldıklarını rahatça kullanarak insanca yaşamayı, insanlığa katkıda bulunmayı becermek görevimizdir. Bunu biz mü'min erkekler/kadınlar olarak beceremezsek insanlık yolunu kaybetmiş olacaktır. Kur'an okuma, amel etme ve tefekkür kitabımızdır. Günlük, haftalık ve aylık bir Kur'an okuma planımız olmalıdır. Bir satır da olsa okuduğumuz Kur'an, güneşin her sabah doğması gibi istikrarlı ve ciddi olacak. Farz ilimleri de okuyacağız. Din ve dünya kültürümüz için de okumamız olacak ama kendimizi zoraki âlim zannederek olmayacak bu okumalarımız. Kabiliyetimiz, iş ve aile ortamımız gibi dengeleri gözeterek okuyacağız. Gerektiğinde de okuma yerine dinlemeyi kullanabiliriz. Diploman olmalıdır. Diploman olsun ama sen diplomanın adamı olma diploma senin silahın olsun. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Arş’ın gölgesini vaat ettiği insanlardan biri “kalbi camiye kilitlenmiş” insanlardır. Belli bir vakti muhakkak camide kılmayı, cemaatle namaz eda etmeyi ciğerlerimizin solunum yapması kadar doğal görev bilmeliyiz. Zamana karşı hassas olmaya mecburuz. Dakikaların hesabını yapamadıkça ömür hesabı yapamayacağız demektir. Bunun için de mü'min arkadaş çevresi oluşturmaya gayret ederiz. Evli ve iffetli mü'min erkek mü'mindir. İffeti zedelenmiş ve tekrar ıslah edilmemiş mü'min ziyandadır. Bu zaman ve bütün zamanlar sabırla yaşanabilir zamanlardır. Diyebiliriz ki, sabrımız kadar mü'minliğimiz vardır. Sabrı bitenin imanı da erimeye yüz tutar insanlığı da. Sabır sensin ve geleceğindir. Dua et. Dua et. Dua et. Kandil akşamlarındaki toplu ve sesli duaları yeterli bulma. Onlar “olmalı” diye yapılan dualar olabilir. Sen dua et. Dua et. Yatarken, kalktığında, merdivenlerden inerken, durakta beklerken dua et. Arapça biliyorsan Arapça, bilmiyorsan bildiğin dille dua et. Kendine et, anne babana et, ailene et. Ümmetine dua et. Bir et, bin et ama dua et. Kılık kıyafetin, konuşma tarzın kör taklit olmasın. Birilerini değil mü'min selefini taklit et. Ayakkabından Batı izleri anlaşılmasın. Ceketin, tıraşın aynı şekilde sana benzesin. Elbette aileni, doğup büyüdüğün yöreni unutma. Ama ümmetinin insanı ol. Ümmetin öncelikli yaşa. Kendini Âdem aleyhisselamın çocuğu gördüğüne göre Âdem’den buyana gelenlere kardeş olmayı da bileceksin. Allah yardımcın olsun. Seni korusun ve bu merhume ümmetime bağışlasın.

Hocam Müslüman bir erkek nasıl olmalı ve neye dikkat etmeli? Nasıl giyinmeli, na
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazını cami olan yerde kılmak esas olandır. Pikniğinizde hususi bir “cuma arası” vererek kalitenizi ve ibadet ciddiyetinizi gösteriniz. Allah Teâlâ amelinizi mübarek kılsın.

Hocam ODTÜ'deki kardeşlerle geleneksel pikniğimiz olacak. Hamd olsun pikniklerim
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mümin bir eksikliğin sahibi olabilir ama o eksikliği genelleştirmez. Mesela sabah namazını camide kılması gerekir. Kılamıyorsa sabah namazını camide kılmayı defterinden silmez. Bir gün gidebilirsem o günü kârım kabul ederim der. Siz de böyle yapın. Ayda beş kere de olsa gitmeye çalışın. Böylece nefsinizi eğitmiş olursunuz. Hemen teslim olursanız şeytan sizi yenmiş olur. Böyle olumsuz bakmayın kulluk mücadelesine.

Hocam sabah namazını camide kılmakta sorun yaşıyorum. Genelde evde kılıyorum. Si

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.