İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Müslüman kişinin yanlışlarının teşhir edilmesi günahtır deniyor. Bu aynı zamanda Müslümanlar arasında günah sahiplerinin bilinçli olarak desteklenmesi gibi bir sonuç getirmez mi? Hatalı birinin hatası teşhir edilmeli değil midir? Hatalar nasıl önlenecek o zaman?

Cevap

Teşhir, Türkçe sözlüğünde şu anlamlara geliyor: “Bir şeyi başkalarının görmesini sağlama, gösterme, sergileme ve dile düşürme.” Bir Müslüman’ın sözlükteki bu anlamı ile teşhir edilmesi onun toplum içinde bitirilmesi anlamına gelebileceği gibi o teşhir edilirken teşhire konu olan yanlışın da öyle veya böyle reklamı yapılacak demektir. Prensip olarak Müslümanlar kötülüklerin reklam edilmesine asla razı olamazlar. Doğru olan hataların sahipleri ikaz edilerek, nasihat edilerek düzeltilmesi yolunu tercih etmektir. Bazı şekilleri caiz olmakla beraber genel olarak TEŞHİR yapmak haram bir iştir. Nur suresinin on dokuzuncu âyeti bu işi yapanları ahiret azabı ile tehdit etmektedir. Teşhirle alakalı olarak şöyle bir özetleme yapabiliriz: Kişinin kendisini teşhir etmesi caiz değildir. Yalana dayalı bir teşhir yapıyorsa zaten yalan haramdır. Doğru olan bir işi yani yapmış olduğu bir hatayı teşhir ediyorsa o da mü'min ahlâkı ile uyuşmayan bir iş olarak kabul edilir. Bir Müslüman’ı yalana dayalı olarak teşhir eden günah içinde günah işlemiş olur. Teşhire konu olan şey doğru olsa bile ortada gıybet gibi büyük bir günah bulunacağı için yine teşhir caiz olmayacaktır. Kendisine zulmedilen birisi, zulmeden zalimi doğru olan şekli ile teşhir edebilir. Fetva sorarken de ortaya çıkabilecek teşhir vebal olmaz. Müslümanlara zarar veren veya verecek olan birinin teşhir edilmesi de mümkündür ama buradaki teşhir yeni zararlara sebep olmadan ve o konudan sorumlu olabilecek birileri tarafından yapılmalıdır. Müslümanları koruma adına nefsini tatmin eden ise yanlış yapmaktadır. İşlediği günahları insanlardan gizleyen birini teşhir etmek kabul edilemez bir hatadır ama toplumun gözüne bakarak ve bilerek haramları işleyen böylece de fasık durumuna düşen birinin teşhir edilmesi ise o günahın reklamına sebep olmamak kaydı ile sakıncalı değildir. İnsanların lakaplarını yaymakla ilgili ise şu söylenebilir: Kişinin lakabı onun rahatsız olmadığı bir lakap ise kullanılabilir ve yayılmasında sakınca görmez. Rahatsız olduğu bir lakap ise kullanılması teşhir hatasıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah’ın haram ettiği ve temiz insan fıtratının çirkin gördüğü işleri yapanların yaptıklarını kendilerinin veya başkalarının gizlemesi bir din ilkesidir. Dinimiz çirkinliklerin Müslüman bir toplumda yapılması ve yayılmasına karşı tedbirler getirmiştir. Müslüman bir toplumda işlenen bir haram ve o haramın gündem olması çok farklı şeyler değildir. Bugün yaşadığımız toplumlarda haramların güç kazanmış olması, kimi zamanlarda haram ve çirkinliklerin temiz işlerden daha değerli gibi gösterilmesi sonucu birdenbire oluşmamıştır. Önce işlenmesine ses çıkarılmaması ardından da yerilmek için bile olsa teşhir edilmesi bir nevi reklamının yapılır olmasını sağlamıştır. Konuşula konuşula benimsenmesine yol açılmış oldu. Çirkin ve ayıp iken ona da yer verilebilir bir hava oluşmuştur. Dinimizin emri insanın kendisini kötülükleri ile teşhir etmemesidir. Mü'min de diğer mü'mini teşhir etmeyecektir. Bu nedenle fakihler cezası olan bir suçu işleyeni görenin şahitlik yapması caiz olduğu gibi kul hakkı üzerine olmayan konularda örtmesinin daha değerli olacağını söylemişlerdir. İşlenmiş haramların gizlenmemesi, Allah’a karşı cüretin zamana yayılmış şekliyle de olsa güçlenmesi demektir. Bir başka risk de teşhirle beraber insanlardaki hayânın erimesidir. Hayânın eridiği bir toplumda ezanların yükselmesi o toplumu ahlâk ve dininde sabit bir toplum yapmaya yetmeyecektir. Bir zaman sonra insanların işledikleri günahları bir övgü vesilesi gibi anlattıklarına şahit olunabilmektedir. Çok önemli bir husus da şudur: İnsanın işlediği günahın gizli kalması tevbe edip kendini düzeltmesi için daha uygun bir ortamdır. Günahı teşhir olmuş biri için tevbe uzak daldaki bir meyve gibi kalabilir. Şeytanın bir günahın daha fazla yayılması için uğraştığı bu dünyada bizim hedefimizin günahların hiç işlenmemesi olsa da bari bir günah daha az bilinsin olması gerekiyor. Bu yüzden de Müslüman’ın hatasını örtmeye büyük bir sevap vaat edilmiştir. İnsanların gizli hatalarını araştırıp bulmak kişilik zafiyeti olarak görülmüştür. Günahların konuşulması ve teşhirinde sakınca görmemek, bir dini zafiyettir. Maslahat ve mefsedet yani kâr zarar dengesi bilmemektir. Hataların teşhiri ile uğraşmak, kindarlık, hırs, rekabetten sıyrılamama, başkaları üzerinden yükselme ve acelecilik gibi zafiyetlerin beslediği tutumlardır. İnsanların hatalarını teşhir beraberinde gıybeti getirecektir, toplum ahlakını eritecektir, haklının ve doğrunun kati olmadığı alanlarda söz söylemeye sebep olacaktır. Bunlar da bir helalleşme gerektiren kul haklarıdır. Elbette fasıklığını teşhir eden ve reklamını yapan için bu kurallar söz konusu değildir.

Hocam, dikkat ediyorum; sürekli size günahları ile alakalı soru soranlara bilhas
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinimiz İslam’ı parçalara bölüp, parçaları ile yaşayarak kendimizi avutmayı tarif ediyorsunuz. Ne tesettür dinin tamamıdır ne de tesettürü dinin dışında bir yerde görebiliriz. Ekmek ne kadar değerli ve yaygın olursa olsun hayatın bütünü içinde sadece bir dilimdir. Ekmekten daha değerli şeyler de vardır. Yaşanan dakikada ihtiyaç neye ise önemli olan o olmaktadır. Din de böyledir. Tesettür gerektiğinde o, namaz gerektiğinde namaz, gıybetten korunmak gerektiğinde de o korunma dindir. Dinimizi bütün olarak ve hayatı kuşatacak mantıkla almaya mecburuz. Böyle alacak ve aldığımız alamadığımız ne varsa onu müdafaa edeceğiz. Müdafaamız da bir yandan tebliğ niteliğinde olacak.

Hocam ben tesettürlüyüm ama mükemmel değilim. Eksikliklerimizi dillendirmek ne k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hocalar ve âlimler de insandır, makamları büyük ve yüksek de olsa onlar da diğer insanlar gibidirler neticede. Hata edebilirler, yanlışları olabilir. Bunu abartmamak gerekir. Hocalar ve âlimler tenkit edilemez diye bir kural yoktur ama bu bir çocuk oyuncağı ve kahve muhabbeti düzeyine de indirilemez. Şu hakikatleri bilmemiz gerekiyor: Bir Müslüman’ın arkasından konuşmak gıybettir veya iftiradır ya da hak zayiini gidermektir. Bir Müslüman’ın arkasından konuşulurken veya yazılırken gıybet ya da iftira yapılıyorsa haram işleniyor demektir. Hak yerine getiriliyorsa veya hak aranıyorsa mesele yoktur. Bu durumu hoca/âlim hakkında uyguladığımızda ise daha da hassas olunması gerektiği anlaşılacaktır. Hocanın arkasından gıybet/iftira yapılıyorsa bu bir afettir. Çünkü sıradan bir insanın gıybeti haram iken insanlara din öğreten Peygamber aleyhisselamın vekili biri için bu yapıldığında ağırlık daha da çoğalacaktır muhakkak. Hayır durum, hakkı aramak veya yanlışı düzeltmek ise bunu yapan kimdir? Âlimden daha âlim biri olmadıkça oynanan futbol maçında ıslık çalan seyircinin yaptığını yapmış olacaktır Müslüman. Bu bir zayiattır. Allah muhafaza buyursun. Âmin. Hocalar/âlimler belki hak etmiyor, beceremiyor olsalar da bu ümmetin birliğini ve gücünü temsil etmektedirler. Onların yıpratılması, eskitilmesi onlardan önce ümmete zarar verecektir. Bu da unutulmamalıdır. İkaz edilmeleri gerekiyorsa bu özelden yapılabilir. Toplum içinde yankı bulan her yanlış, her dedikodu insanların dinden biraz daha uzaklaşmaları, yanlışın biraz daha yayılması demek olacaktır. Bu da Müslüman’ı asla mutlu etmez/edemez. Bu ümmetten bir mü'min, bu ümmetten olmayanlara hizmet edecek bir işi yapmaz, yaparsa yarın Allah’ın huzurunda hesap verirken zorlanır.

Hocam bir Müslüman olarak hocalar ile alakalı sosyal medyada konuşmak yazmak gün
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1- İnsan olarak hataya müsait yaratıldık. Bütün insanlar hata edebilirler, etmektedirler de. Sadece Allah Teala'nın nebileri bundan korunmuşlardır. Bu durumda biz hata işlemekten ötürü değil de hata işlemeye karşı laubalilikten ötürü sıkıntıya girebiliriz. Kul olarak, hangi çeşidi olursa olsun hatadan sakınmalıyız, tekrarlamamaya gayret etmeliyiz. Ama işlenen bir hata kesinlikle işimizin bittiğini, artık rahmet kapılarının bize kapandığını göstermez. Bilakis işlenen her hata rahmete daha çok muhtaç olduğumuzu gösterir. Bir yandan hata ederken bir yandan da vazifelerimizi yapmaya çalışıyorsak işte tam anlamıyla insanız demektir; yapacak bir şey yoktur, yola devam edeceğiz. Hedefimiz, iyiliklerle kötülüklerin mizana konduğu gün iyiliklerin çok gelmesi için çalışmaktır. Unutmayalım ki, bir tek iyiliğin fazla gelmesi kazanmamız, cennete girmemiz demektir. Hedef belli, sorun belli, çare bellidir. 2- Tevbeden bıkmak, tevbeyi sulandırmak diye bir şey yoktur. Bin kere, milyon kere de olsa başka bir yol yoktur. Nefes alır verir gibi tevbe yolunu kullanırız. 3- Günahlar konusunda dikkat edilmesi gereken hassas noktalardan biri çevre meselesidir. İnsan tek başına yaşayamadığına göre kendisine iyi bir çevre oluşturmalıdır. İyiyi bulamayan ise en az kötü olanı aramalıdır. Eğer bir günahta ısrar ediliyorsa bu, o günaha teşvik eden çevrenin etkisinin giderilmediğini gösterir. Önce çevre temizliği için çalışmak şarttır. Salih kullarla oturup kalkmak, gıdadan göz temizliğine kadar her alanda helale yönelmek zorundayız. Allah'a emanet olunuz.

Hocam günahta ısrar ettiğimizin farkına nasıl varabiliriz? İşlediğimiz günahta,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu konuda size verebileceğimiz rahatlatıcı bir cevabımız ne yazık ki yoktur. Öyle bir zamana gelmiş bulunuyoruz ki, herkes kendi yaptığını yapılması gerekenler için yeterli bir örnek olarak görebilmektedir. Gidişatımızın ürkütücülüğünden Allah’a sığınırız. Her bir Müslüman böyle durumlarda kendisini ayakta kalması gereken son örnek olarak görmelidir. Kim ne yaparsa yapsın, “Nuh’un gemisinin son yolcusu benim” mantığı biiznillah Allah katında kurtarıcıdır. • Allah’ın haramlarına karşı, o haramların sıradanlaşmasına karşı içi kaynayan Müslüman olmadıkça Allah’ın rızasını iddia edemeyiz. Yakın geçmişte bir mü'minin elinde piyango bileti görmeyi bile düşünemezken şimdi sıradanlaşması mesela kumar gibi bir harama karşı refleksimizin eridiğini göstermektedir. Bu bir felakettir. Bu felaket gözümüzün önünde alev alev büyürken bizim görsel bazı dini temaları avuntu olarak kabullenmemiz de ikinci bir felakettir. Hasbunallah. • Allah Teâlâ mü'minlerin salih ameller üzerinden yarışıyor olmalarını emretmiştir. Şimdi ise dini ayakta tutmak hocalara ve belli başlı kimselere terk edilmiştir. Cennete herkes talip iken cennete giden yolları oluşturmada kimsenin heyecanı yoksa bu da bir felakettir. • Nesillerin iffeti üzerinde tarihte örneği görülmemiş bir yıpranma herkesin bilgisi ve gözü önünde gerçekleşirken kimimiz siyasi endişelerle, kimimiz de basit tahminlerle konuyu gündem dışına taşımakla büyük bir yanılgı içine düşmüş bulunuyoruz. Bu da başka bir felaket oluşturmaktadır. • İhlasla ve şeriatımızın ölçülerine sadık kalarak ve bu mevcut durumu bizim için Allah’tan gelen büyük bir imtihan olarak görüp çalışma yapmalıyız. Konunun siyasi malzeme yapılması yanlıştır. Yaptığımız diğer iyi işleri buradaki görevimize saymamız da akıllıca bir iş değildir. Tek kalma ile sonuçlansa da dinimiz ve mukaddesatımız için evlerimizden örneklendirerek bütün sosyal hayatımızı kuşatan kaleler oluşturmamız günümüzün cihadı, anımızın vazifesi olarak bilinmelidir. Yapmayanların hataları etrafında vakit harcamamız da yanlış olur. Sabır ve heyecanla bu ümmetin ilk nesillerinin yaptığını yapmaya çalışacağız. Allah’tan da yardımını isteyeceğiz.

Hocam, insanların Müslüman olduklarını söyledikleri halde dinimizin toplumda eri
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.

Selamünaleyküm. Değerli hocam kadın-erkek ilişkileri hususundaki fetvaları biliy

fetva konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Adak yapmadıkça bu sözünüz size farziyet getirmez. Ailenizin ihtiyacını öncelikli duruma getirebilirsiniz, daha da iyisini yapmış olursunuz.

Hocam ben üniversite öğrencisiyim ve devletten burs alıyorum. Birikim de yapıyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir Müslüman bilmediği konularda özellikle önemsediği bir hocadan farklı bir bilgi duyarsa öncelikle bunu araştırır, hemen karar vermez. Neye ve niçin itiraz ettiğinizi bilmiyorum ama muhtemelen hocamızın bir fetvasının o şekilde olmadığı düşündünüz. Buna bağlı olarak ictihâdî konularda farklı fetvaların söylemi küfür olmaz. Günümüzde tekfir bağımlılığı hastalığının yaygın olduğu bir ortamda küfür kelimesini kullanmamak gerekir.

Hocam haramı helal saymanın insanı küfre düşürdüğünü biliyorum. Fetvalarınıza ba
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bak kardeşim, güzel kardeşim benim. Bu sözü keşke hiç kullanmasa idin, keşke! Sen hangi günahı hatta günahları yaptı isen yaptın, onları unut ve bana şimdiki tevbende ne kadar gerçekçi olacağını söyle. Sen “benim Allah’ım beni kabul etsin” istiyorsan o seni zaten kabul eder. Bunun garantisi senin tevbendeki garantidir. Her şey senin tevbenin gerçekçi ve kalıcılığında saklıdır. Allah’ın affı senin bütün hatalarından daha büyüktür. Yeter ki sen, pişman ol, terk et ve tekrar dönme. Birilerinin bir hakkı varsa sende onu onlara ver ya da helalliklerini iste. Asla gecikme, hemen şimdi gir bu yola. Bu soruları sana şeytan sordurtuyor. Seni bir gün daha fazla bataklığında tutmak istiyordur. Allah nice büyük günahlar işleyenleri affetti. Üstelik de onlar daha sonra sayılı kullardan oldular. Hiç bekleme. Gerçek ve samimi bir tevbe ile başla bu güzel dönüşüme. Hemen. Seni affı ve rahmeti ile kuşatan bir Allah bulacaksın. Sakın gecikme.

Hocam ben anlatamayacağım kadar kötü işler yaptım. Zina da yaptığım işlerden bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kurbanlık alan kimse onu kesmeden önce kurbanlığı ölürse onun yenisini alıp kesmesi gerekir. Fakir bir kimse; "ben de kurban alayım" diyerek düşünüp aldı ve öldü ise onu yenisini alıp kesmeyebilir.

Bayramda kesmek için alınan hayvan ölürse, kalpten; "keseceğim" niyeti olduğu iç
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tembellikten çalışmıyor olmak bir fakirin sadaka/zekât almasına mani değildir ama daha akıllı ve teşvik edici nitelikte bir sadaka/zekât uygulaması yapmayı tercih ederiz elbette.

Selam Aleyküm hocam, tembellikten dolayı çalışmayan kardeşe fitre, sadaka veya z
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâhlı olmadığınız sevgili ile sadece el ele tutuşmanız orucu bozmaz ama mü'min kimliğinizi perişan edebilir. Orucunuzdan önce imanınızı ve ahlâkınızı muhafaza etmeye bakmalısınız.

Oruçlu iken sevgilimle buluşup el ele tutuşmamız orucumuzu bozar mı? Bozuyor ise

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.