Fetva Meclisi
Soru
Selam Aleyküm hocam, tembellikten dolayı çalışmayan kardeşe fitre, sadaka veya zekat verilir mi? Verilirse kabul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kardeşinizin nisap miktarı kadar özel bir varlığı yoksa ona zekât verebilirsiniz. Bu da zekât hesabınızdan düşebilir
Tevbe etti ve tevbesine sadık kaldı ise böyle birine yardım edilebilir. Sadaka verenler mesela “Kudüs için” diye şartlı bir sadaka vermemiş iseler o sadakalardan da verilebilir.
Herkes kendi günahından mesul olur. Eşinin alkollülüğü bir kadın için vebal değildir. Yeter ki kadın da o hale destek olmasın. Durumu değerlendirip makul bir uygulama yapmamızda ve zekât, sadaka ile kadını desteklememizde bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm.Yeğene fitre ve zekat verilebilir.
Zekât ve fıtır sadakasının sahih olmasının şartlarından biri temliktir. Temlik eşya üzerindeki mülkiyet hakkını veya malî bir hakkı başkasına devretmeyi ifade eder. Bu itibarla fakirlere temlik etmek üzere zekât ve fıtır sadakalarını ayrı bir fonda toplayan ve her bakımdan kendilerine güvenilen kimseler eliyle yönetilen dernek ve kurumlara (muhtaçlara ulaştırmaları için yöneticileri, vekil tayin edilerek) zekât ve fıtır sadakası verilebilir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/4) Söz konusu dernek ve vakıflar, zekât almaları caiz olan kimselerin tedavileri için zekât almak ve aldıkları zekâtı bu ihtiyaçlara sarf etmek üzere bunlardan vekâlet aldıkları takdirde, onlar adına zekât alabilirler. Henüz ergenlik çağına varmamış küçükler için de bunların velilerinden vekâlet almak gerekir. Şüphesiz vekâlet verilecek kişilerin her bakımdan güvenilir kimseler olmaları, toplanacak zekâtın başka işlere harcanmaması ve bu yöndeki denetimlerin ihmal edilmemesi gerekir. Adı geçen vakıf ve kuruluşlarda tedavi gören ancak fakir olmayan insanlara zekât, fitre ve fidye gelirlerinden harcama yapılamaz.
Anne ve babaya zekât olmayan sadaka verilebilir. Böyle bir sadaka, normal sadakadan da daha faziletli olur biiznillah.
fetva konusundaki diğer fetvalar
Nikâhlı olmadığınız sevgili ile sadece el ele tutuşmanız orucu bozmaz ama mü'min kimliğinizi perişan edebilir. Orucunuzdan önce imanınızı ve ahlâkınızı muhafaza etmeye bakmalısınız.
Bu tür takıntılar, ibadet lezzetini geleneğe çevirmekten kaynaklanır. Ramazan ayında Kur'an okunur, okunması gerekir. O mübarek günlerde Allah'ın kitabını doya doya okuduktan sonra hatim bitirmek veya şurayı şu zamanda okumak önemli değildir. Bunlara takılmayınız. Ramazan ayını Kur'an ile doldurun da nasıl yaparsanız yapın.
Selamünaleyküm. Tövbe için bir sınır yoktur. En ağır günah için bile tövbe vardır. Yalnız tövbe, söz konusu günahtan kesin el çekmek ve ciddi bir şekilde pişman olmaktır. Sözle tövbe edip işe devam etmek şeklinde olursa o tövbe değildir ve değeri yoktur. Eğer geçmiş günahlar fetvasını öğrenmek, kurtuluş yolunu bilmek için anlatılıyorsa vebali yoktur. Bir tür önemsememekten kaynaklanan bir anlatım ise vebaldir, günaha şahit tutmaktır.
Sigara hiçbir zaman içilemez. İçilmemesi gerekir. Oruçlu iken içildiğinde ise orucu bozar. Bunu zevk alarak kullanan birinin de bozduğu Ramazan günü orucu için keffaret tutması gerekir.
Mü'min olarak inandığımız değerleri tartışma konusu yapamayız. Siz inandığınıza inanmaya devam edin. Asla kimse ile tartışmayın. Bu zamanın imtihanı da dinimizi ve değerlerimizi bu tür fitnelerden uzak tutmak olacaktır. Fitneden ve fitneye kaydıran ortamlardan uzak durun. Allah sizi korusun.
Kurbanlık alan kimse onu kesmeden önce kurbanlığı ölürse onun yenisini alıp kesmesi gerekir. Fakir bir kimse; "ben de kurban alayım" diyerek düşünüp aldı ve öldü ise onu yenisini alıp kesmeyebilir.