Fetva Meclisi
Soru
Bir insan defalarca mürted olursa tövbe hakkı var mıdır? Kur’anda inandıktan sonra inkar edenler özür beyan etmesinler , inkarlarında ileri gidenlerin tövbesi kabul olmaz yazıyor. İlk bunu sormak istiyorum. Bir de ben size yaptığım şeyleri anlatmakla günahımı ikiye katlayıp sizi de şahit mi tutmuş olurum? Sormam gereken şeyler var, nasıl soracağım bilmiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kul hakkı ile alakalı bir günah için sahibi ile helalleşmek şarttır. Onun dışındaki günahlar için samimi bir tövbe ve tekrar dönmemek yeterlidir. Devletin tatbik etmesi gereken cezalarla düşen günahlar vardır ama şu anda böyle bir imkân olmadığından en büyük umudumuz tövbedir. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Eskileri unutabilen ve tekrarlamayan tevbe etmiş demektir. Tevbe eden de günahlarından kurtulur. Eskileri unutun, tekrar yapmayın. 'Helal ettim' demeniz yeterlidir.
Buluğ çağından sonraki bütün kul hakları sahipleri ile helalleşilerek kaldırılabilir. Allah'ın hakkı ile kul hakkı arasındaki en önemli fark budur. Sahiplerini bilemeyeceğiniz ya da insan olarak izah edemeyeceğiniz haklar içinse tevbe ve dua imkanı vardır. Allah'a emanet olunuz.
Tevbe etmek, hatadan geri dönmektir. Daha sonra mesela namaz kıldı ise o da bir şehadet getirmek olur. İnşaallah dönüşü tamdır diye düşünürüz. Yalnız “he döndüm” diye yuvarlama cümlesi kurması bir dönme ve tevbe olmayabilir.
Kişi samimi tevbe ettikten sonra kendisine tertemiz bir sayfa açmış olur. Eski günah dosyaları tekrar geri gelmeyecek şekilde silinir. Dolayısıyla tevbeden sonra işlenen yeni günahların, eskileri geri getirmesi diye bir şey yoktur. Sorunuzda günah işlendikten sonra yürekte üzüntü duyulmaması şeklinde bir bilgi yer almaktadır. Bu kalbin manevi fonksiyonlarını yitirmek üzere olduğunu göstermektedir. Şimdiden tedbirinizi alın; gözyaşı dökün, yetimin başını okşayın. Kur'an okuyun, dua edin. Bir şekilde kalbinizi olması gereken ayarlara çevirin.
Büyük günahlardan tevbe edilmesi gerekir. Tevbe, geçmişe pişman olmak ve tekrar yapmamaya ahdetmektir. Tevbe yapılmaması durumunda ya da tevbe kabul edilmemesi hâlinde günahlar ahirete kalmış demektir. Ahirete kalan günahlar da Allah Teâlâ'nın dilemesine göre muamele görür. Ya mağfiret buyurur ya da kulun hak ettiği azabı çekmek üzere cehenneme atılmasını emreder. Allah Teâlâ hepimizi cehenneminden muhafaza buyursun.
fetva konusundaki diğer fetvalar
Bu tür takıntılar, ibadet lezzetini geleneğe çevirmekten kaynaklanır. Ramazan ayında Kur'an okunur, okunması gerekir. O mübarek günlerde Allah'ın kitabını doya doya okuduktan sonra hatim bitirmek veya şurayı şu zamanda okumak önemli değildir. Bunlara takılmayınız. Ramazan ayını Kur'an ile doldurun da nasıl yaparsanız yapın.
Nikâhlı olmadığınız sevgili ile sadece el ele tutuşmanız orucu bozmaz ama mü'min kimliğinizi perişan edebilir. Orucunuzdan önce imanınızı ve ahlâkınızı muhafaza etmeye bakmalısınız.
Tembellikten çalışmıyor olmak bir fakirin sadaka/zekât almasına mani değildir ama daha akıllı ve teşvik edici nitelikte bir sadaka/zekât uygulaması yapmayı tercih ederiz elbette.
Sigara hiçbir zaman içilemez. İçilmemesi gerekir. Oruçlu iken içildiğinde ise orucu bozar. Bunu zevk alarak kullanan birinin de bozduğu Ramazan günü orucu için keffaret tutması gerekir.
Mü'min olarak inandığımız değerleri tartışma konusu yapamayız. Siz inandığınıza inanmaya devam edin. Asla kimse ile tartışmayın. Bu zamanın imtihanı da dinimizi ve değerlerimizi bu tür fitnelerden uzak tutmak olacaktır. Fitneden ve fitneye kaydıran ortamlardan uzak durun. Allah sizi korusun.
Ne ise peşinde koştuğumuz, yüreklerimizi işgal eden onu feda etmeliyiz.