Fetva Meclisi
Soru
Esselamu Aleykum.Hocam benim için zor da olsa soruyu özetlemeye çalışayım. 5 yıllık evliyim. İki küçük çocuğum var. Evlenirken eşime çok eşyayı, daha doğrusu eşyaya hizmet etmeyi sevmediğimi söyledim. Ama ben seviyorum deyip gerekli görmediğim şeyleri aldı. Kendisi düzeni temizliği seven birisi. Bende öyleyim lakin evin işleri beni artık çok zorluyor. Çocuklara vakit ayırmakta zorlanıyorum. Ya da onlara vakit ayırıyorum, işler kalıyor, gergin oluyorum. Eşime nadiren de olsa kadın tutmak istediğimi, zaman zaman ihtiyaç duyduğumu söyledim. Halimiz vaktimiz yerinde. Ailesinden gelen bir kafa yapısıyla buna razı olmuyor. Akşamları beni yorgun görmekten rahatsız. Yemekler basit şeylerle geçiştirilsin istemiyor. Ve ben sonunda patlayıp ben bu kadar işe mecbur değilim yapmama hakkım var dediğim de, benimde ikinci eşle evlenme hakkım var tarzı bir kıyaslamaya gidiyor. Eşim bana temizlikçi tutmalı mı ve bu kıyaslama, yerinde bir kıyaslama mı? teşekkür ederim...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu kıyaslamaya gerek kalmamalıdır. Siz annenizin evinde iken temizlikçi bulunan bir evde yaşıyordu iseniz, eşiniz size temizlikçi tutmalıdır, değilse bu onun insiyatifine kalır.Eşinizle aranızda bu tür konuşmalar kesinlikle sizin aleyhinizedir. Şeytan yıllar sonra bu sözleri büyümüş bir canavar olarak karşınıza çıkarabilir. O zaman pek pişman olacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Bunun yerine siz, esnek ifadelerle eşinizi rahatlatabilirsiniz. Meselâ, 'yapamıyorum' yerine 'yapmaya çalışıyorum' deseniz çok şey değişir.Size bir ağabey nasihati yapayım: Bile bile kuyunuzu kazıyorsunuz. Emsalleriniz tarlalarda çalışıyor, akşamları da bir ev idare ediyorlar. Onlar da kadın. Daha derin düşünün ve acilen eşinizle aranızı düzeltin. Kendinizi daha kabiliyetli, daha sabırlı olmaya zorlayın. Bir erkeğe verilmesi en riskli tavizi veriyorsunuz ona göre!
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
Selamünaleyküm. Eşinizin gönlünü almanız şart değil ama bilin ki, bir olan sıkıntınızı iki edeceksiniz. Sonuç budur. Mevcudu düzeltmeye çalışın. Daha gayretli olun. Farklı yöntemler kullanın. Onun çevresini değiştirin. Evdeki gıda düzenine varıncaya kadar yeni uygulamalar geliştirin. Sabredin ve elinizdeki nimetin kıymetini bilin, kendinizde de kusur arayın.
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.
din konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Evin çatısının su alması nedeniyle kredi çekmenin yani faize bulaşmanın bir zaruret oluşturduğunu zannetmiyorum. Bile bile harama bulaşmaktadır.
Namaz için böyle bir hız ölçümü yapmak doğru olmaz. Herkesin okuma hızı, hareket kabiliyeti farklı olabilir. Gence, yaşlıya göre de değişebilir. Önemli olan "ta'dili erkân" ve gerekli okumaların yerine gelmesidir. Yine de ibadette hız değil, ihlas ve fıkha uygunluk önemlidir, bunu bilelim.
Selamünaleyküm. Erkek ve kadın bir arada bulunulan durumlara karma diyoruz. Böyle bir karma ortamda bayanın veya erkeğin bulunabilmesi ancak zaruret durumunda caizdir. Zaruret de, olmazsa olmaz denebilecek ilim dalları için geçerlidir. Bunu sadece tıp ve tıbbın yan dalları için geçerli sayabiliriz. Mü'minler olarak, dinimizle alakalı böyle bir hakkımız hususunda isteyen taraf olmalıyız. İzin vermiyorlar diye bir gerekçeye yaslanıp dinimizden taviz veremeyiz.
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.
Selamünaleyküm. Söz verip sözde durmamak ahlâk dışı iş yapmak demektir. Bir kişiyi bekletmek ve onun sıkıntıya girmesine neden olmak gibi, bir söz verme durumu olmadıkça helallik gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu hususta erkekle kadın arasında ayrı bir hüküm söz konusu değildir. Kadına mahsus özel durumlar her yer için aynıdır.