Fetva Meclisi
Soru
Ramazan’ın son 10 günü itikâfa girmek istiyorum fakat kocam bundan pek hoşnut değil. Bu durumda eşime rıza göstermem mi, yoksa bir şekilde onu ikna etmeye çalışmam mı dinimize uygundur?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu işleri yaptıktan sonra itikaf anlamını yitirir. İtikaf yerine başka nafile ibadetler yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Beş dakikalık bile olsa i’tikâf yapılabilir. Ramazandaki gibi olmasa da belli oranda bir ibadet yapılmış olur biiznillah.
Kadınlar için de i’tikâf vardır. İ’tikâfları evlerindeki mescid olarak kullandıkları odada olur. Camide i’tikâf yapan erkekler camide nasıl bulunuyorlarsa o da evinin o odasını o şekilde camileştirerek bu ibadeti yapar. Yalnız kadının evli olması durumunda eşinin bu ibadetine izin veriyor olması gerekir. Zira i’tikâf ibadeti nafile bir ibadettir. Nafilelerde eşin müsamahası şarttır.
Hakkını verebildiğiniz bir itikâf Medine’yi en iyi şekilde ihya etmek olur, onu kaçırmamalısınız. En azından üç gün tutmaya çalışın. Allah kabul etsin. Bize de dua edin lütfen.
Selamünaleyküm. Müminler olarak farz ibadetlerde birbirimizi ikaz eder, hataya müdahale ederiz. Nafilelerde ise sıkıştırmak, baskı kurmak nafilenin kendi mantığına aykırıdır. Bilhassa eşler birbirlerini bu hususta kırmamalıdırlar. Şeytan işi inada sürükleyebilir. Bunun sonucu da kaş yaparken göz çıkarmak olur.
Selamünaleyküm. Nikahlı bir kadın, FARZ İBADETLER DIŞINDAKİ NAFİLELER için eşinden izin almalıdır. Maksat Allah rızası ise hüküm budur. Erkek de bu hususu cahiliye inadına bindirmemelidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İtikâf sayesinde ibadet ve kulluğun daha derinlemesine idrak edilme imkânı bulunur. Kadir Gecesini idrak etme imkânı daha yüksektir. Başlı başına bir ibadet olan “mescitte bekleme” sünnetine alışılır. Günlük malayani alışkanlıklardan ve fasit çevreden emin olunan bir on gün yaşanmış olur. Dış etkilerden uzak bir Kur’an tilaveti belki de hatmi imkânı olur. Gece ibadeti ve nasûh bir tevbe için daha nezih bir ortamda bulunulmuş olur. Kalbin tedavisi yönünde bir tezkiye ve ıslah dönemi geçirilmiş olur. İtikâf beş vakit namaz kılınan bir mescitte, yılın her gününde yapılabilir bir ibadettir. Bir saatlik, bir günlük olabilir. Ancak, Ramazan ayında sözü edilen itikâf, son on gün içinde bir iftar vaktinden diğer iftar vaktine kadar mescitte bekleme ibadetidir. İtikâf, mescitte beklemek olarak tarif edilebilir. Ancak bu bekleme içi doldurulması gereken bir beklemedir. Dış meşgalelerden uzak bir ortamda, ölümü, ahireti tefekkür edip, ileriki dönem için muhasebe yapma fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Kalabalıklar hâlinde yapılan bir itikâf bu hazzı vermiyorsa, o kalabalıktan da kaçınmak evladır.
Bu yaptığın kaza gerektiren bir durumdur. İleriki zamanlarda o şekilde tuttuğun oruçları kaza edersin. Allah yardımcın olsun. Gençsin, adım adım öğreneceksin ve iyisini de yapacaksın biiznillah, merak etme. Allah seni gerçek mü'min kullarından kılsın.
Sabah namazı, takvimlerdeki imsak/güneş çizgisi arasında kılınır. Bu şu demektir: takvimin İMSAK olarak belirlediği dakikadan itibaren sabah namazı kılınabilir. GÜNEŞ olarak belirlediği anda da vakit biter, sabah namazı kılınamaz. Bu iki vakit arası sabah namazının vaktidir. Genellikle sabah namazı son yarım saatinde kılındığı için normal zamanlarda ezan da son bir saatinde okunmaktadır. Halbuki namazın vakti imsak anıyla beraber başlamaktadır. Ramazan ayına mahsus bir uygulama olarak ezan imsak anında okunmaktadır. Bu da oruç vaktinin başladığını ilan etme görevi görmektedir. Bir yandan oruç vaktinin başladığı duyurulurken bir yandan da sabah namazının vaktinin girdiği bildirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla ramazanlardaki imsakta okunan ezanla beraber sabah namazının kılınmasında bir sakınca yoktur.
Sabah ezanı okunduktan yani takvimdeki İMSAK vakti girdikten sonra bilerek yemek veya içmek o günü kaza etmeyi gerektirir.
Bugünkü günlük program tarzında Medine’de bir Ramazan günü şeklinde elimizde bir bilgi yoktur. Genel ilkeler olarak ise şunları zikredebiliriz: a- Ramazan dünyadan kopup dağa çekilme ayı değildir. Aksine Ramazan ayı içinde şehir dışında yapılmış Bedir ve Mekke fethi gibi cihad eylemleri bile vardır. Dünyadan kopmak yerine ahiretin payını yoğunlaştırmaktan söz edilebilir. b- Ramazana mahsus olarak; -Daha çok Kur'an okuma, -Son on günde itikâf, -Teravih ve gecenin ihyası, -Daha fazla sadaka, -Aça ve yemek sorunu olana iftar vermeden söz edebiliriz. Bunun dışında özellikle birinci neslin farklılığı olarak zikredebileceğimiz bir ayrıntı yoktur.
Böyle bir bilgi kitaplarımızda vardır. Bunun ilk kaynağı da İbni Sa’d’ın TABAKAT adlı eseridir. Bu bilgi, sahih bir bilgi olarak önümüzde değildir. Öyle olması da muhtemeldir ama elimizdeki bilgi kati değildir. Allah ondan razı olsun, o tür büyük kararların adamı idi.