Fetva Meclisi
Soru
Hocam selamünaleyküm. Sabah ezanı okunmaya başladığı zaman su içmek orucu bozar mı kaza mı gerektirir kefaret mi gerektirir? Allah razı olsun hayırlı günler.
Cevap
Benzer fetvalar
Oruçlu olduğunuzu unutup içti iseniz mesele yok, kaza da yok. Oruçlu olduğunuzu bilerek ilaç zorunluluğu diye içti iseniz bir gün kaza edersiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bu durumda bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah kabul buyursun.
Vakit çıktıktan sonra vakit daha girmedi zannıyla yeme-içme kazayı gerektirir.
O günün orucunu bir gün kaza edin.
Hatırladığınız şekilde bir bilgi var. Ama ibadetlerde tedbirli olmak esas olduğundan imsaktan hemen öncesinde yeme ve içmenin bırakılması yönünde tavsiye etmekteyiz. Ezan okunurken yeme ve içmelerinizle orucunuza zeval (sıkıntı) gelmemiştir. Ama bundan sonra sizi daha dikkatli olmaya davet ediyorum.
Selamünaleyküm. Bu, bir dakika içindeki farka yakalandığınızı gösteriyor. İhtiyaten daha sonra bir gün kaza etseniz iyi olur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bugünkü günlük program tarzında Medine’de bir Ramazan günü şeklinde elimizde bir bilgi yoktur. Genel ilkeler olarak ise şunları zikredebiliriz: a- Ramazan dünyadan kopup dağa çekilme ayı değildir. Aksine Ramazan ayı içinde şehir dışında yapılmış Bedir ve Mekke fethi gibi cihad eylemleri bile vardır. Dünyadan kopmak yerine ahiretin payını yoğunlaştırmaktan söz edilebilir. b- Ramazana mahsus olarak; -Daha çok Kur'an okuma, -Son on günde itikâf, -Teravih ve gecenin ihyası, -Daha fazla sadaka, -Aça ve yemek sorunu olana iftar vermeden söz edebiliriz. Bunun dışında özellikle birinci neslin farklılığı olarak zikredebileceğimiz bir ayrıntı yoktur.
Sabah namazı, takvimlerdeki imsak/güneş çizgisi arasında kılınır. Bu şu demektir: takvimin İMSAK olarak belirlediği dakikadan itibaren sabah namazı kılınabilir. GÜNEŞ olarak belirlediği anda da vakit biter, sabah namazı kılınamaz. Bu iki vakit arası sabah namazının vaktidir. Genellikle sabah namazı son yarım saatinde kılındığı için normal zamanlarda ezan da son bir saatinde okunmaktadır. Halbuki namazın vakti imsak anıyla beraber başlamaktadır. Ramazan ayına mahsus bir uygulama olarak ezan imsak anında okunmaktadır. Bu da oruç vaktinin başladığını ilan etme görevi görmektedir. Bir yandan oruç vaktinin başladığı duyurulurken bir yandan da sabah namazının vaktinin girdiği bildirilmiş olmaktadır. Dolayısıyla ramazanlardaki imsakta okunan ezanla beraber sabah namazının kılınmasında bir sakınca yoktur.
Bu yaptığın kaza gerektiren bir durumdur. İleriki zamanlarda o şekilde tuttuğun oruçları kaza edersin. Allah yardımcın olsun. Gençsin, adım adım öğreneceksin ve iyisini de yapacaksın biiznillah, merak etme. Allah seni gerçek mü'min kullarından kılsın.
İtikâf sayesinde ibadet ve kulluğun daha derinlemesine idrak edilme imkânı bulunur. Kadir Gecesini idrak etme imkânı daha yüksektir. Başlı başına bir ibadet olan “mescitte bekleme” sünnetine alışılır. Günlük malayani alışkanlıklardan ve fasit çevreden emin olunan bir on gün yaşanmış olur. Dış etkilerden uzak bir Kur’an tilaveti belki de hatmi imkânı olur. Gece ibadeti ve nasûh bir tevbe için daha nezih bir ortamda bulunulmuş olur. Kalbin tedavisi yönünde bir tezkiye ve ıslah dönemi geçirilmiş olur. İtikâf beş vakit namaz kılınan bir mescitte, yılın her gününde yapılabilir bir ibadettir. Bir saatlik, bir günlük olabilir. Ancak, Ramazan ayında sözü edilen itikâf, son on gün içinde bir iftar vaktinden diğer iftar vaktine kadar mescitte bekleme ibadetidir. İtikâf, mescitte beklemek olarak tarif edilebilir. Ancak bu bekleme içi doldurulması gereken bir beklemedir. Dış meşgalelerden uzak bir ortamda, ölümü, ahireti tefekkür edip, ileriki dönem için muhasebe yapma fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Kalabalıklar hâlinde yapılan bir itikâf bu hazzı vermiyorsa, o kalabalıktan da kaçınmak evladır.
İ’tikâf nafile bir ibadettir. Nafile ibadetlerde temel ilkelerden biri de evli bir bayanın eşinin rızası ile o ibadeti yapmasının gerekliliğidir. Siz de ya ikna edin ya da girmeyin i’tikâfa.
Böyle bir bilgi kitaplarımızda vardır. Bunun ilk kaynağı da İbni Sa’d’ın TABAKAT adlı eseridir. Bu bilgi, sahih bir bilgi olarak önümüzde değildir. Öyle olması da muhtemeldir ama elimizdeki bilgi kati değildir. Allah ondan razı olsun, o tür büyük kararların adamı idi.