Fetva Meclisi
Soru
Ben 26 yaşında, iki yıllık evli bir hanımım. Benim sorunum eşim üzerine. Kendisi dünyadaki belki de en iyi kalpli insan. Kendimiz için harcadığımızın dışında kalan neredeyse tüm parasını öksüz-yetime harcamaktan çekinmeyecek niteliktedir. Ancak kendisi -ne yazık ki- Müslüman olmadığını söylüyor. Bu konuyu açtığımda genellikle şaka yollu geçiştiriyor. En sonunda ısrar ettiğimde ise ‘keşke elimden gelse de bizleri izleyen adil birinin olduğuna inanabilseydim ancak bu dediğin bana fazlasıyla romantik bir hayal gibi geliyor’ dedi. Bunun dışında, tarihten örnekler vererek tüm dinlerin nasıl bir kandırmacadan ibaret olduğunu anlattı. Kendisinin durumuna çok üzülüyorum ve Müslüman olmayan biri ile evli olduğum için korkuyorum. Ayrıca kendisi kesinlikle çocuk sahibi olmak istemediğini, eğer istersem evlatlık alabileceğimizi, istemezsem boşanabileceğimizi söyledi. Ne yapmam gerektiğini bilemiyorum. Bana tavsiyeniz nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin Müslüman bir kadın olarak o kişiye onunla evlenmek istediğinizi direkt söylemenizde hiçbir sakınca olmaz. Söyleyin, reddederse de onurunuzu zedelemeden kenara çekilin.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
Tam anlamı ile bir tuzağa doğru koşuyorsunuz. Olduğunuz yerde durun ve onu unutun ya da yarınki ağlamalarınıza karşı kendinizden başka kimseyi kınamamaya hazır olun. Yaptığınız çocukluk, bile bile iniyorsunuz kuyuya, bile bile!
Hayat bu değildir, kendinizle ve geleceğinizle ilgili bir konuda insanların ne diyeceğine bakarak yaşamanız büyük bir zafiyettir. Size tavsiyemiz kendinize gelmeniz ve dik durarak istikrarlı kararlar vermeye çalışmanızdır. Kulağınızı kapatın, insanları dinlemeyin, onun yerine kalbinizin sesine kulak verin.
Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kış soğuğundan bir gün kurtulunca soğuk bitiyor mu? Sen bir pencereyi kapattın diye şeytan seni terk edecek değil! Son nefesine kadar mücadeleye devam edeceksin. Özellikle sen protesto ettikçe şeytan seni tekrar deneyecek. Buna hazır olmalısın. Bir de yoğunluğunu artır. Şu andaki meşguliyetini ikiye katlamaya çalış, yoğunlaştıkça daha rahat edersin.
Bir kadının amiri kocasıdır. Kayınvalide gelinine hayat tarzı biçemez. Eğer kocası 'anneme itaat edeceksin' şeklinde bir emir vermiş ise o zaman da söz konusu olan kayınvalide değil kocadır. Kadının dışarı çıkması hususunda ise kocası tam yetkilidir dinimizce. Eğer farz bir durum varsa kocası buna mani olamaz. Ama ideal olan eşlerin bu kadar basit bir meseleyi aralarında istişare ile halletmeleridir. Aile öyle bir yerdir.
Robot yapmak heykel yapmak gibi bir durum değildir, yapılabilir.
Sigara içen birini protesto etmemiz gerekiyor. Bu protestomuz da ona 'selam' lafzı yerine 'merhaba' gibi bir cümle ile olabilir. Bunu da abartmamak gerekir.
Makine yağı namaza mani değildir.
Kur'an âyetlerinden olan bir duayı her hâlükârda okuyabiliriz.