Fetva Meclisi
Soru
20 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Üniversite okuduğum şehirde yabancı bir öğrenci ile tanıştım; kendisi benden 5 yaş büyük bir Afrikalı ve Müslüman. Kendisiyle arkadaş olduk. Allah affetsin biraz samimi de olduk. Sonra kendisinin biriyle zina yaptığını öğrendim; çok üzüldüm. Bu yüzden kendisinden uzak durmam gerektiğini, aynı hataları tekrarlamaktan korktuğumu söyledim. O da, bu günahtan çok pişman olduğunu, tövbe ettiğini söyledi. Ama bana da yaklaşmaya çalıştı. Ben de, bu durumdan rahatsızlığımı belirttim ve ben dâhil bayanlardan uzak durmasını tavsiye ettim. O da, böyle davranmamın çok hoşuna gittiğini ve benimle evlenmek istediğini söyledi. Evlilik benim için 4-5 sene mümkün değil, eğitim sürecinde ailem asla onaylamaz. Bir de o yabancı olduğu için ailemin müsaade etme ihtimali de ortada. Ama kendisi beni bırakmayı reddediyor ve benimle evlenmek istediğini, benim gibi bir bayana ihtiyacı olduğunu söylüyor, her şeyi halledebileceğine inanıyor. Özünde iyi bir insan belki bu cinsel zaafları dışında. İbadetlerini aksatmadan yerine getiriyor ve beni de çokça teşvik ediyor; sabah namazına uyanamadıysam kızıyor, uyarıyor. Yetim büyüdüğü için de ayrı bir değeri var gözümde. Ayrıca benden başka bir bayan karşısına çıktığında onun bu isteklerini frenlemeyip onunla yanlışlar yapmasından korkuyorum. Onun büyük bir günaha girmemesi için kendimi daha küçük günahlara alet ediyorum. Yanlış yaptığımı düşünüyorum ama onu ayrılığa ikna edemiyorum. Konuyu dillendirdiğimde mesafeli duracağına söz veriyor ama olmuyor. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
Sağlam ve sarsılmaz bir tevbe et. Tevbeni canın bil. Benzerlerini tekrar yaşamamaya kesin kararlı ol. Kimseye ama hiç kimseye bunları anlatma. Bir daha kendine bile anlatma bunları. Evleneceğin kişiye de. Sonra da ibadetlerine devam et. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Seni bu duruma getiren ortamlardan uzak dur. Anne babandan dualar almaya bak, dua alacak işler yap. Sonra da Rabbine güven, korkma. Hiç korkma. Rabbine güven, tamam mı?
Allah size afiyet versin, çocuklarınızı hayırlı kılsın. Bu durumda daha fazla çocuk olmamasını istemekle günaha girmezsiniz biiznillah. Çocuktan önce eşinizle muhabbetinizi ve karşılıklı anlayışınızı geliştirin ve koruyun. Bu daha önemli sizin için.
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Her şey, tevbendeki ciddiyete ve kalıcılığa bağlı. Ne kadar kalıcı tevbe ettin ona bak. Gerçek bir tevbe sahibi kirli değildir. Temizle evlenebilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
En erken ne zaman ve en kestirme nasıl sıyrılabilirseniz o şeklide faizden kurtulmaya çalışmanız gerekir. Allah yardımcınız olsun. Ayırdığınız miktarı da sadaka diye niyet etmemek şartı ile zikrettiğiniz yer ve benzerlerine harcayabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Şirket ortaklarının paylarını esnek bir şekilde etkilemeyecek şekilde ortaklardan birinin ŞİRKETLE İLGİLİ FAZLA ÇALIŞIYOR OLMASININ karşılığında sabit bir maaş alması caizdir.
Böyle bir tereddütlü durumda anne baban ya da onların yerindeki bir büyüğünle karar vermelisin. Sen de bir tür öyle bir teklif bekliyordun ki kestirip atamıyorsun. Bu nedenle bir büyüğünle istişare ederek karar ver.
Bu sözlerin ne kadar çirkin durduğuna dikkat ediyor musunuz? Kur'an okumak ve sapıtmak! Bir arada olması mümkün olmayan sözler bunlar. Mesele sizin baktığınız gibi çapraz bakıştan kaynaklanmaktadır. Ne Kur'an okumak sapıklıktır ne da filan kitapları okuyan sapıtır. Bir mürşidi olmadan kendi başına işler yapmaya çalışanların önünde bu tür sorunlar bulunur. Bir hoca efendinin irşadı ile yol alanlar için bu sorun yoktur biiznillah. Biraz daha dengeli ve kapsamlı düşünmek gerekiyor. Bir de bir okumayla her şeyi halledeceğini zannetmek yanlış bir anlayıştır, bunu da bilesiniz.
Eşinizle aranız iyi ise onun babasının veya annesinin durumundan ötürü siz aile ilişkinizi zedelememelisiniz. Sizin için bu ikinci dereceden bir konu olmalıdır. Onu bahane ederek şeytan sizi tuzağa çekebilir. Eviniz ayrı olduğuna göre siz kendi hayatınıza bakmalısınız.
Çevreni, gündemini, vaktini gözden geçir. Yanlış yerde durduğun için namaz bile seni dik tutamıyor. Değişime oradan başla, gerekiyorsa başka şehre göç et.