Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim imam ve ikimiz de hafızız. Eşim kitap okumayı sevmiyor, sohbet dinlerken sıkıldığını söylüyor. Bazen bana özendiğini dile getiriyor ve eksik olduğunu biliyor fakat hiçbir şekilde öğrenme çabasında bulunmuyor. Sizin imamlara yazdığınız mektupları okuması için gösterdiğimde bile sıkılıp yarı da bırakıyor. Çok üzülüyorum bu duruma. Bu tembellikten ve sıkılma duygusundan nasıl kurtulabilir? Nasihatlerinize çok ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bayanların özel günlerinde Kur'an DİNLEMELERİNİN bir sakıncası yoktur. Eşinizi dinleyebilirsiniz. Özel günlerinizde okuyarak kuvvetlendirme yerine beğendiğiniz bir hafızın okuyuşunu dinleyerek kuvvetlendirmeyi tercih edin. Dinlemenin de kuvvetlendirmeye katkısı vardır. Uygulamanız hoşuma gitti. Size dualar ederim. Allah, kalbinizi ve evinizi huzur ile doldursun. Ne mutlu size; birbirinizin kıymetini bilin. Şeytanın bunun intikamını almaya çalışacağını sakın unutmayın. Allah mübarek etsin.
Her şeye rağmen eşler aralarındaki eşliğin gerektirdiği sevgi ve saygıyı yitirmemeye çalışmalıdırlar. Peygamberlerin de eşleriyle bu tür sorunları oldu ama onları boşamayı denemediler. Evet, Müslüman'ın kendi evinden vurulması çok ağır bir imtihandır fakat bu bir imtihandır. İmtihanlar bizim isteğimize ve keyfimize göre olmayacaktır elbette. Kesinlikle sabırlı ve nazik olacaksınız. Sizin tartışmanızda nazik olan kazanacaktır. Her işte sabırlı olanlar, kabalığa başvurmayanlar sonuca ererler. Allah Teala size böyle bir imtihan takdir buyurdu ise siz bunu kazanmaya mecbursunuz. Zira, namaz kılmak için gösterdiğiniz gayretten sevap kazandığınız gibi eşinize tahammül etmekten de sevap kazanacaksınız. Zor ama gerekli bir uygulamadır bu. Aman sabredin, seviyenizi düşürmeyin. Kopacaksa koparan diğeri olsun. Çocuklarınızın gözünde de iyi örnek siz olmalısınız. Allah'ı ve Peygamber'ini sevmenin gereği budur. Allah'a emanet olunuz.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Kızım, bunu denemen mümkündür. Şöyle yap: - Bir sahifeyi hatasız bir şekilde iki dakikada okuyabiliyor musun? Okuyamıyorsan bunu geliştir. Okuyabiliyorsan, - Herhangi bir sahifeyi bir sabahtan akşama kadar ezberlemeye çalış. Bir günde ezberleyebiliyorsan, ertesi gün onu ezber okuyup okuyamadığını dene. Okuyamıyorsan, yüzünden okumayı biraz daha geliştirip iki hafta sonra tekrar denetle. - Okuyabiliyorsan mesela Hicr suresini ezberlemeye çalış. Her günü bir sahifeyi geçmeyecek şekilde ezberlemen gerekiyor. Hicr suresini bitirince onun tamamını okuyup okuyamadığına bak. Sonucu tekrar bana yaz, ona göre değerlendiririz. Allah kolay etsin.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ sizi acil bir şifaya kavuştursun. Şifanız mukadder değilse sizin de eşinizin de çektikleri hasenat defterlerinize kaydolsun. Tıbben yapılması gerekenleri hiç ihmal etmeyin, ne istiyorsa tabip onu yapın. Sözünü ettiğiniz mektup hakkında bir bilgim yoktur. Öyle bir şey taşımanız şirk olmaz. Geçmiş olsun tekrar.
Kıymetli kardeşim, kesinlikle haklısın ki bu hoş bir davranış değil. Ama buraya gelene kadar öncesinde dikkat etmemiz gereken, tesis etmemiz gereken başka şeyler var ki anlayalım. Bu sadece kötü bir alışkanlık mı yoksa istenmedik başka durumların bir sonucu mu? Bunun için de kocan ile aranı iyi tutmak için elinden geleni yapmanı tavsiye ederiz. Onunla konuş. Kendisini daha mutlu, daha huzurlu, daha doymuş hissetmek için neye ihtiyacı var. Buna göre elinden geldiğince bir plan oluştur. Eğer ki evinizde genel anlamda sevgiyi, saygıyı yakalamışsanız, bu tür şeyleri arada bir çıkan pürüzlerden görüp ilişkinizi yıpratmadan ve sabırla düzeltmeye çalışmaya devam edin. İlla ki bir şeylerden imtihan olacağınızı, bu olmasa başka bir imtihan olacağını hatırlayarak bu imtihandan olabildiğince güzel şekilde çıkmaya çalışın. Yok, eğer huzur, sevgi ve saygı genel anlamda yoksa öyleyse bunun nedenleri ve yapılması gerekenleri hakkında akıl yürütüp çözümler aramak icap eder. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
eş konusundaki diğer fetvalar
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız. Nureddin YILDIZ Kadının parasına kocasının karışması veya onu ev ihtiyaçlarını karşılaması için baskı yapması dine uygun değildir. Bu konuda sınırlarınızı çizin. Ama zaman zaman tartışma konusu haline de getirmekten sakının. Allah yardımcınız olsun.
Yaşam şartları ve imkânlar zorlaşınca karı-koca anlaşarak bunları esnetebilirsiniz. Ayrıca bu konularda birbirinize anlayışlı olarak yardımcı olmaya çalışın. Geçici dünya hayatında birbirinizi üzmeyin. Aksi takdirde şeytanı evinize misafir etmiş olursunuz. Evinizde huzur ve bereket olmaz.
Eşinizle tartışmadan ikna etmeye çalışın. Ona eski yaşadığı yerde çok huzursuz olduğunuzu, ailesini dilediği zaman görmeye gidebileceğini söyleyerek ikna etmeye çalışın. Kocanızı geri dönmeyi istemesine rağmen sizin istememekle kocanızın hakkına girmiş olmazsınız. Kocanızın sizi huzur bulacağınız, emniyette olacağınız bir yere götürme mecburiyeti vardır. Allah yardımcınız olsun.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Günümüzdeki şaşılacak afetlerden birisi de günlük hayatta karşı cinsin yüzüne bakmakta hayâ eden kimselerin sosyal medyada mahremiyet sınırlarını görmezden gelmesidir. Ahlakımız sosyal medyada da devam etmelidir. Esasen sosyal medyanın gelişi güzel erkek kadın konuşmaları ve yazışmaları önce hayâ duygumuzu bitiriyor. Bu duygu yitirildikten sonra gözdeki, dildeki ve kulaklardaki harama karşı filtreleri bozuyor. Daha sonra da ahlak çizgisinde kırılmalar yaşanıyor. Birbirlerine nikâhı düşen Müslüman erkek ve kadın mecbur olmadıkça konuşma ve yazışmaları doğru/caiz değildir. Farklı mecralardan çözemediği soruları/sorunları görüşme mecburiyetinde kalırlarsa mesafeyi korumalıdırlar. Ciddiyetsiz, sulu ve ilgisiz konuşmalardan kaçınmalıdırlar. Sorunuza göre kamera karşısında “mahrem yerlerini teşhir eden”, üstelik makyajlı ve tahrikli konuşmasıyla da “kendini belli eden” bir kadını erkeğin takip etmesi asla caiz değildir. https://fetvameclisi.com/fetva/facebook-ve-internet-kullaniminda-kadin-erkek-iliskilerine-muslumanca-bir-bakis-mektubu
Yeni evlisiniz. Hemen kocandan vazgeçme. Ona dinimizi yaşama konusunda yardımcı olmaya çalış. Bunun için kocanın gözünü ve gönlünü doyur. Fakat kocanın bu tavrı karakter halini almışsa Müslüman ahlakı ve kültürü olan bir aile terapistinden destek al.