Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimle birlikte başka yere taşındık ancak eşim eski yerimize geri dönmek istiyor. Ben ise geri dönmek istemiyorum çünkü eşimin anne ve babası yüzünden yaşadığımız zorluklar beni endişelendiriyor. Bu yirmi yıllık süreçte eşimin bana hiç destek olmadığını hissediyorum ve ailesi sürekli bana eziyet etti, hatta iftira attı. Şimdi eşim geri gitmek istiyor ama ben istemiyorum. Bu durumda eşimin hakkına girer miyim? Ne yapmalıyım, bilemiyorum. Bana bir yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kocanıza (anne babası özellikle kendisine muhtaç değilse) mutlu olacağınız yerde bulunmanızın daha doğru olduğu konusunda ikna etmeye çalışın. Kesinlikle gidecekse de aile huzurunuzun olabileceği yeri tavsiye edin. Allah yardımcınız olsun.
Eğer anlattığınız gibi ve o kadar ise en temelden çatlamış bir evliliğiniz bulunuyor. Eşinizin ailesini devreye sokun. Bu sorunu onlar sizin de ailenizle görüşerek çözemezlerse bu hakaretleri dinlemeniz gerekmeyebilir. Bizim kanaatimiz meselenin sadece ziyaret kaynaklı olmayacağı şeklindedir. İçeride saklanan başka sıkıntılar vardır.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Ortada şöyle bir gerçek var: Oturup kalkmadaki mahremiyet inceliklerine dikkat edilerek girip çıkma yapılıyorsa sizin eşinizin ailesi ve yakınlarına ziyarete gitmeniz insanî olan, gerekli olduğu tartışılamayacak olan bir hakikattir. Bunu sormaya bile gerek yoktur. Ancak durum sizde olduğu gibi kadının psikolojik de olsa eziyet görmesine neden olan tavırlar barındırıyorsa gitmek zorunda değilsiniz. Eşinizin sizi her durumda eziyetten koruması gerekmektedir. Yakınlarının sılayırahimi kadar sizin korunmanız da ona görevdir. Eşinizin yakınları sizin kan bağı ile oluşmuş yakınlarınız değildir. Dolayısıyla onların sılayırahimi size farz değildir. Eşinizin bunu zorlamaya hakkı yoktur. Eşiniz sizi eziyet görmeye karşı koruyamadığı bir yere götüremez. Şunu bilmenizde fayda vardır: Aile bu tür tartışmaların başlaması ile risk altında kalır, keşke bu tartışmaya girmese idiniz, sabredebilse idiniz, çok daha iyi ederdiniz. Dinen size mecburiyet getirilmemiş olsa bile sizin aile huzurunuzu dikkate almanız sizin lehinize bir durumdur.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, sizi, bizi hepimizi cennetlerinde buluştursun. Bacım, asla evlenmekten geri kalmayın. İstemiyor, gereksiz buluyor olsa idiniz, öyle kalın diyebilirdik ama zaman pek karışık bir zamandır. Evlenin. Sonra da yemin keffareti verin.
eş konusundaki diğer fetvalar
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Yaşam şartları ve imkânlar zorlaşınca karı-koca anlaşarak bunları esnetebilirsiniz. Ayrıca bu konularda birbirinize anlayışlı olarak yardımcı olmaya çalışın. Geçici dünya hayatında birbirinizi üzmeyin. Aksi takdirde şeytanı evinize misafir etmiş olursunuz. Evinizde huzur ve bereket olmaz.
Belki eşinizin üzerinde olan geçici bir rehavet olabilir. Farklı aktivitelerle üstesinden gelinebilir. Örneğin mutat alışkanlıklarınızın dışında farklı işler yaparak eşinizi nadasa alabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. https://www.youtube.com/watch?v=vcoGtdLRG8U
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız. Nureddin YILDIZ Kadının parasına kocasının karışması veya onu ev ihtiyaçlarını karşılaması için baskı yapması dine uygun değildir. Bu konuda sınırlarınızı çizin. Ama zaman zaman tartışma konusu haline de getirmekten sakının. Allah yardımcınız olsun.
Bundan sonrasına dikkat edin. Evde bir kurban kesildi ise inşaallah sorun olmamıştır. Bazı fıkıh görüşlerinde evde bir kurban kesilmesi yeterlidir denir. İnşaallah ileride daha varlıklı günleriniz olursa o kurbanları da sadaka olarak verirsiniz.
Rabbimiz rızası doğrultusunda yaşamamızı nasip eylesin. Allah Teâlâ’nın yaratmış olduğu fıtratı bozmak caiz değildir. Birilerinin göğsüne kıyas ederek kendisini küçük ya da büyük göğüslü olarak nitelendirmesi de mümine yakışmayacaktır. Göğüslerde bir rahatsızlık, anormallik veya anne olduğunda emzirememe gibi bir durum olduğunda tedavi amaçlı müdahaleye dinimiz izin vermektedir. Bunun dışında kadının kendisini kötü hissetmesi, daha güzel görünmeyi istemesi gibi gerekçelerle bu operasyonu yaptırmak caiz değildir. Ancak ameliyat dışında sağlığa zarar vermediği sürece ilaç kullanımı, takviye gıdalar kullanabilir.