Fetva Meclisi
Soru
Eşimle dokuz yıldır evliyiz. Görev icabı gurbetteyiz, memlekete her gittiğimizde annemlere götürüp getirme konusunda ufak tartışmalarımız oldu, eşim hep ailesiyle olayım istiyor ama benim de bir ailemin olduğunu, onların da beni beklediğini unutuyor. Bu tür şeylerden tartışma çıktı aramızda ve eşim anlaşmalı boşanmak istediğini söylüyor. Ben de, günümüzde çok ciddi problemlerle boşananlar varken bizimki halledilmeyecek problem değil diyorum ve boşanmak istemiyorum, ki ben Allah’ın rızasını gözeten, namusuna, evine, kocasına düşkün bir kadınım. Boşanmadığım için beddualar, hakaretler ediyor; erkek boşarken kadının ‘boşanmam’ deme hakkı yok diyor. Dünyamı da ahiretimi de kaybetmek istemiyorum, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin anlatımınızı esas alarak baktığımızda boşanmış olmanız hayırlı gibi duruyor. Hiçbir boşanma 'hayırlı' olarak anılamaz ama daha beteri göze batarsa boşanmayı yeğleyebiliriz. Size tavsiyemiz şudur: Bu durumu sizin ve onun büyüğü sayılabilecek üçüncü kişilere açın. Onların kararına göre de bir sonuç belirleyin kendinize. Mesela onun müftüsüne gidin, bir ağabey olarak onunla istişare edin. Daha kalıcı ve sonrası üzücü olmayan bir iş yapmış olursunuz.
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Evet, sizin anlattığınız bu görüntü boşanmayı makul duruma getiriyor ama sizin de duygusal bir karar verip vermediğinizi iyi bellemeniz gerekir. Muhakkak bir hakem ile karar verin. Şeytan iş bitikten sonra sizi pişman ettirebilir. İyi düşünün ve bir kere karar verin.
Kızım, böyle bir tartışma konusunda senin tek taraflı olarak haklı olsan bile görüş talep etmen sıkıntılıdır. Eşinin de bulunduğu bir ortamda her ikinizi dinleyecek birine gitmelisiniz. Mesela bir aile danışmanına beraberce gidin. Bu sizin için daha doğru olur. Mihr meselesine gelince, eşinizin sizin mihrinizde veya özel paranızda hiçbir şekilde hakkı yoktur. Rica ederse veya siz takdir ederseniz verirsiniz. Sabırlı olun. Muhakkak bir danışman nezaretinde bu süreci yürütün.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Eşinizle tartışmadan ikna etmeye çalışın. Ona eski yaşadığı yerde çok huzursuz olduğunuzu, ailesini dilediği zaman görmeye gidebileceğini söyleyerek ikna etmeye çalışın. Kocanızı geri dönmeyi istemesine rağmen sizin istememekle kocanızın hakkına girmiş olmazsınız. Kocanızın sizi huzur bulacağınız, emniyette olacağınız bir yere götürme mecburiyeti vardır. Allah yardımcınız olsun.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Çocuklara akıl baliğ oluncaya kadar onlar nafaka vermelisin elbette. Eşinle de mahkeme boşamamış olsa bile sen boşama sözünü kulandı isen boş sayılırsınız. Bir zulüm yapmadı isen bu boşama ile boşandığın için vebale girmiş olmazsın.
Kadın istemiyorsa nafaka da almaz. Bir sıkıntı yoktur.
Boşanma durumunda malların bölünmesi meselesi fıkıh kaynaklarımızda bu şekli ile yoktur. Bir ortak iş söz konusu idiyse bölüşmeden söz edilebilir. Şunu unutmayınız: Biz bir İslam devletinde yaşamıyoruz. Yaşadığımız laik devlette İslam ne dedi diye sormanın bir anlamı olmuyor. Zira bir asırdır dinimizin vicdanlara sıkıştırılmasına ses çıkarmadık. Akıbetin bir parçası da bu oldu.
Bugüne kadarki fıkıh bilgisinde boşanan kadının boşandığı kocasından ona mahsus bir nafaka alması yoktur. Çocuklarının masraflarını eski kocası karşılar. Nafakadan kasıt budur. Bugünkü uygulamada ise kadına bir nafaka takdir edilmektedir. Bunun kadim fıkhımızda yeri yoktur ama bunu zorunlu hâle getiren durumların da olabileceğini zannederiz.
Önce oldu dediğiniz nikâhın ne kadar doğru bir nikâh olduğunu bilemediğimiz için olmuş kabul ederek cevap veriyoruz. Siz varlıklı da olsanız sizinle nikâhlanan sizin maddi ihtiyaçlarınızı ve cinsel arzunuzu makul bir şekilde tatmin etmek zorundadır. Bunu yapmayanın nikâhından mahkeme yöntemi ile çıkabilirsiniz. Sizin mahkemeye müracaatınız mümkün olmayacağına göre mahkeme gibi iş görebilecek bir yöntem bulabilirsiniz. Onunla sizi boşaması için açıkça konuşun. Ağırlığınızı koyun ve bu yükten kurtulun.
Mesajın hukuki nitelik taşıdığı bir zamandayız. Nikâhlınız size mesajla boşadığını bildirdi ise size en azından bir bain talak/nikâhı bitiren talak vermiş olur. Bunu daha sonra yalanlar ya da başka bir mazeret üretirse belki bir çözüm konuşulabilir. Sizin de basiretli davranıp bu durumdaki bir eş adayının peşinden ağlamamanız gerekir. Daha basiretli düşünün.