Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz sekiz senedir evliyiz. Evimizde sekiz kez kurban kesildi. Evlendiğimiz ilk sene hanımımın mehri dolayısıyla ilk yıl kurbanı onun adına kestik. Aynı yıl kurban bayramından sonra eşim benim işim için altınlarını hibe etmeden borç olarak bana verdi. Geçtiğimiz yıl altınlarını tekrar bana hibe etti. Yalnız biz bu arada her yıl kurbanımızı kestik. Ben de iki yıldır zekât verebilecek duruma geldim. Yani sürekli evde bir kişi zengin oldu. İlk yıl eşim kurban kesti, diğer yıllarda eşime niyet etmeden (gayriihtiyari) kurban kestik. İki yıldır da bana vacip olmuş oldu. Kesmiş olduğumuz kurbanlar eşimin kurbanı mı oldu yoksa ona niyet edilmediği için ona kurban borcu olarak mı yazıldı? Bir diğer deyişle bu aradaki beş adet kurban değeri tasadduk edilmeli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşiniz kurban kesmeli ama zekâtını altınlarını alıncaya kadar erteleyebilir; eline geçince topluca verebilir. Kurban bağışlarken ne niyet ederseniz o muteber olur.
Selamünaleyküm. Bu şekilde ortak bütçe yerine herkesin parasını ayırın. Masrafları ortak yapın ama kimin ne kadar parası var bilinsin. Kurbanı iki adet kesebilirsiniz; aynı bütçeden iki kurban parası çıkmasında sakınca yoktur. Önemli olan niyetin iki kişi adına olması ve her birinizin kurban kesmeye niyet etmesidir.
Evet, bahsettiğiniz altınlar size aitse zenginsiniz ve kurban kesmek de vaciptir. Ayrıca paranız yok ama altınlarınız var. Altın da paradan daha değerlidir. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Seksen bir gram altın alacak kadar birikiminiz bir kenarda bekliyordu ise sizin kurban kesmeniz gerekiyordu. Kesemedi iseniz, bir kurban kaça kesiliyordu ise o kadar parayı bir vakfa sadaka olarak verirsiniz. Allah mağfiret buyursun.
Sizin kurban kesmek için mezhep aramanız gerekmez. İstediğiniz zaman kesebilirsiniz. Elinizdeki altınların size ait olması durumunda siz kurban kesmezsiniz. Eşinizin diğer malı kurban gerektiriyorsa o kessin. Siz isterseniz kesersiniz, kesmezseniz de bir kurban sizin eve yeter. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm.Dinimizde herkes kendi ibadet sorumluluğunu taşır. Zekât ve kurban bir ibadettir. Her ibadet gibi bunları da herkes kendisi yapar. Sizin zekâtınızın eşinizin zekatı ile bir alakası yoktur. kurban için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Eşiniz altınlarını, sizin ona sormadan kullanabileceğiniz şekilde size vermesi durumunda ona zekât sorumluluğu çıkmaz.
eş konusundaki diğer fetvalar
Rabbimiz rızası doğrultusunda yaşamamızı nasip eylesin. Allah Teâlâ’nın yaratmış olduğu fıtratı bozmak caiz değildir. Birilerinin göğsüne kıyas ederek kendisini küçük ya da büyük göğüslü olarak nitelendirmesi de mümine yakışmayacaktır. Göğüslerde bir rahatsızlık, anormallik veya anne olduğunda emzirememe gibi bir durum olduğunda tedavi amaçlı müdahaleye dinimiz izin vermektedir. Bunun dışında kadının kendisini kötü hissetmesi, daha güzel görünmeyi istemesi gibi gerekçelerle bu operasyonu yaptırmak caiz değildir. Ancak ameliyat dışında sağlığa zarar vermediği sürece ilaç kullanımı, takviye gıdalar kullanabilir.
İnsanın zevk tatmininin sınırı yoktur. Sağlık açısından düzeltilmesi gereken bir durum varsa estetik caiz olabilir. Sağlık açısından değil ama yıpranma ve dökülme gibi bir nedenle eşinizin gözünde “yok gibi” kalacağınız bir durum varsa yine caiz olabilir. Ancak unutmayınız ki insan zevkinin sınırı yoktur.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Eşinizle tartışmadan ikna etmeye çalışın. Ona eski yaşadığı yerde çok huzursuz olduğunuzu, ailesini dilediği zaman görmeye gidebileceğini söyleyerek ikna etmeye çalışın. Kocanızı geri dönmeyi istemesine rağmen sizin istememekle kocanızın hakkına girmiş olmazsınız. Kocanızın sizi huzur bulacağınız, emniyette olacağınız bir yere götürme mecburiyeti vardır. Allah yardımcınız olsun.
Yaşam şartları ve imkânlar zorlaşınca karı-koca anlaşarak bunları esnetebilirsiniz. Ayrıca bu konularda birbirinize anlayışlı olarak yardımcı olmaya çalışın. Geçici dünya hayatında birbirinizi üzmeyin. Aksi takdirde şeytanı evinize misafir etmiş olursunuz. Evinizde huzur ve bereket olmaz.
1- Geçmişe mükemmel bir tevbe ile tevbe edin. 2- Eşiniz imanında sorun olmayan ama namaz ibadeti gibi bir ibadette ihmali olan birisi ise ona nasihatinizi yapın ve onun günahı ile ilgilenmeyin. Eğer eşinizin imanında bir problem varsa zaten nikâhınızda problem var demektir. Ona göre de gerekeni yapın. 3- Geçmişle değil gelecekle ve cennet cehennem ile ilgilenin.