Fetva Meclisi
Soru
Hocam, şimdi biz yıllardır aynı evde; eşim, annem ve babam ile yaşıyoruz. Fakat artık eşim, annem ve babamla kalmak istemiyor. Birbirlerine kırıcı söz söylüyorlar. Arada kaldım... Hocam aileme kalsa eşimi boşamam gerek, onların dedikleri bu. Çok arada kaldım, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin belli konularda haklı olmanız ona onun istediği bir konuda tepki koymanızda sizi haklı kılmaz. Bilakis siz haklı olduğunuz bir davayı kaybetmiş olursunuz. Size yapılanın zulüm olduğuna inanıyorsanız ondan boşanmayı isteyin, bu hakkınızdır ama zulme zulümle cevap vererek sevabınızı kaybetmeyin. Aile büyüklerinizi devreye koyarak çözüm üretmeye çalışmalısınız.
İki zıt tarafın ortasını bulmalısın. Annene sen bak, evlen ve eşinle de yan binada bir dairede yaşa.
Acele karar vermemeye çalışın. Biraz zamana yayın, eşiniz belki rahatlar geri döner. Sonra da aile büyüklerinizi araya koyarak çözümü araştırın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. İkiniz de sevmediğiniz bir ortamı paylaşıyorsanız ortada 'çocuk dışında bir bahane' olmalıdır. İlerisi sıkıntılı bir yolu şimdiden çözmeniz daha doğru olur. Aile büyüklerinizi devreye sokun.
Şöyle yapın: Siz anne ve babanıza karşı mükemmel bir evlatlık yapın. Ellerini öpün, yemeklerini yiyin, onları gezmeye götürün, ara sıra torunlarını onlara götürün... Bunlar sizin görevlerinizdendir, yapın bunları. Eşinizi ise onlara götürmeyin. Onun gitmesi ve onlarla yemek yemesi asıl görevi değildir. Madem fitne çıkıyor, onu fitne ortamından uzak tutun. Anne babanızın onun da muhakkak gelmesini isteme hakları yoktur. Yaklaşık altı ay böyle yaparsanız biiznillah aralarındaki husumet erir, siz de rahat edersiniz. Bu arada da böyle bir gelişmeyi dert etmeyin kendinize, aralarını düzeltene kadar geçici olduğunu bilin ve rahat edin.
Ortada bir boşanma varsa siz yeniden evlenmeniz gerekir. Ailelerin rızası yoksa neden kendinizi öyle bir karanlık tünele sokuyorsunuz? Huzuru evlilikten daha önemli tutmalısınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Ailen muhtaç iken başkasına verme. Yalan konuşmana sebep olmasın. Kendi paranı istediğin gibi kullan.
Örtünmeniz Allah’ın emridir. Eşinizin veya başka bir insanın size Allah’ın emrini yok say deme hakkı olmaz. Asgari kapanma düzeyinde de olsa kapanınız. Bunu kademe kademe yapın. Ve aile içi huzurunuzu dikkate alarak kararlar verin. Bu konu dışında tenkit edilebileceğiniz bir boşluk bırakmayın ki, örtünmenizi bir kaçamak noktası gibi yorumlamasınlar. Yalnız unutmayınız, son söz Allah’ındır.
Evinizi geçindirmek zorunda olan babanızın bulaştığı haram bir işle elde ettiği rızık kız çocuğu olarak sizin ve annenizin yemesinde eğer bu duruma sizin aleni bir rızanız yoksa inşaallah sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Siz yine de babanızı tatlı dille ikaz etmeyi ihmal etmeyin.
Bir kere şunu kati bilgi olarak kavramalısınız: Bu ümmetin âlimleri bir şeye yasak veya serbest derken bunu kendi kanaatleri ya da toplumun beklentilerine cevap vermek için yapmazlar. Âlimlerin dine ilave yapma veya kısma hakları yoktur. Din Allah’ındır. Allah ne diledi ise dinde o vardır. Âlimler, Kur'an ve hadislerde gördüklerini bize aktarırlar. O iki kaynakta yoksa onlardakilere benzeyenler üzerinden bize cevaplar verirler. Bu da yine Kur'an ve hadis ekseninde yürüyen bir çizgide oluşan kurallarla yapılmaktadır. Aile içi yasaklardan söz ederken kitabımızda şu yasaklar hemen göze çarpacaktır: 1. İbadet esnasında cinsel ilişki yasağı özellikle de i’tikâf ve hac ibadetinde, 2. Kadının aybaşı durumunda ilişki yasağı, 3. Ters ilişki yasağı, 4. Erkeğin zıhar yapması, eşine zulmetmesi, talak hakkını zulme çevirmesi, iddet beklerken kadını evden uzaklaştırması, kadının asilik yapması, rahmindeki çocuk konusunda bilgi gizlemesi, iddet döneminde evlenmesi gibi konular kitabımızda geçmektedir.
Allah Teâlâ size okumayı, okuduklarınızla amel etmeyi, amelinizin ihlaslı olmasını nasip etsin. Duygularınız için sizi tebrik ederim. Size üç tavsiyem olur. Birincisi şudur: Evlendikten sonra bu hissiyatınızda değişme olabilir. Mesela çocuklarınızı kitap yerine koyabilirsiniz. Bunda da bir sakınca olmaz. Böyle bir gelişmeye hazırlıklı olun. İkincisi: Kitabı özel eşya gibi görmeniz daha doğru olur; eşinizin kitapları onun özel eşyası, sizinkiler de sizin özel eşyanız olsun. Birbirinizin kitaplarına ve okumasına müdahale etmeyin. Kitaplığınız veya raflarınız farklı olsun. Aksi takdirde sıkıntı yaşayabilirsiniz. Üçüncü tavsiyem de şudur: Evinizde kitaplarınızı hiçbir zaman ilk sırada tutmayın. Önce eşiniz, çocuklarınız sonra kitaplarınız gelsin. Bu sıralama sizin için çok önemlidir. Sizin için dua ederim.
Henüz vakti gelmediği için bulamıyorsun. Böyle umutsuz olmayacaksın. Her şeyin bir vakti vardır, sen çatlasan da vakti gelmeden olmaz o. Aramana devam et. Asla umutsuz olma. Seni yaratan kaderini de yazdı ama sen vaktini bilmiyorsun.