Fetva Meclisi
Soru
Ben kitaplarını çok seven bir kızınızım. İçlerine notlar da yazsam, çizsem de onları narin, dikkatli kullanmaya özen gösteririm. Benden kitap isteyene yenisini alır ama kütüphanemden dışarıya pek kitap vermek istemem. Ancak emanete riayet edene küçük kütüphanem sonuna kadar açıktır, ödünç olarak alıp okuyup getirebilirler, bundan son derece memnun olurum. Lâkin hocam şöyle bir durum var… Yakında evleneceğim Allah'ın izniyle, nişanlıyım. Eşim olacak insan da elhamdülillah benim gibi bir kitap kurdu, lakin kullanım konusunda benim tam tersim. Pek dikkat etmez kullanırken, isteyene verir kitaplarını. 1) Evlenince bu iki kütüphaneyi nasıl/ne yapmamamızı tavsiye edersin? Birleştirelim mi ayıralım mı, kural mı koyalım koymayalım mı, ne yapalım, nasıl anlaşalım, nasıl davranayım hocam? Bunun muhabbetimizi zedelemesini istemiyorum. Ömrümü paylaşacağım insandan kitaplarımı sakınmak istemem. Ama neuzubillah ileride bu konudan fitne de çıkmasını istemem. Hayalim bu kitapları ileride, Allah nasip ederse, yavrularıma miras olarak bırakmak. 2) Ve hocam ben farkında olmadan kitaplarıma böyle değer vermekle, Allah korusun, putlaştırmış oluyor muyum? Son olarak, bu evlilik sürecini daha fazla Allah'ın rızasına uygun geçirmek için başka nasihatleriniz var mı? Allah'a emanet olun hocam, mümin bir yuva olması için duanızı eksik etmeyin.
Cevap
Benzer fetvalar
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şu tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Selamünaleyküm. En büyük hedefiniz ve gayretiniz, eşinizle huzurunuz olsun. Onunla siz ikiniz bir dünya olun, çocuk olsa da olmasa da sizi sarsmaz. İkinci hedefiniz de, insanları yok sayan bir anlayışla yaşamak olmalıdır. Size ve eşinize Allah yetmelidir. Kendisi de kusurlarla dolu, dert küpü insanlar sizin için bir şey deseler ne olur demeseler ne olur? Bunu iyi düşünün. Üç yıl, çocuk için çok uzun bir zaman değildir. Neden sabırsızlanıyorsunuz ki? Böyle düşünürseniz, çocuğunuz olduğunda da onu normal bir çocuk gibi büyütemeyeceksiniz. Muhakkak kitap okuyun. Bir ders halkasına katılın, Kur'an okumayı sakın ihmal etmeyin. Her gün planlı bir Kur'an okumanız olsun. Belli tesbihatı ihmal etmeyin. Eşinizle küçük bir dünya kurun, birbirinizin kıymetini bilin. Özel bir dua yoktur, siz içinizden geleni dua olarak tekrar edin. Ve unutmayın ki, çocuklu olmak mı yoksa şu hâliniz mi sizin için daha hayırlıdır, bunu bilemezsiniz. Kaderinize razı olun, sabırlı olun. Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara karşı direnin. Direnin ve kazanın. Allah'a emanet ederim sizi.
Selamünaleyküm. Bir kere bu durum, sizin hâla kaybolmamış ahlâklı hanımlardan olduğunuzu gösteriyor. Bu iyi bir durum, tebrik edilmelisiniz. İkinci mesele de, bu anlattığınız şeyler sizin evlilik vaktinizin gelmemiş olduğunu da gösterir. Bu da bir zaman geçmesiyle düzelir. Sakın kimsenin evlilik teklifini kendiniz görüşerek konuşmayın. Bütün bu anlattıklarınız uçup gider. Size anne babanızla gelsinler. Ondan sonra siz oturun görüşün, beğenin evlenin, cennet kadını olun inşaallah.
Şöyle olacak güzel kardeşim: Bu iş için yılları değil ömrünü vereceksin ve sonuç için ahireti belirleyeceksin. Şu kadar yıl uğraşmak yetmez. Bir ömürdür bu işin çalışma dilimi. Önce sen. Önce sen. Önce sen. Sonra eşin. Daha sonra çocukların. Sen, sen olacaksın ki bereketin ile sonuç gelsin. Şeytan seni eşin ve çocuklarınla oyalarken seni sana eritmesin. İki kulak iki göz çoktur. Bir kulağın, bir gözün olsun. Bir dilin olduğu gibi. Sabrettiğin kadar başarılısın. Allah için sabredebilenler Allah için bir iş yaptığını söyleyebilirler. İbadetle rahatlamadıkça çıldırmaktan başka çare bulamazsın. Sinirlendikçe bir sayfa Kur'an okuduğun gün huzur bulursun. Yorulunca, bıkınca iki rekât namaz kıldığın zaman dertler sana ağır gelmez. İman ettiğin peygamberlere bak; hangisi mükemmel keyifli bir aile sahibi oldu da sen olacaksın? Unutmak yok; burası cennet değildir. Cennete gidilebilecek yerdir buralar. Anlaşıldı mı?
Selamünaleyküm.Size sabır diliyorum. Evet, katlanılması sıkıntılı bir süreçle imtihan oluyorsunuz. Anlattığınız kadarıyla siz haklısınız. Eşinizin yaptığı kendisine ve size kuyu kazmaktır. Bunda bir itiraz yoktur. Siz ise, susadıkça tuzlu su içiyorsunuz. Tuzlu su içtikçe de susuyorsunuz. Size öncelikli tavsiyemiz, eşinizin üzerinde etkisi olan çevreyi değiştirin; kadına karşı en büyük silah kadındır. Ona etki eden başka kadınlar vardır muhakkak. Bu kadınlar annesi olur, komşusu olur. Her kim ise siz, eşinize yeni bir çevre oluşturun. Bütçenizden ilave ayırın ve süslenmeye teşvik edin onu. Cinsel gücünü ve isteğini artıracak gıda tüketimini sağlayın. Size üç çocuk verdiğine göre tamamen kör bir kadın değil demek ki, siz hamle yapmak zorundasınız. Nasihat yerine uygulama yapın. Eşiniz de insandır, kadındır. Her kabahati ona yıkmayın. Ben size desem ki, siz de bir erkek olarak becerip bir kadını şekillendiremediniz, ne diyeceksiniz? Bu kadın üç çocuk doğurduğuna göre kendini ispat etmiştir. Siz bir nasihat edip ömür boyu garanti bekliyorsunuz. Allah Teâlâ her gün beş kere ezan okutuyor da yine namaz kılmıyor insanlar. Sakın surat asmayın, sadece kendinizi yakarsınız. Kadına karşı kati zafer kazanmış erkek yoktur bu dünyada. Kendi kendinizi yiyerek bitirirsiniz de onu bitiremezsiniz. Kadın tatlı dilden anlar, nazlanmak ister. Sürekli alaka ister. Bunları yapın siz.Evlilik böyle bir şeydir, her gün takviye ister, her gün. Siz çabuk yılıyorsunuz. Tuzlu su içme yerine daha aktif olun, kendinizi cazip duruma getirin, peşinizden koşmak istesin. Yatak odasını renklendirin. Mesela banyoyu daha neşeli duruma getirin. Sık sık olmasa da baş başa kalabileceğiniz uzak geziler yapın. Yenilik yapmak sizin görevinizdir. Bıkmayın, usanmayın, erken verdiğiniz kararın şeytandan olacağını unutmayın. Sonunda kazanmak üzere yol alın. Dua etmeyi ihmal etmeyin. Allah size sabırlar versin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Ortada bir boşanma varsa siz yeniden evlenmeniz gerekir. Ailelerin rızası yoksa neden kendinizi öyle bir karanlık tünele sokuyorsunuz? Huzuru evlilikten daha önemli tutmalısınız.
Evinizi geçindirmek zorunda olan babanızın bulaştığı haram bir işle elde ettiği rızık kız çocuğu olarak sizin ve annenizin yemesinde eğer bu duruma sizin aleni bir rızanız yoksa inşaallah sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Siz yine de babanızı tatlı dille ikaz etmeyi ihmal etmeyin.
Örtünmeniz Allah’ın emridir. Eşinizin veya başka bir insanın size Allah’ın emrini yok say deme hakkı olmaz. Asgari kapanma düzeyinde de olsa kapanınız. Bunu kademe kademe yapın. Ve aile içi huzurunuzu dikkate alarak kararlar verin. Bu konu dışında tenkit edilebileceğiniz bir boşluk bırakmayın ki, örtünmenizi bir kaçamak noktası gibi yorumlamasınlar. Yalnız unutmayınız, son söz Allah’ındır.
Ailen muhtaç iken başkasına verme. Yalan konuşmana sebep olmasın. Kendi paranı istediğin gibi kullan.
Sadece ailen dedi diye eşini boşayamazsın. Bunun adı zulümdür. Boşamayı hak eden bir eş boşanırsa o zulüm olmaz. Evlenen bir kadına müstakil ev oluşturmak erkeğin erkeklik görevidir. Siz bunu oluşturarak eşinizi de ailenizi de sıkıntıdan koruyacaktınız. Böyle bir sürece geçin. Her iki tarafı da idare etmek zorundasınız. Üçüncü bir aile büyüğünden destek alarak bunu yapın.
Baban ve annenle dini içerikli tartışmaya girmeyeceksin. Esasen kimse ile dini içerikli tartışmaya girmeyeceksin. Dinini, onlar seninle tartışmayı bırakıncaya kadar kendi ekseninde yaşa.