Fetva Meclisi
Soru
Ben bir kızım aileme bağlıyım daha. Ve ben çalışıyorum gelirim ayrı. Ailemin haberi olmadan bazı kişilere gücüm yettiğince maddi yardımda bulunuyorum. Allah rızası için. Benim yaptığım da yanlış bir durum var mıdır? Aileme sorma yükümlülüğüm var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir genç kızın yemesi, barınması, giyinmesi kendisinden sorumlu olan babanın görevlerindendir. Bir ailede baba veli konumundadır, bu sebeple evini geçindirmek de kendisine aittir. Bu süreçte farklı bir durum olmadıkça bir evladın çalışmasına gerek olmamaktadır. Ailede olağanüstü bir durum vardır ve ailece maddi bir kalkınma ile mücadele edilecek bir durum olmuşsa ise o zaman uygun şartlar altında gerekirse tüm aile çalışarak destek verilir. Sizin durumunuza gelince elhamdülillah ki çalışma zorunluluğu olan bir durumda değilsiniz, maddi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu durumda ailenizin sizden çalışmanızı talep etmesi söz konusu olmaması gerekir. Belki maddi destek için değil de babanız çevresine kıyas ederek “benim de kızım çalışsın” der duruma gelmiş, çevresinden etkilenmiş olabilir. Sizi üzmeyi kasıtlı yaptığınızı düşünmeyin öncelikle ki şeytan aranıza soğukluk sokmasın. Bundan sonraki süreçte; - Kendinizi geliştirecek farklı meşguliyetler bulabilirsiniz, aileniz bundan memnun olabilir. - Onları asla incitmeyin ve bu durumu işinden çıkılmaz olağanüstü bir durum olarak görmeyin. - Onları mutlu etmek istediğinizi hissettirin, kullandığınız yumuşak dil size karşı muameleyi de farklılaştıracaktır. - Sonunda çalışmak zorunda bir durum söz konusu olursa kendinizi geliştiren, Rabbimizin razı olacağı ortamları tercih etmeye çalışın. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Dua eder dua beklerim.
Ailenizin sizi müminin huzur içinde yapamayacağı bir işe sevk etme hakkı yoktur. Nezaketle yok demelisiniz.
Bu konuda sizin tek taraflı beyanınızı esas alarak size destek olmak yanlış olur. Bir aile büyüğünüzü hakem yaparak bu konuda karar vermelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sonuna kadar gayret edin, bir borçlu gibi gayretiniz olursa, Allah size yardım eder.
Kıymetli kardeşim, öncelikle sorunun ana kaynağının ne olduğuna dair bir araştırma ve soruşturmayı usulünce yapın. Evdeki huzursuzluğun, aranızdaki iletişim kopukluğunun ana sebebi nedir, öğrenin. Bu konuda ne yapabileceğinizi tespit edin. Bunları uygulamaya başlayın. Sorunlarınız çözülür inşallah.
Eşinizin malından alıp annenize vermeniz ancak onun izni ile olabilir. Kendi özel birikimlerinizden annenize bir şeyler vermeniz ise hiçbir şekilde eşinizin karışması gereken bir şey değildir. Verebilirsiniz, vermelisiniz de. Ne var ki, şeytanın böyle bir şeyi aranızda fitne nedeni yapmasına sebep olmamayı da siz bileceksiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Sadece ailen dedi diye eşini boşayamazsın. Bunun adı zulümdür. Boşamayı hak eden bir eş boşanırsa o zulüm olmaz. Evlenen bir kadına müstakil ev oluşturmak erkeğin erkeklik görevidir. Siz bunu oluşturarak eşinizi de ailenizi de sıkıntıdan koruyacaktınız. Böyle bir sürece geçin. Her iki tarafı da idare etmek zorundasınız. Üçüncü bir aile büyüğünden destek alarak bunu yapın.
Örtünmeniz Allah’ın emridir. Eşinizin veya başka bir insanın size Allah’ın emrini yok say deme hakkı olmaz. Asgari kapanma düzeyinde de olsa kapanınız. Bunu kademe kademe yapın. Ve aile içi huzurunuzu dikkate alarak kararlar verin. Bu konu dışında tenkit edilebileceğiniz bir boşluk bırakmayın ki, örtünmenizi bir kaçamak noktası gibi yorumlamasınlar. Yalnız unutmayınız, son söz Allah’ındır.
Evinizi geçindirmek zorunda olan babanızın bulaştığı haram bir işle elde ettiği rızık kız çocuğu olarak sizin ve annenizin yemesinde eğer bu duruma sizin aleni bir rızanız yoksa inşaallah sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Siz yine de babanızı tatlı dille ikaz etmeyi ihmal etmeyin.
Allah Teâlâ size okumayı, okuduklarınızla amel etmeyi, amelinizin ihlaslı olmasını nasip etsin. Duygularınız için sizi tebrik ederim. Size üç tavsiyem olur. Birincisi şudur: Evlendikten sonra bu hissiyatınızda değişme olabilir. Mesela çocuklarınızı kitap yerine koyabilirsiniz. Bunda da bir sakınca olmaz. Böyle bir gelişmeye hazırlıklı olun. İkincisi: Kitabı özel eşya gibi görmeniz daha doğru olur; eşinizin kitapları onun özel eşyası, sizinkiler de sizin özel eşyanız olsun. Birbirinizin kitaplarına ve okumasına müdahale etmeyin. Kitaplığınız veya raflarınız farklı olsun. Aksi takdirde sıkıntı yaşayabilirsiniz. Üçüncü tavsiyem de şudur: Evinizde kitaplarınızı hiçbir zaman ilk sırada tutmayın. Önce eşiniz, çocuklarınız sonra kitaplarınız gelsin. Bu sıralama sizin için çok önemlidir. Sizin için dua ederim.
Ortada bir boşanma varsa siz yeniden evlenmeniz gerekir. Ailelerin rızası yoksa neden kendinizi öyle bir karanlık tünele sokuyorsunuz? Huzuru evlilikten daha önemli tutmalısınız.
Bir kere şunu kati bilgi olarak kavramalısınız: Bu ümmetin âlimleri bir şeye yasak veya serbest derken bunu kendi kanaatleri ya da toplumun beklentilerine cevap vermek için yapmazlar. Âlimlerin dine ilave yapma veya kısma hakları yoktur. Din Allah’ındır. Allah ne diledi ise dinde o vardır. Âlimler, Kur'an ve hadislerde gördüklerini bize aktarırlar. O iki kaynakta yoksa onlardakilere benzeyenler üzerinden bize cevaplar verirler. Bu da yine Kur'an ve hadis ekseninde yürüyen bir çizgide oluşan kurallarla yapılmaktadır. Aile içi yasaklardan söz ederken kitabımızda şu yasaklar hemen göze çarpacaktır: 1. İbadet esnasında cinsel ilişki yasağı özellikle de i’tikâf ve hac ibadetinde, 2. Kadının aybaşı durumunda ilişki yasağı, 3. Ters ilişki yasağı, 4. Erkeğin zıhar yapması, eşine zulmetmesi, talak hakkını zulme çevirmesi, iddet beklerken kadını evden uzaklaştırması, kadının asilik yapması, rahmindeki çocuk konusunda bilgi gizlemesi, iddet döneminde evlenmesi gibi konular kitabımızda geçmektedir.