Fetva Meclisi
Soru
Hocam “Aile Hayatı” sayfasında şu yazıyı okudum, “İman denkliğinden sonra en önemli şart, beğenme ve beğenilmedir. Beğenmeyi de FİZİKİ BEĞENME ile başlatmamız bir hayat gerçeğidir. Bunun aksi, suyu yukarı doğru akıtmak kadar çetin olur. Fiziki beğenmeye, cinsellik denebilecek boyutun girmesinde de bir sakınca yoktur; hatta o, özellikle önemsenen nokta olarak tutulmalıdır. Evliliklerin başarısında ve çöküşünde cinselliğin etki oranı, en yüksek oranlı etki noktalarındandır. Yaratılışımız böyledir, hayat böyledir. Babamız Âdem’den beri böyledir, böyle gidecektir. Hadiste zikredilen soy, mal ve dindarlık etkisi de elbette dikkate alınacaktır. Bunlar bir takva pratiği açısından dikkate alınır ama bu zamanın nesli olarak bu tercihin içini doldurmada zorlanıldığını bilmeliyiz. Ne yazık ki, büyük büyük söz ve teşhirlerin peşinden cılız gerekçelerle perişan olmuş aileler oluşmaktadır.” Ben uzun zamandan beri herhangi kadın resimlerine veya dışarıda kadınlara bakmamak üzere kesin tövbe etmiş biriyim. Ne kendi bedensel özelliklerime, ne de evlendiğim şahsın bedensel özelliklerine dikkat etmeden evlendik, bedensel denklik konusunda yukarıda yazdıklarınızdan da bihaberdik. Başka konuların daha önemli olduğuna inandık ve hala inanıyoruz. Evliliğimizin ilk dört yılında cinsellik hususi zorluklar sebebiyle elle sayılır seyreklikte gerçekleşti. Dördüncü senesinde bir evladımız doğunca, iki sene boyunca cinsellikte tümüyle bir duraklama yaşadık. Anlayacağınız üzere seneler boyunca sabrettik. Evliliğimizin altıncı senesinde ise, bedensel denkliğin olmadığını, çok farklı olduğumuzu fark ettim, eşimden hoşlanamıyorum. Bu, son derece ızdırap verici bir durum ve yaklaşık iki senedir çaresizce bekliyorum. Bu denkliği gerçekleştirmek adına makul bir dille görüştük ve eşim tüm gayretiyle kilo vermeye çalışıyor. Sabır, şükür, kanaat, rıza, kadere iman, namahremlere yaklaşmama, ahiret odaklı ve takvalı hayat konuları dışında, bana neler tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Selamünaleyküm. Mevcut enerjinizi tüketememek olarak adlandırabiliriz sizin durumunuzu. Hem öğretmen olup hem de okuyamamayı ise siz izah edin; neden okuma zevkinizi geliştirmiyorsunuz? Mesleğinizle alakalı bireysel eğitim verin. Çevrenizdeki bir dernekte ders verin. Bir de özellikle cinselliği artırmanız gerekir. Dikkatle incelediğinizde sizdeki birikimi atabilecek en önemli yöntemlerden birinin eşinizle cinselliği ilerletmeniz olduğunu göreceksiniz. Her temizlik döneminde, durumunuza göre dört beş defa uzun süreli enerji boşaltma uygulamanız olmalıdır. Bu, eşinizin de ihtiyacıdır sizin de. Evlilik de bunun içindir.Bir başka dikkat etmeniz gereken durum da beslenme tarzınızdır. Anlattıklarınızdan, unlu, yağlı ve şekerli türü yiyecekleri çok tükettiğiniz işareti çıkmaktadır. Bedeniniz ne dinlenebilmekte ne de sizi rahat bırakmaktadır. Gerekiyorsa bir diyetisyenle de görüşün ve mutfağınıza disiplin getirin; rahat edersiniz. Bayan olarak çalışmayı en son düşünmeniz gerekir. Anneliğin kıvamında hiçbir iş bulamayacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
İçtenlikle, nezaketle derdini anlatmışsın. Allah derdini büyütmeden çözsün, sana ve ailene sekinet ve hayır versin. Şimdi senin yaşadığın bu durum, sadece bir “aile içi geçimsizlik” değil, aynı zamanda insanî, mânevî ve psikolojik bir zorluktur. Gel, meseleyi üç ana başlıkta konuşalım: 1. Nikâhın Üzerine Binen Yük: Evlilik ama Eşsizlik Bir erkeğin evlilikte meşru cinsî ihtiyaçlarının karşılanması, sadece şehvet tatmini değil, aynı zamanda gözün harama kaymaması, kalbin huzur bulması, eşler arası sevginin kuvvetlenmesi gibi birçok fıtrî amaca hizmet eder. Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi vesellem şöyle buyurur: “Ey gençler topluluğu! İçinizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan korur, iffeti muhafaza eder.” (Buhârî, Nikâh 3) Bu hadisin alt mesajı şudur: Evlilik bir meşruiyet çerçevesi sunar, ama bu çerçeve dolu değilse, kişide kırılmalar başlar. Senin durumun da böyle. Ayda bir bile cinsel yakınlık yaşanmıyorsa, bu yakınlık bile “yalvar yakar” ile oluyorsa ve hastalık gerekçe gösterilip tedavi sürekli erteleniyorsa bu artık sıradan bir evlilik içi sorun değil, “hak ihlâli”dir. 2. Rahatsızlık Varsa, Tedavi Şarttır – Ama Samimiyetle Bir kadının cinsel soğukluk, ağrı, isteksizlik, depresyon gibi rahatsızlıkları olabilir. Bunlar küçümsenemez. Ama bir kişi sürekli “rahatsızım” deyip, tedaviden kaçarsa, eşini ihmal eder ama normal hayatına devam ederse, ilişki istemediği halde sosyal, dışa dönük, enerjikse o zaman ortada bir ciddiyetsizlik veya bilinçli ihmalkârlık vardır. Bu durumda bir “eş” değil, bir “oda arkadaşı” hâline gelinir. Zamanla eşin onuru kırılır, sabrı tükenir. 3. Annenin Sürekli Gündeme Gelmesi Ne Anlama Gelir? Eşinle yaşadığın her sorun annene bağlanıyorsa bu, konunun kişiselleştirildiği anlamına gelir. Muhtemelen eşin enin annenle olan samimiyetini kıskanıyor veya kendini onunla kıyaslıyor, belki de kayınvalideyle yaşanmış küçük bir meseleyi büyütüyor. Bu hâl hem senin arada ezilmeni sağlıyor hem de huzurunuzu kemiriyor. 5 Maddelik Çıkış Yolu Tavsiyesi -Eşinle kırmadan ama net bir konuşma yap: “Bak, bu evlilikte hem insanî hem de fıtrî ihtiyaçlarım karşılanmıyor. Bu bana ağır geliyor. Ya birlikte bir çözüm bulalım ya da bu böyle gitmez.” Konuşmanı “şikâyet diliyle” değil, “çözüm diliyle” yap. Ama netlikten kaçma. -Cinsel terapi veya uzman doktor desteğini şart koş: “Ya bir doktora gidelim, beraber konuşalım, tedaviye başlayalım ya da bu evlilik bu yükle yürümez” de. Bu baskı değil, bir "evliliği kurtarma iradesidir." -Kayınvalide meselesinde çizgini belirle: “Annemin konuya karışmadığı yerde onu gündeme getirme, çünkü o artık bizim meselemiz değil” diye net bir sınır çiz. -Aile büyüklerinden bir hakem heyeti öner: Tarafsız iki kişiyle konuşmak, bazen çiftlerin birbirini daha net görmesini sağlar. -İstikâret ve danışma yolunu açık tut: “Bu evlilik beni çürütüyor mu, yoksa toparlanabilir mi?” sorusunu samimi bir istişarede sor. Gerekiyorsa dinî danışmanlık veya aile terapisi desteği al. “Allah’ım, bu kuluna gönül huzuru, evliliğine sadakat ve sekinet, kalbine sabır ve netlik, kararlarına isabet ver.”
Selamünaleyküm. Sevgiyi kanunla veya reklamla oluşturmak mümkün değildir. Zorla sevmek dinen de istenmez insandan. Bizden istenen, insanî görevleri eksiksiz yapmamızdır. Eşiniz, ailesine karşı görevlerini her durumda yapacaktır. İhtiyaç anlarında yanlarında olacaktır. Diğer sevgi hususunu ise zamana bırakmak durumundadır. Sizin de eşinizle ailesi arasındaki ilişkilere bu düzeyde karışmanız pek doğru değildir, sorun size sirayet eder sonunda, siz suçlu olursunuz. Sadece emribilmaruf düzeyinde ilgilenin konuyla. Allah ailenizi ebedî saadete erdirsin. Mücahit, salih, âlim çocukların anne babaları olasınız.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
beğenmek konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şey, belirtilen düzeyde ve ciddiyette tutulabilirse harama girmek olmaz. Ancak bu iştah bir erkek için bile bile risk almaktır. Evlilik müessesesini, sokakta görmenin daha üstünde tutmak gerekir.
Acilen bir psikoloğa gitmelisiniz. Gerekiyorsa uzun süreli ve bir iki psikoloğu deneyin. Bu iş psikologluk bir iştir.
Sizin Müslüman bir kadın olarak o kişiye onunla evlenmek istediğinizi direkt söylemenizde hiçbir sakınca olmaz. Söyleyin, reddederse de onurunuzu zedelemeden kenara çekilin.
Eğer karşımızdaki belli bir kâfire benzemek için yani başka bir dini benimsemiş gibi olmak için bunu söylüyorsa elbette bunu sempatik bulanın da büyük bir günaha gireceği kesindir. Bunun dışındaki durumlar için boş söz olarak nitelendirilmesi daha ağır basar.
Selamünaleyküm. Anormal şartlar dışında BEĞENİP SEVDİĞİMİZ biriyle evlenmeliyiz. Evlilik bin bir dikenli bir bahçe gibidir. Bir de sevmeden beğenmeden girildiğinde dikenleri yara bere eder evliyi. Ama beğenilip sevilirse dikenlerin bir bölümü hissedilmez. Mesele budur. Bizim sadece evliliğimiz değil; her nefesimiz bile kaderimizde sabittir, yazılıdır. Biz, bizim için ne yazıldığını bilmediğimizden yoğun bir taleple araştırırız. Sonunda da gittiğimiz aslında yazılı olan kaderimizdir. Allah'a emanet olun, işiniz asan olsun.
Selamünaleyküm. Anormal şartlar dışında BEĞENİP SEVDİĞİMİZ biriyle evlenmeliyiz. Evlilik bin bir dikenli bir bahçe gibidir. Bir de sevmeden beğenmeden girildiğinde dikenleri yara bere eder evliyi. Ama beğenilip sevilirse dikenlerin bir bölümü hissedilmez. Mesele budur. Bizim sadece evliliğimiz değil; her nefesimiz bile kaderimizde sabittir, yazılıdır. Biz, bizim için ne yazıldığını bilmediğimizden yoğun bir taleple araştırırız. Sonunda da gittiğimiz aslında yazılı olan kaderimizdir. Allah'a emanet olun, işiniz asan olsun.