Fetva Meclisi
Soru
Evlendiğim gece eşimin bekâret zarının olmadığı gördüm, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kan görme meselesi yüzde yüz bekâret veya yokluğu ile alakalı belge değildir. Sizin bu takıntınız yanlıştır. Şimdiden böyle bir şeye takılıp kalırsanız hayatı kendi kendinize zehir edebilirsiniz.
Bekâret gibi eşi özellikle ilgilendiren bir hususu, sorduğunda gizlemek doğru olmaz. Bunun haricindeki işlenen günahları ise zikretmemeyi aksine genel bir ifade ile “hatalı bir hayat yaşadım ama bekâretimde sıkıntı yok” türünden bir cevap vermeyi tavsiye ederiz. Özellikle de işlenen günahların tevbesini unutmayınız. Asıl olan Allah Teâlâ’ya ne deneceğidir. Tevbe ile ibadet ile biiznillah geçmiş kapanır.
Bu durum erkeğin kabulü ile alakalı bir durumdur. Evlenmek için bekâret şart değildir. Kızın bekâreti maazallah zina ile bozulmuş ise tevbe etmiş biri olmalıdır.
Evlenecek kadın eğer geçmişinde öyle bir hata işlemiş ise öncelikle o hatadan dolayı ciddi ve kalıcı bir tevbe yapmalıdır. Geçmişindeki o hatayı da evleneceği kişiye açıklaması gerekmez. Bakire olduğunu da söyleyerek yalan söylemez. Ya geçmişi irdelemeyen biri ile evlenir ya da “geçmişim cahillik yılları idi...” gibi genel bir ifade kullanır. Böylesi aile içi huzur ve kadının onuru bakımından daha isabetli olur diye düşünürüz.
Selamünaleyküm. Tevbe ettiğiniz günahlarınızı söylemeniz gerekmez.
Selamünaleyküm.Böyle bir çirkinlik fetvadan önce akla danışılarak ne yapılacağı öğrenilmelidir.
bekaret konusundaki diğer fetvalar
İnsan geçmişini karıştırmamalı, karıştırılmasına da izin vermemelidir. Erkeğin sorabileceği en tabii haklarından biri bekâret meselesidir. Zira o husustaki yanıltmanın bedeli çok ağır oluyor. Bunun dışında sorunu olanlar şöyle bir beyanda bulunmalı ama ayrıntıya girmemelidirler: “Ben takvalı bir hayatta değildim.” Bunu yeterli bulmayan biri ile zaten evlilik yürümeyeceği bellidir zannederiz. Bekâret düzeyinde bir geçmiş varsa o gizlenmemeli ama onu kovuşturanla da nasıl bir evlilik yapılabileceği iyi düşünülmelidir. Kanaatimiz böyledir.
Kadının boşama ile ortaya çıkan iddet beklemesi şöyledir: a- Nikâh yapılıp zifaf gerçekleşen bir ortamdan sonra boşama olursa İDDET FARZDIR. Bunda hiçbir tereddüt olamaz. b- Nikâh yapılmış ama zifaf (cinsel ilişki) veya zifafa uygun bir ortamda baş başa kalma gerçekleşmeden boşama olursa iddet GEREKMEZ. c- Zifaf olmamış ama zifafa müsait bir ortamda kalınmış ise ulemanın büyük bölümüne göre bu halvet durumu zifaf sayılacağından İDDET BEKLEYECEKTİR. Kadının bekaret durumu bu noktada önem arz etmemektedir.
Evlenecek erkek/kadın birinin eş adayının geçmişini inceleme hakkı vardır. Bu incelemede iki ölçüye dikkat edilmelidir: a. Kendi seviyesinin çok üstünde hayali bir eş adayı arayışını getiren inceleme anlamı düşük bir iş olur. b. Allah Teâlâ’nın örttüklerini açmak ve teşhir etmek mü'mince bir iş değildir. Bunun ötesinde bir inceleme yapılmalı elbette ama bu inceleme mesela bekâret sorgulaması düzeyine gelmemelidir. Neden? Bu sorgulama o kadar uç bir noktayı karıştırmaktır ki, öyle bir sıkıntı ihtimali bulunan kapıda zaten mü'minin işi olmamalıdır. Mü'minler olarak birbirimizi bilecek bir konumda bulunmaya mecburuz. Kim nasıldır acaba sorunu yüzeysel olarak tahmin edebiliriz. Ve özellikle evlilikler bir referans üzerinden yapılmaktadır genelde. O referansların niteliği de bizim için önemli olmaktadır. Bir genç kıza ‘bekâretin var mı?’ sorusu yöneltildikten sonra cevap ne olursa olsun sorunlu ilişkiler dönemi de başlatılmış olabilir. Evet, bir afet dönemine girdik. Erkeği ile kızı ile iffetin itibarsızlaştırıldığı dönemde yaşıyoruz. Bu doğrudur ama mü'minler olarak birbirimize bu kadar ağır ve hakir bir soruyu sormayı yıpratıcı buluyorum. Bu uç noktanın haricindeki sorgulamalar yapılabilir. Öyle veya böyle gerçek bir tevbenin gücünü unutmayacağız elbette!
Bu durumu biraz abartıyor gibisin. Sen bekâretinde bir sorun yok olarak bildikten sonra gerisine takılma. Şu andaki tevbeli mübarek halinle yaşa. Allah sana yardım eder.
Bekâretiniz açısından bir sorun yoksa sizinle evlenmek isteyecek birine “geçmişim açık bir kadındı” diyerek ayrıntıya girmeden geçmişinizi özetleyebilirsiniz. Bu anlatım, karşı tarafı aldatma olmaz. Dolayısıyla başka biri ile evlenemez diye bir durumunuz yoktur. Bu kişi ile de evlenebilirsiniz ama başında bu kadar sıkıntı üreten biri ile gereksiz bir tecrübe yarışına girmenizi tavsiye etmeyiz. Hâlâ “değişmeye çalışıyor” diyorsunuz ama “değişmiş” diyemiyorsunuz.