Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam şuanda sizin “Bir Umut Bir Mektup” kitabınızı okuyorum. Sorum şu ki evlilik görüşmesinde geçmişe dair biriyle çıktın mı diye sormak ne kadar doğru? Ya da geçmişteki günahına tövbe etmiş bu beni ilgilendirmez deyip sormamak mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Evlenmesinin farz olduğunu anlayan bir mü'min'in erkek veya kadın olsun ihtiyacını beyan etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Bir bayan, uygun gördüğü bir erkeğe 'ben seninle evlenmek isterim' demesi caizdir, uygundur. Bunu ayıp telakki ederek içine kapanmak yanlıştır. Kefaletine itimat ettiği birine 'beni evlendir' demesi de caizdir. Ashabı kiram bunu yaptılar, onların yaptığını yaparız.
Selamünaleyküm. Hayatınızı gün gün soran birine o ayrıntılarla cevap verin elbette ama sizden genel durumunuzu soran birine arkadaşlarınız olduğunu söylemeniz yeterlidir. Bu fasit geçmiş için iyi tevbe edin, Allah'a sığının.
Selamünaleyküm. Kiminle sözlenip evlenecekseniz onunla görüşün. Bir iki yıl beklemek de yanlıştır. Ateşin etrafında dönmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Böyle bir evliliğin dinen hiçbir sakıncası yoktur; evlenebilirsiniz. Ne var ki, bugüne kadar böyle bir evlilikte başarı oranı istatistiği büyük rakamlarla etkilemeyecek kadar düşük kalmıştır. Bu nedenle de sizi çevreniz ikaz etme ihtiyacı hissetmiştir. Size tavsiyemiz şudur: Evlilik sizin için olmazsa helak olacağınız düzeyde bir ihtiyaç değilse evlenmeyin, bekleyin.
Aleykümselam. Harama düşmemek şartı ile bekleyebilirsiniz ama size tavsiyemiz şudur: Hiçbir insan uğruna ömür feda edilecek nitelikte değildir. Siz kendi özel hayatınızı kendinize göre şekillendirmelisiniz. Abartmamaya çalışın. Filmlerdeki aşk hikâyelerini hayatın gerçeği gibi görmemek gerekir. Hayatını kullukla dolduramayan insanların öyle takıntıları olabilir. Biz mü'miniz, mü'minin hayatı dolu doludur. Sabredin ama değen bir şey için sabredin. Tehlike hissederseniz kendinizi güvene alın.
Selamünaleyküm. Sizin bekar olmanız veya onun bekar olması durumunda evlenebileceğiniz derecede olan bir kadınla aynı evde, onun ev kıyafetleri içinde iken beraber olmanız doğru değildir. Evet, sizin veya onun şu anda zihin olarak bir sıkıntısı yoktur belki. Hatta birbirinizi kardeş gibi görüyorsunuzdur ama vakti gelince de evlenen evleniyor. Bu nedenle böyle karma bir ortam İslamî değildir. Niyetlerin, samimiyetlerin iyi olması hükmü değiştirmez. Şeriat'ımız, fertlerin özel durumlarına göre değil yaratılışımızın gerektirdiği genel yapımıza göre hüküm verir. Sizin evinizin mesela bayram ortamındaki tatlı manzaranın yıllarca devam etmesi, dedenizin o zevki yaşaması da iyi bir şeydir. Dolayısıyla sizin bir orta yol bulmanız gerekir. a- Kadınlar ve erkekler, evli olsun bekar olsun mümkünse ayrı salonlarda otursunlar. Yemekler ayrı yensin. Tuvalet, banyo ihtiyaçları müstakil bölümlerde giderilsin. b- Bu ölçüyü kurmak fiziki mekân olarak mümkün değilse, bayanlar bedenlerinin rahatlıkla incelenemiyeceği bir kıyafetle evde dolaşsınlar. Bu kıyafet, bir çeşit sokak kıyafeti olsun. Ama dikkat edildiğinde bir erkeğin zevk alacağı incelik ve dikkat çekicilikte olmasın. c- Böyle bir ortamı oluşturamıyorsanız, belki de bunu isteyen ayıplanıyorsa o takdirde Allah'tan korkan biri orada zorunluluk kadar bulunacak, tatilini başka bir yerde geçirecek. Hoş bir ortamda üç gün duracağız diye Rabbimizin gazabına muhatap olamayız.
bekaret konusundaki diğer fetvalar
İnsan geçmişini karıştırmamalı, karıştırılmasına da izin vermemelidir. Erkeğin sorabileceği en tabii haklarından biri bekâret meselesidir. Zira o husustaki yanıltmanın bedeli çok ağır oluyor. Bunun dışında sorunu olanlar şöyle bir beyanda bulunmalı ama ayrıntıya girmemelidirler: “Ben takvalı bir hayatta değildim.” Bunu yeterli bulmayan biri ile zaten evlilik yürümeyeceği bellidir zannederiz. Bekâret düzeyinde bir geçmiş varsa o gizlenmemeli ama onu kovuşturanla da nasıl bir evlilik yapılabileceği iyi düşünülmelidir. Kanaatimiz böyledir.
Bekâret zarı olmaması kadının zina ettiğinin belgesi sayılmaz. Söz konusu zar, cinsel ilişki dışında pek çok sebeple olmayabilir. Eşinizin beyanını esas alarak evlilik hayatınızı sürdürmelisiniz.
Kadının boşama ile ortaya çıkan iddet beklemesi şöyledir: a- Nikâh yapılıp zifaf gerçekleşen bir ortamdan sonra boşama olursa İDDET FARZDIR. Bunda hiçbir tereddüt olamaz. b- Nikâh yapılmış ama zifaf (cinsel ilişki) veya zifafa uygun bir ortamda baş başa kalma gerçekleşmeden boşama olursa iddet GEREKMEZ. c- Zifaf olmamış ama zifafa müsait bir ortamda kalınmış ise ulemanın büyük bölümüne göre bu halvet durumu zifaf sayılacağından İDDET BEKLEYECEKTİR. Kadının bekaret durumu bu noktada önem arz etmemektedir.
Kan görme meselesi yüzde yüz bekâret veya yokluğu ile alakalı belge değildir. Sizin bu takıntınız yanlıştır. Şimdiden böyle bir şeye takılıp kalırsanız hayatı kendi kendinize zehir edebilirsiniz.
Bu durumu biraz abartıyor gibisin. Sen bekâretinde bir sorun yok olarak bildikten sonra gerisine takılma. Şu andaki tevbeli mübarek halinle yaşa. Allah sana yardım eder.
Bekâretiniz açısından bir sorun yoksa sizinle evlenmek isteyecek birine “geçmişim açık bir kadındı” diyerek ayrıntıya girmeden geçmişinizi özetleyebilirsiniz. Bu anlatım, karşı tarafı aldatma olmaz. Dolayısıyla başka biri ile evlenemez diye bir durumunuz yoktur. Bu kişi ile de evlenebilirsiniz ama başında bu kadar sıkıntı üreten biri ile gereksiz bir tecrübe yarışına girmenizi tavsiye etmeyiz. Hâlâ “değişmeye çalışıyor” diyorsunuz ama “değişmiş” diyemiyorsunuz.