Fetva Meclisi
Soru
Eşimle iki buçuk yıldır evliyim. Sürekli sorun yaşıyoruz. Ben imtihan olduğunu biliyor ve sabrediyorum. Ama hiç olmadık şeyler için tartışmak ve eşimin mantık dışı hareket etmesi beni endişelendiriyor. Evimizde bir muska buldum. Eşim, babasının ‘kendisini koruması için’ yaptırdığını söyledi. Ama bunca olay üzerine vesvese yapıp inceledim. Uzunca bir kâğıda kırmızı kalemle yazılmış hareketsiz yazılar, yıldızlar ve dairesel yazılar var. Harekesiz olduğu için pek okuyamadım ama içinde Allah lâfzı geçiyor. Bu muska içinde toplu iğne ve metal parçası da var. Anlam veremedim. Ne yapmam lazım? İçinde Kur’an ayetleri de yazıyor olabilir. Elhamdülillah inançlı bir insanım. Yanlış bir şey yapmak istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sevgili Kardeşim, Rabbimiz, hepimiz için bir imtihan çeşidi dilemiştir. Hiçbirimiz imtihan alanı dışında kalamayız. Aynı şekilde bize mahsus bir imtihan çeşidi de belirleyemeyiz. O, ne dilerse olacak olan O'nun dilediğidir. Neticede de, herkes için farklı farklı konan imtihanların ortak neticesi inşaallah cennet olacaktır. Sizin evinizdeki sıkıntıyı bu gözle görmek istiyorum. Becerip bu imtihanla, cennet yolunu açmalısınız kendinize. İlke olarak, anne babanızın arasındaki sıkıntılara, birinin tarafı olacak şekilde asla karışmayın. Bir çocuk için, bile bile kendini tehlikeye atmaktır bu. İkisine de 'mavi boncuk' dağıtabiliyorsanız onu yapın. Bu kardeşinizin kanaati, sözünü ettiğiniz büyünün gerçek olma oranı sıfıra yakındır. Evet, bir büyü olayı vardır ama insanlar kendi beceriksizliklerini, dayanma kapasitelerinin azlığını, sabırsızlıklarını, idare edemeyişlerini büyü ismi ile bir düşmana yüklediklerini görüyoruz. Bulduğunuz her kâğıt size büyüleşir, siz bundan çekinince de büyü ağına takılır kalırsınız. Olamaz, diyemem ama olma oranı sizin ürktüğünüz kadar değildir derim. İbadetleri daha ciddi yapmak ve hayatın içini, ancak yatıp uyumaya vakit kalacak kadar yoğun doldurmak şarttır. Bunu yapamayanların büyü, sihir, haset listesi eksik olmuyor. Anne babanıza çok dua edin ve onların dualarını almaya çalışın. Onları, bulundukları ortamlardan daha farklı ortamlara taşımaya çalışın. Gündemlerini yeniliklerle doldurun, sıkıntılarını unutsunlar. Ve çok çok dua edin. Çok kelimesini de çoğaltarak dua edin. Yoktur başka çare.
Tam bu anlattığınız gibi bir eş dinden çıkmış sayılır. Bir Müslüman olarak siz onun eşi olamazsınız. Onu karşınıza oturtup durumun vahametini konuşun. Konunun eşliğin bitmesi veya devam etmesi olarak anlaşılmasını söyleyin. Son sözleri bu sözler olan bir erkek, Müslüman kadının kocası olarak kalamaz. Ayrılmanız gerekir. Tabii bu arada eşinizin ailesiyle de görüşün ve destek isteyin.
Eşinizi de ikna etme projeleri üretmeyin. Siz kendi dönüşümüz için Allah'a şükredin. Dininizi yaşamaya bakın. Eşiniz için dua edin. Sabredin. Tartışmaya yanaşmayın, o tartışacak olursa konuyu dağıtın. Tartışırsanız onu kendinizden ve inandığınız şeyden itersiniz. Sabrederseniz o da kendiliğinden aynı yöne yönelir biiznillah. Öncelikle ilmihal okuyun, öğrenin. Bir de kendinize iman kardeşleri bulun. Sadece mümin olduğunuz için beraber olacağınız üç arkadaş size yeter. Ama vakıf, tarikat, grup değil iman beraberliği yetmeli size. Allah size yardım etsin.
a- Kadere iman ettiğimizi unutmayalım. Cennete, cehenneme iman ettiğimiz gibi kadere de iman ediyoruz. Kader şu demektir: Rabbimiz, biz yaratılmadan önce bize ait her şeyi yazmıştır, yazdığı da gerçekleşecektir. O'nun yazısını bozacak bir güç yoktur. Eğer Allah size bir evlilik yazdı ise muhakkak o yazdığı vakitte evleneceksiniz. Yazmadı ise de kesinlikle evlenemezsiniz. Sudan bahanelerle, her tuttuğunuz elinizde kalır, bir türlü düzelmeyen terslikler hiç eksik olmaz. b- Ne evlenmek kurtuluştur ne de bekâr kalmak helâk olmaktır. Herkes imtihan halindedir. Hangi halin kıymetini bilip imtihanı kazanabilirsek bizim için hayırlı olan odur. c- İnsan olarak biz, üzerimize düşeni eksiksiz yapmaya mecburuz. Evlenmemiz gerekiyorsa evlilik yollarını kullanırız. Hasta olursak tedavi sürecini işletiriz. Sonra da kendimizi Rabbimizin koruması altında huzur içinde hissederiz. d- Şüphesiz evlilik, bedenlerin birleşmesinin adıdır. Eşler kesinlikle körü körüne evlenmemelidirler. Beyinlerinin ve gözlerinin doyduğu bir evlilik daha doğru olandır. Sizin, evleneceğiniz eş adayında güzellikten vesaireye kadar bazı şartlar aramanız pek tabiidir. Şu kadar ki, yeri geldiğinde aradığınız şartlar arasında öncelikli ve vazgeçilmez gibi bir düzenleme yapmalısınız. Mesela yaşınız ilerlediğine göre dün aradığınız şartlardan bazılarını hafifletebilirsiniz. e- Kesinlikle kendinizi güzellik ve çekicilik bakımından helallik sınırları içinde bakımlı tutmalısınız. Siz, bazı şartlar aradığınız gibi erkeklerin de aradığı şartlar vardır ve bu şartların önemli bir bölümü sizin elinizle sunulabileceklerdir. Allah'a tevekkül edin, çok dua edin, sabredin; son gülen iyi güler bunu unutmayın.
Siz hatanızı tespit etmişsiniz zaten; kaş yaparken göz çıkarıyorsunuz. Yapacağınız tek şey var: Bir süreliğine hiç ilgilenmeyin. Kendinizi müfettiş yerine koymayın.
Bu mantıkla devam ederseniz evliliğinizi ateş çemberine almış olursunuz. İki yönden mücadele edeceksiniz. Birincisi, eşinizi eğitecek bir arkadaş çevresi oluşturacaksınız. Ona nasihatler etmeye devam edeceksiniz. İbadetlerini yerine getirmesini, böylece de Allah korkusunu içine yerleştirmesini sağlamaya çalışacaksınız. İkincisi de siz, bir gözünüzü ve bir kulağınızı kullanmayacaksınız. Bunun daha ötesini ararsanız kendi ateşinize yakıt ilave edersiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Allah yardımcın olsun. Keşke baban senin kıymetini bilse idi! Sen babanı da senin gibi düşüneceği günlerde görmek için dua et, öyle gayret et. Sabret. Tartışma onunla. Uzak durmaya, konuyu açmamaya çalış. Son söylenecek sözü başta söyleme sakın. Ecrini azaltırsın yoksa.
Abdestte, krem sürer gibi ovalamak yoktur. Su ile yıkamak vardır.
Hiçbir gerekçe harama özür olamaz. Sizin sessizliğinizin ilk geri dönüşümü de maazallah sizin de harama bulaşmanız olabilir. Tavrınızı koyun ama ilişkinizi kesmeyin. Hasta biri gibi kabul edin, hasta olduğu için ilgileneceksiniz ama size mikrop bulaşmaması için de dikkat edeceksiniz. Bunu da öyle değerlendirin.
Tarif ettiğiniz gibi bir temizlik tamamdır, vesveseye gerek yoktur. Allah kabul etsin.
Köpek necistir. Eti de necistir. Yenmez.
Sana iki şey söylemeliyim. Birincisi, gerçekten pişman mısın? Eğer gerçekten pişman isen sana cevabım da kesindir. Eğer eğip bükeceksen de sana kesin cevabım var. Şimdi cevabımı oku: Sen kulsun. Düşersin, batarsın, eğersin, bükersin. Rabbin ise Allah'tır. Seni mağfiret edeceğini vaat etti ise bir kere onun vaadi haktır. Allah'ın vaadine güvenmemek büyük bir hatadır. Şimdi düşün bakalım, gerçekten pişman mısın? Gerçekten pişman isen Rabbine yönel. Tevbe et. Kaya gibi sert, ırmaklar gibi şırıl şırıl akan bir tevben olsun. Gerisini de Allah'a bırak. Dön bak, tevbe mi ettin yoksa ortaya çıkan olayı hazmetme sıkıntısı mı yaşıyorsun. Tevbe etti isen, tevbeni irdeleme hakkı senin değildir. O Allah'ın işidir. Senin işin tevbe etmek ve tevbeni ölünceye kadar korumak olmalıdır. Bu birincisidir. İkincisine gelince: Seni şeytan tuzağa düşürdü. Sen de düştün. Şeytan galip sen mağlup oldun. Senin işin bitti ama Şeytanın işi bitmedi. O oyununa hâlâ devam ediyor. Oyununun ikinci perdesi de seni güya pişmanlık dalgaları ile boğmaktır. Birinci perdede o hatayı işledin. İkinci perdede seni çöpleri karıştırtarak gençliğini bitirmeye aday yapıyor. Senin ne yapman gerekir şimdi? Tevbe etmen ve tevbeni hayatın bilmen. O insanla ebedi olarak yazışmaman, adını anmaman, semtine yaklaşmamandır. Bunu yapacaksın. Evlenmek, çocuğunun yüzüne bakmak, vesaire.. Bunlar çöplüğü karıştırıp durmaktır. Umarım anlamışsındır.