İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, "Mü'min Ev" isimli kitabınızda Müslümanın evinde oyun da oynayabileceğini söylemişsiniz. Hatta seccadeyi serer namaz kılar, sonra onu kaldırır oyun oynarız demişsiniz. Bir Müslüman eşiyle ve çocuğuyla ne tür oyunlar oynayabilir, eşiyle ve/eşi + çocuğuyla ne tür film/çizgi filmler izleyebilir, bu konuda tavsiye edeceğiniz kitap, dergi, makâle ya da herhangi bir şey var mı?

Cevap

Ne yazık ki size şu kitap diye bir çalışmadan söz edemeyeceğim, böyle bir eğitim maksatlı mü'mince hazırlanmış bir kitap bilmiyorum, şunu söyleyebilirim: Helaller bellidir, haramlar da bellidir. Bir harama sürtünmeyen her oyunu oynayabilirsiniz, her türlü eğlenmeyi yapabilirsiniz. Çizgi veya düz filmlerde ise öncelikle akide açısından riskli olup olmadığına bakınız. Sonra da size ve çocuklarınıza müstehcenliği gizlice de olsa aşılayacak bir çalışma olup olmadığına bakınız. Bir de bu oyun ve eğlence üzerinize farz olan işlerinizi aksatmasın. Mesela namaza ve sıla-i rahime mani olmasın. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. 1- Para kazanmak için oynanan oyunlar kumar olacağı için hiçbir şekilde o tür oyunlar caiz olmaz. 2- Kumar olmayan yani bir şey kazanmak için olmayan, teselli ve eğlence için oynanan oyunlar para ile satın alınabilir. 3- Gerek satın alma ve gerekse oynamada helal olması için en temel şart, oyunun bir haram ihtiva etmiyor olmasıdır. Haram ihtiva ediyorsa mesela erkek veya kadının bedenini çıplak gösteriyorsa veya benzeri bir haram söz konusu ise ne satın almak ne oynamak caiz olmaz. 4- Dinimiz sadece namaz dini değildir. Namaz, yapmamız gerekenlerden sadece biridir. Namaz gibi mesela anne babaya hizmet de bir görevdir. Bu görevlere farzlar adını veririz. Genel olarak farzlarda bir eksiklik olmuyorsa sözü edilen oyun caiz olabilir. 5- Bir başka önemli husus da sıhhat konusudur. Oynanan oyun başta göz olmak üzere sağlık açısından sakınca oluşturmamalıdır. Kısa veya uzun vadede insan sağlığını olumsuz etkileyen oyun oynanamaz.

Selamünaleyküm. Hocam, bir kişi beş vakit namazını kılıyor ve elinden geldiğince
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman’ın eğlencesi, günah unsuru taşımayan, farzlarını engellemeyen, harama çağırmayan şekilde olmalıdır. Spor yapmak, arkadaşlarla muhabbet, aileyle piknik, kitap okumak, beceri geliştiren hobiler, bazen zekâ oyunları veya temiz içerikli bilgisayar oyunları bu kapsama girer. Bilgisayar oyunlarında iki noktaya dikkat gerekir: İçerik haram çağrıştırıyorsa (açık saçıklık, küfür, şiddeti yüceltmek vb.) oynamak caiz olmaz. Fazla vakit alıp namaz, ders, aile hakkı gibi farzları ihmal ettirirse mubah olan da günaha dönüşür. Karakter meselesinde, 3 boyutlu oyun figürleri âlimler arasında “resim mi, yoksa gölge/temsili şekil mi?” diye tartışılmıştır. Eğer bu şekiller put anlayışına sebep olacak, çıplaklık gibi haram unsurlar taşıyacaksa haramdır. Sade, çıplak olmayan, putlaştırılmayan figürler için genel olarak âlimler mubah görüşündedir; fakat ihtiyatlı olmak daha güzeldir.

Bir müslüman genç helal şekilde nasıl eğlenebilir,ara sıra bilgisayar oyunlarına
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu noktada eşin yüzeysel olarak da olsa doğruyu söylüyor. Sizin faaliyet isteğinizi zamana yayarak inatlaşmayı engellemenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde şeytan yuvanızı dağıtmak için iyi bir fırsat yakalamış olur maazallah, dikkat edin. Aileniz ve huzurunuz faaliyetlerinizden daha öncelikli olmalıdır. Kanaatim budur.

Hocam ben yedi yıllık evliyim, hafızım ve aynı zamanda bir İslami vakfın yönetic
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel gencim, şu anda sakıncasız gibi dursa da o oyunlar seni sakıncalılara taşır ileride. Sen onların yerine güzel bir spor yap, sılayırahim yap. Farklı kitaplar oku. Allah Teâlâ seni muhafaza buyursun, geleceğini bereketli kılsın.

Hocam ben bir öğrenciyim ve günde beş vakit namazımı kılıyorum. Yarım saat Risal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu çağın önümüze getirdiği elektronik oyunların hayatımızda ciddi bir yer işgal ettiği açıkça görülmektedir. Küçük bebeklerden aile reisi insanlara kadar bir hastalık boyutunda toplumu etkisi altına alan salgına dönmüştür ne yazık ki. Uzun zaman geçmeden eşler arasında ayrılma nedenlerinde ilk sıralara bile taşınabilir diye endişelerimiz yok değildir. Bu tür oyunlar için söylenecek ilk söz mübah olmasıdır. Mübah, farz değil haram değil demektir. Yani serbest bir konudur. Bu temel kuraldan sonra ayrıntılara göre bu oyunların hükmü de değişebilir: • Zarar ve fesat kavramı devreye girdiğinde bu oyunlar için sakınca da devreye girer. Söz konusu “zarar”, ekonomik, dini, ahlâki veya sağlıkla ilgili olabilir. Hangisi olursa olsun zarar veren giderilir. Kural böyledir. • Bu konuda karar verileceği zaman genel duruma bakılır. Mesela genel olarak sakıncasız ama bir iki kişinin oynamasında bir sakınca var diye, umumi bir yasak olmaz. Aynı şekilde, genelde zararlı ama bir iki genç o oyunları yararlı işlerde değerlendiriyor diye de müspet bir karar verilemez. Karar yoğunluğa göre verilir. • Söz konusu oyunlar akidemiz açısından zarar veriyorsa mesela kâfirlerin sempatik olmalarını sağlıyorsa, onların dinlerinin veya sistemlerinin reklamını yapıyorsa, haramlardan bir haramı göz önüne çıkarıyorsa; ahlâk erimesine neden oluyorsa; avret teşhiri, kadın erkek avreti hassasiyetini yıpratmaya neden oluyorsa; öğrencilerin derslerini, iş sahiplerinin işlerini etkiliyorsa; sağlık açısından sakıncalar oluşturuyorsa, insanların akıllarını donduruyorsa; mal israfı nedeni oluyorsa; aile düzeni açısından risk oluşturuyorsa… Bu oyunların oynanmasına haram bile diyebiliriz. Bunun dışında genel hüküm mübah olmalarıdır.

Hocam, ailelere ELEKTRONİK DİJİTAL OYUNLAR üzerine bir seminer vereceğim. Bu fır
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Elbette söz edilebilir; Müslüman nerede ise akidesi oradadır. Akidemizin çizdiği çizgileri camide koruduğumuz kadar evlerimizde ve iş yerlerimizde de koruruz. Kesinlikle bizim evimiz akidemizi yansıtır. Duvarlarımız, banyomuz, koltuğumuz her şeyimiz farklıdır. Eğer, başkalarıyla benzeştiğimiz bir nokta varsa o, bizim ayrıcalıklı olmamızı gerektirmeyen nokta olduğu için öyledir. Her ne kadar evin tapusu bizim üzerimizde veya kirasını biz veriyor isek de nihayetinde evlerimizin ve evlerimizde barındırdıklarımızın emanetçileriyiz. Evlerimizin fiziki şekli ötesinde, ev kültürümüzün bu zamanda zedelenen bölümlerine şöyle işaret edebiliriz: - Evlerimize girişler ve evlerde oturmalar mahremiyet esası üzerine olmalıdır. Evde erkek yokken, kim olursa olsun namahrem biri eve girmemelidir. Evde ailece veya başka tür oturumlarda kesinlikle kadınlar ayrı mecliste, erkekler ayrı mecliste oturmalıdırlar. Evlerimizin yapısı bu hususa dikkat edilerek oluşturulmalıdır. Karma oturumların bilhassa kadınlar açısından oluşturacağı sakıncalara dikkat edilmesi şarttır. İnsanların ‘iyi niyet ve güven’ perdesine saklanmaları yanlıştır. - Müthiş bir fitne olarak televizyon ve bilgisayara karşı uyanık olmak gerekir. Her iki cihazın da kökten atılması bir çare olmayabilir. Aile büyüklerinin ittifak ederek oluşturacakları bir siyasetle bu iki fitneye karşı iyi bir siyaset güdülmelidir. Bu ikili fitneye telefonu da dâhil etmemiz mümkündür. - Evde namazı geciktirmeye neden olan ne varsa ona karşı gerekli tedbir alınmalıdır. - Kâfirlerin akidesini, onlara ait kültürü yansıtan şeyler de evlerimizde yer bulamamalıdır. - Canlı resmi evlerimizin duvarlarında bulunmamalıdır. - Sigara ve kola gibi bize ait olmayan hatta bizi eritmek için şeytanın içimizde yaydığı sakıncalılar listesi sürekli kolladığımız bir liste olarak önümüzde bulunmalıdır. - Evlerimizde zaruri olanı dışında köpek beslenmemelidir. - Evlerimizin müzeye dönüşmesi sakıncalıdır. Anormal süslemeler, gerekli gereksiz eşya, lüks addedilenler, dünyaya meyli temsil ettiği için sakıncalıdır. Duvardan duvara dünyaya meyli yansıtan görüntü, sabah namazına engel olan mantığı yerleştirir. Dikkatli olmak şarttır.

Hocam, Müslüman bir insanın evi için muhakkak bulunması gereken kurallardan söz

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.