İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Eşinin evine gitmeyeceğine yemin eden bir kadının ne yapması gerekir?

Cevap

Nikâh akdinin kadın ve erkeğe yüklediği birtakım hak ve sorumluluklar vardır. Bir kadının eşinin evine gitmesi nikâh akdinin doğurduğu temel sonuçlardan biridir. Dolayısıyla eşinin evine gitmemeye yemin eden bir kadın, meşru bir mazeret olmadıkça eşinin evine gider ve yemin keffâreti öder.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâh akdinin kadın ve erkeğe yüklediği birtakım hak ve sorumluluklar vardır. Bir kadının eşinin evine gitmesi nikâh akdinin doğurduğu temel sonuçlardan biridir. Dolayısıyla eşinin evine gitmemeye yemin eden bir kadın, meşru bir mazeret olmadıkça eşinin evine gider ve yemin keffâreti öder.

Eşinin evine gitmeyeceğine yemin eden bir kadının ne yapması gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Helal olan bir şeyi yapmamaya dair konuşulan sözler yemin hükmündedir. Bir tür siz yemin etmiş gibisiniz. Bu sözü farklı zamanlarda tekrar etmiş olsanız da durum aynıdır. Şu anda YEMİN KEFFARETİ yaparak o eve gidebilirsiniz. Yani bu bir yemin gibi sayılacaktır.

Hocam eşimle tartışma esnasında babasının evini kastederek “ölünceye kadar o eve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Evi geçindirmek bütün ayrıntıları ile erkeğin görevidir. Kadına eve ekonomik katkı verme zorunluluğu getirilmemiştir. Kendi isteği ve rızası ile yaptığı ise onun faziletinden olur. b- Kadının çalışması nikâh akdinden önce konuşulmuş ve erkeğin eşinin çalışmasına itirazı olmamış ise kadının helal bir iş ve ortamda çalışmasında da bir sorun yoktur. Kadının bu durumda çalışıp kazandığı da kendi özel malı kabul edilir. Erkeğin o malda hakkı olmaz. Kadın dilerse evin geçimine katkı verir. Genel kural böyledir.

Kadın çalışıyorsa evin ihtiyaçlarını görmek zorunda sayılır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu meselede eşinizin niyeti önemlidir; eşiniz sizi boşamaya niyet etti ise siz bir talakla boşanmış olursunuz. Eşiniz zıhâr niyet etti ise zıhâr keffareti verir. Hiçbir şey niyet etmedi ise yemin keffareti yaparak meseleden çıkılmış olur inşaallah. Dolayısıyla meseleyi eşinizin niyeti çözecektir.

Hocam eşim bana mesajla “yemin ederim seninle bir daha ilişkiye girmeyeceğim art
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâh, mahkemenin akdi kaldırması ile bitebilir. Ya da erkeğin boşaması ile bitebilir. Veya eşler arasında anlaşma diyebileceğimiz bir yöntemle bitebilir. Ayrı kalma, küsme, baba evine gitme, çok zaman geçmesi gibi nedenlerle bitmez. Yine de siz alttan almayı ve sevabı kazanan olmayı bilin.

Hocam hanımım, çocuklarımızı da alıp babasının evine gitti. Ben de inat edip gid
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmiş bir nikâh ile erkek de kadın da nikâhın getirdiği haklara sahip olurlar. Kadın erkeğe kadınlığın gereklerini yapmıyorsa veya erkek kadına erkekliğin gereklerini yapmıyorsa her ikisinin de nikâhın iptali yoluna gitmeleri hakkı olur. Nikâh akdi esnasında özel bir şart görüşülmemiş ise buna rağmen erkek kadını himayesine almıyorsa, makul bir süreden sonra kadının hakkını araması normaldir. Bu hususta aile büyüğünü devreye koyarak sorunun çözümü ile alakalı süreci başlatabilir.

Hocam nikâh kıyılmasına rağmen henüz eşi ile aynı evde yaşamayan ve birlikte olm

ADAK ve YEMİN konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir adağın geçerli olabilmesi için adağın konusu ile ilgili birtakım şartlar vardır. Sadaka olacak şekilde yapılan adaklar bütün müçtehitlere göre adak şartını sağlar. Bu itibarla fakirlere yemek yedirmek sadaka türünden sayıldığı için adağın diğer şartlarını da taşıması hâlinde yerine getirilmesi gerekir. Buna göre “Adağım olsun ki fakirlere yemek yedireceğim/lokma döktürüp dağıtacağım.” gibi ifadeler adak olduğu gibi “Şu işim olursa fakirlere yemek yedireceğim/lokma döktürüp dağıtacağım.” şeklinde şartlı olarak zikredilen ifadeler de adaktır ve bunların yerine getirilmesi vâciptir. Ancak adak kastı olmadan ve zengin fakir ayrımı yapmadan “Lokma döktürüp dağıtacağım.”, “Yemek yedireceğim.” gibi sözler adak kapsamında değildir. Bununla beraber verilen bu tür sözlerin yerine getirilmesi de güzel bir davranıştır.

Lokma döktürüp dağıtacağım, yemek yedireceğim gibi sözler adak sayılır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yemin, bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere bir kimsenin Allah’ın isimlerinden veya sıfatlarından birini zikrederek sözünü kuvvetlendirmesidir. “Vallahi, Billahi, (Allah’a yemin ederim ki…)” şeklindeki ifadeler böyledir. Allah’ın isimleriyle yapılan yeminler dinen geçerlidir. (Mollâ Hüsrev, Dürerü’l-hükkâm, 2/40; el-Fetâva’l-Hindiyye, 2/52) Allah’ın isimleri zikredilmeden kullanılan “Yemin ederim.” vb. ifadeler de “Allah adına yemin ederim.” anlamına geldiğinden aynı hükme tabidir. (Şeyhîzâde, Mecmau’l-enhur, 1/545; Mollâ Hüsrev, Dürerü’l-hükkâm, 2/40) Allah’ın sıfatlarıyla yapılan yeminler ise örf haline geldiği takdirde geçerli kabul edilmiştir. (Şeyhîzâde, Mecmau’l-enhur, 1/543-544; Mollâ Hüsrev, Dürerü’l-hükkâm, 2/40) Kur’an üzerine yapılan yeminler de örfen Allah’ın kelâm sıfatıyla yapılan yemin kapsamındadır. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 5/69; Sirâcuddîn İbn Nüceym, en-Nehru’l-fâik, 3/55; Şeyhîzâde, Mecmau’l-enhur, 1/544) Bu nedenle Allah’ın isim ve sıfatlarında olduğu gibi Kur’an üzerine yemin eden kişinin de yeminine sadık kalması, bozduğu takdirde ise kefaretini vermesi gerekir. Allah’tan başka varlıklar üzerine yapılan yeminler dinen yemin sayılmadığından kefaret gerektirmez. Bu hususta örfe itibar olunmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 4/51) Dolayısıyla kişinin babası ve çocuğu üzerine yaptığı yemin de geçersizdir. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.) Allah’tan başkası üzerine yemin etmeyi yasaklamış (Buhârî, Eymân, 4 [6646]) ve şöyle buyurmuştur: “Her kim yemin edecekse Allah adıyla yemin etsin ya da sussun/yemin etmesin.”. (Buhârî, Şehâdât, 26 [2679]) Toplumda yaygın olarak kullanılan “Şu işi yaparsam çocuklarımın ölüsünü göreyim, Allah canımı alsın, ölümü gör.” gibi ifadeler ise beddua içerikli cümleler olup yemin sayılmaz ve kefaret gerektirmez. (bk. Kâsânî, Bedâ’i, 3/9; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 5/78; İbn Nüceym, el-Bahr, 4/311-312; Meydânî, el-Lübâb, 4/7) Ayrıca beddua etmek dinimizde hoş görülmediğinden bu tür ifadeleri kullanmaktan uzak durulmalıdır.

Örfen yemin kabul edilen sözler dinen de yemin kabul edilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Daha çok bir şeyin yapılması veya yapılmaması ya da sözün kuvvet kazanması gibi amaçlarla söylenen şart olsun sözünün hükmü, kullanıldığı yerin örfüne ve bu sözü söyleyen kişinin niyetine göre değişir. Bu ifade bazı yörelerde yemin, bazı yörelerde “talâk” yani “karım boş olsun” anlamında kullanılmaktadır. Buna göre “şart olsun” sözüyle boşama kastedilmişse bir talâk meydana gelmiş olur. Bu sözle yemin kastedilmişse, bundan dolayı boşama meydana gelmez. Şartın bağlandığı eylem meydana gelince yemin bozulmuş olacağından yemin keffâreti ödenmesi gerekir. (İbn Teymiyye, el-Fetâva’l-kübrâ, 3/245-247; Bilmen, Kâmus, 2/244)

“Şart olsun” sözünü kullanmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm dininin esaslarına göre sadece düşünmek ve niyet etmekle sorumluluk altına girilmez. Sorumluluğun oluşabilmesi için irâde beyanı şarttır. Bu itibarla yemin ve adağın da geçerli olabilmesi için dille telaffuz edilmeleri gerekir. Telaffuz etmeden sadece içinden geçirmekle yemin ve adak hükümleri oluşmaz. (Kâsânî, Bedâ’i, 3/5; 5/81-82; Nevevî, el-Mecmû‘, 8/451; Dimyâtî, Hâşiye, 2/412)

Bir kişi, içinden yemin etse veya bir şey adasa; bu durumda yemin ve adak hüküml
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir anne veya babanın, isyankâr bir çocuğuna karşı “sana sütümü/hakkımı helal etmem” ve benzeri sözleri yemin hükmünde değildir. Ebeveynlerin çocuklarına haksız yere manevî baskı kurmaları ve onların şahsiyetlerine saygı göstermemeleri doğru değildir. Esasen bu tür sözler hiçbir hüküm de ifade etmez. Öte yandan çocukların, anne ve babaya karşı dinî görevlerinden biri de meşru işlerde onlara karşı isyan etmemek ve daima saygı göstermektir. Nitekim “(Rabbin), anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle!” (el-İsrâ, 17/23) mealindeki âyet, anne babaya iyi davranmanın önemine işaret etmektedir.

“Sana sütümü helal etmem, hakkımı helal etmem” şeklinde söylenen sözler yemin sa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yemin kastıyla, “Şöyle yaparsam Allah’ı yok sayayım” veya “kâfir olayım” vb. bir söz söyleyen kişi, yemin etmiş olur. Dediğini yapması durumunda yemin keffâreti gerekir. Ancak bu sözleri söyleyen şahıs, dediğini yaptığı takdirde kâfir olacağına inanır ve buna rağmen o işi yaparsa dinden çıkmış olur. Çünkü sözünde durmamakla küfre razı olmuş demektir. (Merğînânî, el-Hidâye, 2/319) Bu durumda tövbe istiğfar etmesi, iman ve nikâhı yenilemesi gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 3/714-718)

Bir kimse “şöyle yaparsam Allah’ı inkâr etmiş olayım”, “kâfir olayım” veya “dind

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.