Fetva Meclisi
Soru
Hocam bizim evimizde Kur'an var. Üç çocuğum da okumayı ondan öğrendi. Artık iyice eskidi. Onu ne yapayım, yakmaktan söz ediyorlar yakabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Eskiyen ve kullanılamaz duruma gelen mushaflar: Tam kül olana kadar yakılabilir ve külü temiz bir yere gömülür. Ayak değmeyecek temiz bir yere gömülebilir. Mümkünse yıkama yoluyla yazı giderilebilir. Kağıt imha makinesinde imha edilebilir. Bu kağıt imha makinelerin (kağıt öğütücü) milimlik ölçülere kadar parçaladığı ve yazının incelenmesi mümkün olmayacak kadar küçülttüğü için zamanımızın âlimleri onların mukaddesatımıza ait imha edilmesi gereken evrakı, kitapları imhada kullanılabileceği konusunda görüş belirtmişlerdir.
Bir kere senin bu durumu bağlı olduğun müftün ile görüşmen gerekir. Onun yönlendirmesi önemli. Ciltlettirilip tamir edilmesi mümkün olanı tamir ettir. Eski kitaplarımızda okunamaz duruma gelen Mushaf için temiz ayak basmaz bir yere gömülür denmekte idi. Şu anda böyle bir yer bulmakta zorlanılabilir. Onun yerine yakılıp külü temiz bir yere gömülebilir. Bu dönemde üretilmiş eski kâğıtları talaş haline getiren cihazlarda da itlaf edebilirsin. Bunları yaparken insanların gözü önünde yapmamanı tavsiye ederiz ki, yorumlayamayacakları şeylerden ötürü fitne üretmelerine sebep olmayasın.
Evet, haklısınız, yaşadığımız çağın sıkıntıları arasında bu da bir sıkıntıdır. Gitgide kâğıt kullanımı azalıyor olsa da biiznillah Kur'an tilavetimiz için Mushaflar camilerimizi, evlerimizi ve medreselerimizi doldurmaktadır. En çok basılan matbuat arasında Kur'an-ı Kerim ilk sırayı alıyordur zannederiz. Elhamdülillah. Bu konuda sizin sorunuz üzerine kısa bir inceleme yaparak âlimlerimizin en son neleri konuştuklarını tespit etmeye çalıştık. Elde ettiğimiz bilgileri sizinle paylaşabiliriz: Hanefi mezhebi fukahasına göre Kur'an ayetlerinin yazılı olduğu kitaba MUSHAF denmiştir. Mushaf adı kullanıldığında âyetlerin yazılı olduğu bölüm, sayfa kenarlarında kalan beyaz boş alanlar, kitap görüntüsünün oluşması için yapılmış olan cilt ve cilde yapışık olan diğer aksesuar hepsi Mushaf kavramı içine dâhil olmaktadır. Mushaf ile ilgili mesela abdestli tutmak ve benzeri bir hüküm konuşulurken bütün bu ayrıntılar kastedilmektedir. Mushaf makul ve dinen kabul edilebilir bir nedenle imha edilebilir. Fukahanın bu konuda ittifakı olduğunu söyleyebiliriz. Buradaki makul neden okunamayacak kadar eskimiş olma, ciltlenemeyecek kadar yırtılmış olma, yazısının silinmesi gibi nedenlerdir. Mobilya değiştirmedeki düzeyde bir neden için Mushaf’a imha etme ruhsatı oluşturulamaz. Bu anlamda makul olmayan bir nedenle Mushaf’ı imha etmek haram görülmüştür. Çünkü Kur'an’a tazim farzdır. Âlimler eskiyen ve kullanılamaz olan Mushafları defnetmeyi caiz görmüşlerdir. Bu konudaki defnetme şöyledir: Temiz ve ayak basılmayacak bir toprağa mümkün olduğu kadar derin kazılarak gömülür ve üstü örtülür. Ulemanın büyük bölümü ve muasır âlimler bu yöntemi caiz görmüşlerdir. Özellikle şehirlerde bu yöntemin uygulanabilirliği gitgide zorlaştığı için ikinci bir yöntem arayışı söz konusudur. Mushaf mümkün olur da yıkanarak ayetler kâğıt veya yazılı olduğu nesne üzerinden giderilirse bu yöntem de caiz olur. Bir başka yöntem de yakarak imha etmektir. Bu yöntemi Hanefi mezhebi fukahası uygun bulmamışlardır. Mushaf’ı parçalayarak imha etme yöntemi de araştırılmış ama Hanefi fukahası başta olmak üzere bu yöntem sakıncalı bulunmuştur. Bu parçalamada bazı âyet veya kelimelerin okunabilir oranda kalacağı riskinden bu sakıncalı bulunmuş olabilir. Çağdaş bir yöntem olarak kâğıt mikseri denebilecek bir alet ile çok küçük parçalara (adeta ağaç talaşına benzer bir şekilde) bölünmesi ile oluşacak imha yöntemi bazı muasır âlimlerce caiz görülmüştür. Kanaatimiz o dur ki, bu yöntem bu yaşam tarzı içinde en az sakıncalı yöntemdir. Bu yöntem bir nevi yakma gibi sonuç getirmektedir. Tek bir kelime bile hatta harf bile anlaşılacak şekliyle kalmamaktadır. Mushaf’ın dönüşüm sistemi ile imha edilmesi de yeni bir sistem olarak düşünülebilmektedir. Bu dönüşüm sistemi özellikle dikkat edilmediğinde ya da özellikle Mushaf için oluşturulmadığında Kur'an’a tazim bakımından sıkıntılı durmaktadır. Atık kâğıtlar çöp mantığı ile bir yerde toplanmakta ve çöp mantığı ile fabrikalara götürülüp yeni bir kâğıda dönüştürülmektedir. Bu noktada haramlık olduğu gayet açıktır. Böyle bir işlem Mushaf için yapılamaz. Eğer Mushaflar için özel bir sistem oluşturulabilir ve diğer çöp nitelikli kâğıtlarla ya da muhtevası benimsenemez kâğıtlarla aynı anda harmanlanmaz ise caiz olabilir. Bu da uygulanabilirliği en azından çok zor görülmektedir. Allah yardımcımız olsun.
• Başka türlü yatmak mümkün olmuyorsa, • Ayağınız Mushaf’a temas etmiyorsa, ötede ise, • Mushaf sizden daha yukarıda duruyorsa bir zararı olmaz. • Daha da sıkışırsanız yatarken rafların üstüne bir örtü koyun öyle uyuyun.
Kur’ân-ı Kerîm, ilahi kelâm olduğu için ona karşı hürmetsizlik anlamına gelecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınılması gerekir. Bu itibarla eski ve yıpranmış olan Mushafların, lafza-ı celâlin (Allah lafzının) veya âyetlerin yazılı olduğu kitapların ve sayfaların imhasında da saygısızlık olarak değerlendirilebilecek davranışlardan uzak durulmalıdır. Hanefî ve Hanbelî âlimler eskimiş, yıpranmış veya okunamayacak hâlde olan Mushafları ya da Allah lafzının ve Kur’ân âyetlerinin yazılı olduğu kâğıtları ve kitapları toprağa gömmek gerektiğini belirtmişlerdir. (Haskefî, ed-Dürrü’l-muhtâr, 30; İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-fetâvâ, 12/599; Buhûtî, Keşşâf, 1/137) Diğer bazı âlimler ise istifade imkânı kalmamış olan Mushafların, Hz. Osman’ın uygulamalarından hareketle Kur'ân'ın hürmetine uygun bir şekilde yakılabileceği görüşündedirler. (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 3 [4987]; Beyhakî, Şu‘abü’l-Îmân, 3/154; Zerkeşî, el-Burhân, 2/106; Süyûtî, el-İtkân, 2258) Bu yöntemlerin yanı sıra günümüzde Mushaflar, Kur'ân-ı Kerîm’in saygınlığına halel gelmeyecek şekilde geri dönüşüme gönderilebilir. Bu itibarla Diyanet İşleri Başkanlığının uygun göreceği bir usûlle geri dönüşümde değerlendirilmek üzere Mushaflar, cami görevlilerine veya müftülüklere teslim edilebilir.
Uyuduğumuz yerde mushaf bulundurulması caizdir. Çıplak vaziyette iken ya da ayakları ona uzatacak şekilde bulundurmak caiz değildir.