Fetva Meclisi
Soru
Hocam etanol üretiminde kullanılan mısır gibi ürünlerin işlenmesi sırasında ortaya çıkan yan ürünler hayvancılıkta yem hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Bu ürünler, alkol üretiminde kullanılan mısır ve arpa gibi maddelerin kırılması, ezilmesi ve işlenmesiyle oluşur ve kendi başlarına alkol etkisi göstermemektedir. Bu tür ürünlerin alınıp satılması, hayvanlara yedirilmesi ya da içeriğinde bulunduğu yemlerin kullanılması dinen caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Beyne uyuşturucu etkisi yapan alkolle üretilmiş gıdaların tüketilmesi caiz değildir. Gıdanın üretilmesi esnasında ikincil ürünlerde kullanılan ama gıdaya etkisi olmayan çok az denebilecek bir alkol kullanımı varsa onun için kullanmayı caiz görebiliriz. Genelde gıdada kullanılan alkol tüketicinin tükettiği gıdada direkt bulunan cinstendir. Takva olan yani asıl mü'min tavrı olan ise alkolle bir çeşit bağı bulunan gıdadan uzak durmaktır.
Haramları, bu sorunu çözmeye yardımcı olması bakımından şu şekilde tasnif etmemiz mümkündür: a- Haram olduğu kesin ve belli olanlar. Domuz ürünleri, alkol ve haksız bir şekilde elde edilen yiyecekler böyledir. Bunların yenmesi, içilmesi hiçbir şekilde caiz olmaz. Bu konuda da bir tereddüt yoktur zaten. b- Haram oluşu hakkında elimizde kesin bilgi bulunmayan ama şüphe ettiğimiz yiyecekler, içecekler... Bunları tüketmemeyi tercih etmeliyiz. Genel tavrımız tüketmemek yönünde olmalıdır. Aile fertlerini de bu yönde eğitmeliyiz. Yalnız elimizde haram olduğu konusunda net bilgi bulunmayan yiyecek ve içecekleri, haramlığı kesin olan bir domuz ürünü gibi kabul etmemiz de mümkün değildir. Ortada bir şüphe varken kesin tavır koyamayız. Bugün ekmekten peynire pek çok gıda maddesi için geçerlidir bu. Çok inceleyecek olsak ekmekte bile zorlanabiliriz. Takva üzere olma adına vesveseye yol açmak da doğru değildir. Keyfilik ile titizlik arasında izlenebilir bir yöntem kullanmak gerekmektedir.
Gıda bir nimet olarak israf edilmemelidir. İsraf haramdır. Temizlik veya güzellik (estetik) malzemesi olarak yiyeceklerin kullanılmasını fukaha sakıncalı bulmamıştır. Bazı Maliki fukahası böyle bir kullanımı mekruh görmüşlerdir ama bu da yasak anlamında değildir. Eti yenen hayvanların sütünden kozmetik ürün yapılabilir, sabun yapılabilir. Evla olan yiyecekleri bu şekilde kullanmamak olsa da haramdır denmemiştir. Eti yenmeyen hayvanların sütü ise farklı görülmelidir. Direkt süt olarak kullanılıyorsa eti yenmeyen hayvanın sütünden üretilen malzemeyi de kullanılamaz görürüz. Süt bu üretim esnasında tam bir kimyasal dönüşüme uğruyorsa o yeni bir ürün olduğu için onun da kullanılması caiz olur. Merhem gibi estetik veya tedavi maksatlı kullanılan ürünlerde domuz yağı bulunuyorsa bu da bu kurala dâhildir. O üründeki domuz yağı tam bir kimyasal dönüşüme uğramış ise kullanılması sakıncalı olmaz. Böyle değilse yani basit bir cihazla incelendiğinde domuz yağı olduğu anlaşılıyorsa kullanılamaz.
Eti yenen hayvanlar ve kedi köpek için üretilen yemlerde katkı maddesi olarak haram bir şey kullanılmıyorsa çalışmak caizdir. Domuz için üretilen yem işinde çalışmak ise caiz değildir. Çünkü domuzun beslenmesi, üretilmesi veya ticareti esastan caiz değildir.
Selamünaleyküm.Şüpheyi haram gibi göremeyiz. Et ve alkol dışındaki gıda ürünleri, haram olduğu biliniyorsa onları ne yiyebilirsiniz ne de verebilirsiniz. İmha etmeniz gerekir. Böyle olmayan yani katiyetle bilinmeyenlerde ise tercih yapmalısınız. İlke olarak yememek başka şey, ihtiyatlı olmak başka şeydir. Titizliği abartmanın riski olabilir.
Asrımızın en önemli çözüm bekleyen sorunlarından biri HELAL GIDA sorunudur. Helal gıda henüz Müslüman neslin öncelikli çalışma alanına da ne yazık ki girememiştir. Mesele sadece çalmadan çalışarak kazanmayı helalin tek konusu olarak anlama ya da domuz ve benzeri hayvanları yememe şeklinde daralmış kalmıştır. Ne yazık ki gitgide bu helal gıda anlayışı azalmaktadır. Allah’tan yardımını dileriz. Domuz ve benzeri hayvanları konuşmamıza gerek yoktur. O konuda bir nebze ciddiyet vardır. Bir de domuz peynir mayasında kullanılabilir hayvan değildir. Meselemiz sadece geviş getiren hayvanlara yani inek türü ve benzeri hayvanlara dayanmaktadır. Bunlardaki sorun da helal olacak şekilde kesilip kesilmedikleri sorunudur. Avrupa’dan getirilen enzimde kullanılan ürünlerde helal kesimin olacağını zannetmeyiz. Bu nedenle meselenin çözümünde Müslüman insanların kurduğu firmaları bu hassasiyete zorlayacak bir kamuoyu oluşturmaktan başka şu anda bir çözüm göremiyoruz. Üzülerek söylemeliyiz ki, siyasi ve günlük olayların dışında etkili bir kamuoyu oluşturmak da neredeyse mümkün değildir. Çalışmalarımız bizim ve çocuklarımızın yiyeceklerini dinimizin ölçülerine göre oluşturmayı cihadımızın bir parçası olarak görmemize vesile olur inşaallah. Fıkıhta şöyle bir kural vardır: Yüzde yüz kimyasal dönüşüme uğrayan bir madde eski hükmünü kaybeder, yeni oluşumuna göre hüküm alır. Bu kuralı mesela alkole uygulayabiliriz. Alkol özelliği kimyasal bir dönüşümle yüzde yüz kaybolan nesne için haram demeyiz. Peynir enzimlerinin peynirin içinde yüzde yüz dönüşüp yeni bir kimyasal madde olması ne kadar mümkündür, belki bunu araştırabiliriz ama buna ulaşıncaya kadar bize helal peynir yedirmeyi ilke edinecek mü'min sanayicimizi oluşturmalı ve korumalıyız.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Gıdanın iki sakıncası olabilir. Birincisi dinen haram olan alkol ve domuz ürünü gibi bir nesneden üretilmesi veya katık olarak kullanılması durumudur. İkincisi de insan sağlığı ile alakalı yetkili mercilerin “bu insan sağlığına zararlıdır” demeleridir. Bu iki durumda o ürünün kullanılması caiz olmaz. Sözünü ettiğiniz örneklerde ise tıp mercilerinin kati bir açıklaması yoktur. Bir kısım uzmanlar kişisel kanaat olarak sakıncadan söz etmektedirler. Bu da bizim “yenemez” dememize manidir. Ancak bu tür yiyeceklerden özellikle çocukların uzak tutulmasının gerektiği herkesçe anlaşılabilecek bir durumdur.
Bu konuyu araştırmamız sonucunda ulaştığımız sonuç aşağıdaki şekildedir. "Soya sosu fermente ürünlerden oluşmaktadır. Birçok fermente ürünün imalat/işleme sürecinde/sonucunda az miktarda da olsa alkol ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu ürünlerin tüketilmesi, o gıdanın alkol olarak tüketimi anlamına gelmemektedir. Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan aldığımız bilgiye göre de, "bu tür ürünlerde bulunan alkol miktarı ile bir insanı sarhoş edebilecek alkol oranı ve karaciğerin alkolü parçalayarak dışarı atma oranı dikkate alındığında, % 0,3 veya daha az oranda alkol içeren yiyecek ve içeceklerin tüketilebileceğini, bileşiminde % 0,3 gr./litre ve daha az oranda alkol bulunan gıda maddelerinin tüketimi meşru kabul edildiği" şeklinde konunun uzmanlarından alınan bilgi mevcuttur. Tabi bu fermente olan ürünlerinin kendi bünyesinde oluşturdukları alkolle ilgili fetvadır. Yalnız dışarıdan/haricen alkol konulması veya mayalanması sonucu sarhoş edecek seviyeye gelmiş olması durumunda azlık veya çokluğuna bakılmaksızın tüketilmesi helal olmaz.
Yaptığının incelemesine girmeden şu anda ne yapabilirsin ona bakmalısın. Olan oldu, düzeltebiliyorsan bundan sonrasını düzelt.
Haram işleyen birisinin o esnada beraberinde olmamak istemen normaldir. Diğer zamanlarda hakka dikkat etmen yeterlidir.
Allah Teâlâ muhafaza buyursun. İçki içmek eğer yanlış ise iftira etmiş olursunuz. Bu da sizi vebale sokar. Elinize açık bir belge geçene kadar bu konunun üzerine gitmemelisiniz.
Kim hangi yanlışa ne kadar destek veya sebep olduysa o yanlışın günahını da o kadar çeker.