Fetva Meclisi
Soru
Hocam gebelik sürecim boyunca eşimin ailesiyle küs olduğumuz için benimle hiç iletişime geçmediler. Hayırlı olsun demek bir yana, bebeğim dünyaya geldikten sonra da sadece bebeğimi görmek istediler. Eşim, benimle ilgilenmediklerini ve beni görmezden geldiklerini bildiği halde bebeğimizi onlara gösterdi. Bu durum beni çok üzdü ve bebeğimi onlara göstermek istemedim. Ancak bu sebeple evliliğimizde her gün kavgalar yaşandı. Yaşadığım üzüntüler sütümün kesilmesine bile neden oldu. Üstelik eşim, benden habersiz krediler çekip ailesine göndermiş ve bu borçlar ödenemeyince icralık oldu. Maddi ve manevi anlamda büyük zarar gördüm. Şimdi boşanma aşamasındayım ve ailemin yanına döndüm. Ancak ben burada mücadele ederken, eşim her gün arkadaşlarıyla içki ve eğlence peşine düştü. Bu yaşananlar nedeniyle eşime hakkımı helal etmiyorum. Çocuğumu eşimin ailesine göstermemekle hata mı yaptım hocam? Haklı olduğumu düşünüyorum ama sizin görüşlerinizi de merak ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâhsız bir çocuk doğurduğunuza göre çocuk sizde kalacaktır, çocuğun sorumlusu sizsiniz. Çocuğunuza baba olan kişi ise hatalıdır. Onun yaptığını onun insanlığı ile alakalı bir durum olarak görürüz.
Sizin anlattığınıza göre bu olay insanlık sınırlarını zorlayan bir noktaya gelmiş. Bizim size uzaktan destek vermemizin bir anlamı olmaz. Bulunduğunuz yerde sizin veya onun aile büyüklerini devreye sokarak çözüm üretmeye çalışın. Çok sıkışırsanız resmi makamlardan destek alacağınızı kendisine söyleyin.
Bazen insanlar kendi içindeki yaralarını, ilgisizliğini ve sevgisizliğini eşine yükler. Eşiniz de sevgisini göstermeyi bilmiyor, hatasını kabul etmiyor ve sizi hep haksız çıkarıyorsa, burada karşılıklı anlayış değil, tek taraflı fedakârlık var demektir. Eşinizin davranışları sizinle ilgili değil, onun kendi eksiklikleriyle ilgilidir. Çocuklar için en iyi ortam, anne ve babanın sevgi ve huzur içinde olduğu ortamdır. Eğer bir evde devamlı gerginlik, ilgisizlik, tartışma ve sevgisizlik varsa, çocuklar yaşananları hisseder ve bu onların karakter gelişiminde derin izler bırakır. Eşinizin ilgisizliği, çocuklarınıza da yansıyorsa, bu onların duygusal gelişimi için risklidir. Şiddet, hakaret ve sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuklar, ileride ya özgüvensiz ya da baskıcı bireyler olabilir. Bu yüzden "Çocuklarım için katlanmalıyım." düşüncesi, bazen çocuklara daha çok zarar verebilir. Çocuklar mutlu bir anne görmek ister. Sevgisiz, ilgisiz bir evde büyümek yerine, huzurlu bir ortamda büyümek daha sağlıklı olabilir. Şu an iki temel sorununuz var: -Eşinizin ilgisizliği ve baskın tavrı. -Manevi ve psikolojik olarak yorgun düşmeniz. Eğer eşinizle iletişim kurulabiliyorsa önce onunla konuşmaya çalışın, duygularınızı net bir şekilde anlatın. “Sana iyi bir eş olmak istiyorum ama artık çok yoruldum. Senin de mutlu olmadığını hissediyorum. Gel, beraber bir çözüm bulalım.” gibi suçlamadan, duygularınızı merkeze alan bir konuşma yapabilirsiniz. Eğer iletişim mümkün değilse bir aile terapisti veya bir hoca/arabulucu ile görüşmeyi teklif edebilirsiniz. Siz değişmek için çaba sarf ederken, eşiniz aynı şekilde devam ederse, bu evliliğin sizi tükettiğini açıkça fark edebilirsiniz. Rabbim size en hayırlı yolu göstersin, kalbinize ferahlık versin.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Ümmetimizin düştüğü bu hâllere bakıp da kahrolmamak mümkün mü? Allah hepimizin yardımcısı olsun. Siz, bu olaydan büyük bir ders çıkarıp haramlara karşı ne denli yoğun bir çalışma içinde olmamız gerektiğine dair anlamlar üretmelisiniz. Siz ve biz, hepimiz. Evet, şu anda yapacak bir şey yok.
Bu kararı aile büyüklerinizle beraber vermelisiniz. Ya da aile danışmanı ile kararlaştırın. Sonra üzülmemeniz için böylesi daha hayırlı olur.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Haram işleyen birisinin o esnada beraberinde olmamak istemen normaldir. Diğer zamanlarda hakka dikkat etmen yeterlidir.
Allah Teâlâ muhafaza buyursun. İçki içmek eğer yanlış ise iftira etmiş olursunuz. Bu da sizi vebale sokar. Elinize açık bir belge geçene kadar bu konunun üzerine gitmemelisiniz.
Kim hangi yanlışa ne kadar destek veya sebep olduysa o yanlışın günahını da o kadar çeker.
Alkole hizmet etmek asla caiz olmaz. Üretilme sürecinden tüketim aşamasına kadar her alan için geçerli bir kuraldır bu. Bazı âlimler, üzüm üreticisinin alkol imalatçısına üzüm satmasının caiz olabileceğini söylemişlerse de genel görüş caiz olmayacağı şeklindedir. Özellikle de alkol üreteceğini biliyorsak daha da riskli bir durum oluşur. Yalnız babanızın böyle bir işlem yapması sizin açınızdan vebal oluşturmaz. Siz babanızın kurduğu sofrada ekmeğinizi yiyebilirsiniz. Vebal varsa o babanızındır.
Yemininizi bozucu bir durum yoktur. Gereksiz bir takıntı yapmışsınız.
Gıdanın iki sakıncası olabilir. Birincisi dinen haram olan alkol ve domuz ürünü gibi bir nesneden üretilmesi veya katık olarak kullanılması durumudur. İkincisi de insan sağlığı ile alakalı yetkili mercilerin “bu insan sağlığına zararlıdır” demeleridir. Bu iki durumda o ürünün kullanılması caiz olmaz. Sözünü ettiğiniz örneklerde ise tıp mercilerinin kati bir açıklaması yoktur. Bir kısım uzmanlar kişisel kanaat olarak sakıncadan söz etmektedirler. Bu da bizim “yenemez” dememize manidir. Ancak bu tür yiyeceklerden özellikle çocukların uzak tutulmasının gerektiği herkesçe anlaşılabilecek bir durumdur.