İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam aile içinde ev halkına ve bizim evimize gelip oturan akrabalarımıza karşı dine davet, dini yaşama nasihati yaparken nelere dikkat edeyim? Önceliğim neler olsun?

Cevap

Onları değil kendini öncelikle konu olarak gör. Yani sen kesin kurtulmuşsun da onları da kurtarıyorsun tarzında olma hiçbir zaman. Hepimizin akıbet derdi var mantığı ile hareket et. İhlasını ve gerçekten Allah rızasını kastettiğini iyice perçinleştir. İhlasında küçük bir sıkıntı olunca kenara çekil. Senin dinin güzel örneği olman çok önemlidir. Bunu önemse. Sende arıza bulmasınlar ki o arıza deliğinden sızma yapmasınlar. Kör tartışmalara girme. Herkese anlayışı kadar söz söyle. Konuşman umuma ortak olmasın. Kültürlüsü ile diğeri arasında tarz farkı göstermelisin. Zamanı iyi kullan. Her zaman her ortamda aynı şeylerle kendinden bıktırma ve itici olma. Bir gün şu konu bir gün bu konu şeklinde farklılık oluştur. Onlar için kendi başında olduğun zamanlarda dua et ki melekler de onlara sesini ulaştırmanda sana yardım etsinler. Sabırlı ol. Acele etme. Hızlı olma.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen, öncelikli olarak o beğenmediklerin gibi olmamak ve sürekli ilerlemek için uğraşmalısın. Hâline şükretmelisin. Sürekli kendine ve onlara dualar etmelisin. Senden nasihat isteyenlere özellikle nasihatler edip ilgilenmelisin. Seninle cedelleşen olursa ondan uzak durmalısın. Sabretmelisin. Konuştuğunun, sustuğunun, sabrının karşılığını Allah'tan beklemesini bilmelisin.

Hocam biz toplamda on kardeşiz. On kardeş içinde en küçüğü ve bekâr olanı benim.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir hususu öncelikle sana hatırlatmalıyım kızım: İmanî hassasiyetlerini evlilikle alakalı konularda kullanırken ne kadar gerçekçi ne kadar da sepet dolsun diye konuştuğuna dikkat et. Senin o yaşta evlenip yuva kurmanda hiçbir sakınca yoktur. İyi bir eş ve iyi bir tıp talebesi olabilirsin. Bundan şüphe etmiyorum. Evliliğini 'iman' ve benzeri konular için yaptığını, şehvetinin ve sana yönlendirilen hissiyatların etkisinde olmadan yapıp yapmadığını tekrar düşün. Ailenin duasını almayı ihmal etme. Madem aslında işler iyi gibi duruyor, sabret. Sabret ki hazmede ede yürüsün işin.

Ben 19 yaşındayım. Tıp fakültesi 1. sınıf öğrencisiyim. 3. sınıftan bir arkadaşı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Özet olarak size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Acele etmeyeceksin. Bedenin büyüdüğü gibi maneviyatın da büyüyecek. Bunun adına sabırla ve yılmadan, erimeden yaşamaya devam etmek diyebiliriz. - İbadetlerini ihmal etmeyeceksin. Elbette önce farz ibadetleri kastediyoruz. Nafile ibadetleri artırmaya bakacaksın. Mesela Kur'an okumayı, zikir yapmayı günlüğün haline getireceksin. - Çevreni temiz tutacaksın. Zararı yok, kimse olmasın yanında ama olan sana zarar vermesin. Üç kişi de olsalar, Allah yolunda arkadaş edindiklerin çevrenden eksik olmasın. - Haramlardan ve haramlara götüren sebeplerden uzak duracaksın. - Aile saadetini ahiretin açısından çok önemli olarak göreceksin. - Haber programları dâhil, dünyevileşmeye neden olacak bilgi kirliliğinden kendini koruyacaksın. - Çok dua edeceksin. Çok, çoook... Allah yardımcın olsun.

Hocam ben evliyim ve iki çocuğum var. Gücümün yettiğince kendimi yetiştirmeye ça
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ sizi muvaffak kılsın. Size güzel ve bereketli bir ders halkası oluşturabilmeniz için şu prensipleri tavsiye edebilirim: Yapacağınız işin ibadet olarak kabul edilebilmesi ve size sevap kazandırması için niyetiniz önemlidir. Ne kadar niyetiniz varsa ya da niyetiniz ne ise o kadar sevap bulacaksınız, o kadar bereketiniz olacak. Niyeti önemli bulun. Gerçek niyet şudur: “Allah’ın dinini öğreneceğim, Peygamberimin izinde gitmeye çalışacağım.” Gerisi boş veya yararsız niyetlerdir. Yüzde yüz bunu yakalamaya çalışın. Bu kolay değildir; şeytan ve şeytana ayak uydurmuş çevreniz sizi zorlayabilir. Muhakkak bir hoca ile okuyun, oturun. Hoca muhakkak akademik kimliği veya büyük icazetleri olan birisi olmalı değildir. Öyle olursa ne güzel ama sizden önce bir bilenden o kitabı okumuş ve anlamış birisi sizin için hoca demektir. İnsanlar on kişi bir araya gelip sağlık dersleri yapıyorlar mı, yapsalar bir yararı olur mu? Elbette olmaz. Doktor olmadan sağlıkta ileri geri konuşmak cana zarar verir. Din neden herkesin bilip rahatça konuştuğu bir alan olsun, olabilir mi? Bu notu unutmamaya çalışın. Dersin başlama ve bitiş saatleri muhakkak sabit olmalı. Ne ileri geri oynamamalıdır. Yaptığınız iş bir kültür çalışması olmadığına göre ibadet ağırlığı ile yapacaksınız. Bunun için de: Sadece İslam konuşulacak. Ticarete direkt veya dolaylı girilmeyecek. Bid’atlerden uzak kalınacak. Şahıslar öne çıkmayacak. Bencillik yapılmayacak. Ben değil ders şuuru olacak. Öğrendiğimizi saklamak için değil yaşamak ve yaymak için öğreneceğiz. Bir kere veya beş kere aynı şeyi okumak ve öğrenmekten kaçınmayacağız. Biz namaza çok kıldık demiyoruz çünkü ibadettir. Bu da ibadettir. Ne okuyacağız sorusunun cevabı şudur: Önce güzel bir ilmihal. İlmihal okumadan yaptığımız hiçbir okuma veya ders gerçek ilim olamaz. Çünkü ilmihal farz bilgilerden oluşur. Tefsir, hadis gibi büyük isimler tuzak olabilir. Sonra Kur'an kıraati. Üç dakikada hatasız bir sayfa okuyana kadar Kur'an tilaveti görevimiz devam ediyor demektir. Bu seviyeye gelince de günlük virde geçeceğiz. Sonra siyer okuyabilir. Sonra da Riyâzü’s Salihin veya diğer hadis kitaplarından biri. Ders yapılacak zamanı iyi belirlemek gerekir. Kadınların uygun olacağı zaman dilimi ile erkeklerin uygun olacağı zaman dilimi aynı olmaz. Derse katılanların zaman ve zihin bakımından uygun ortalamasını bulmak gerekir. Çocukları yok kabul ederek ders yapamayız. Onların dağıttığı dersin de anlamı olmaz. İkisinin ortalamasını bulmak her gruba göre farklı olacaktır. Kısa bir Kur'an tilaveti ile ders başlayabilir. Namaz saati gelince cemaatle namaz kılınsın. Herkesin anlayacağı; Dil, Hız bulunmalıdır. Tekrardan kaçınılmamalıdır. Okunacak kitabın herkeste olması ciddiyet kazandırır. Her derse başlandığında kısa bir geçmiş konuların özeti yapılmalıdır. Önemli görülen ve anlaşılmayan konular tekrar edilmeli, vurgulanmalıdır. Zor konular için bilen birinden destek alınmalıdır. Ayet ve hadisle ilgili konularda kimse kanaat kullanmamalıdır ki ibadet kalitemiz düşmesin. Herkes o grupta kimliği ne olursa olsun kendisini öğrenci kabul etmekten kaçınmamalıdır. Tıpkı sosyal kimliğimiz ne olursa olsun camiye birey olarak girip namaz kıldığımız gibi. Herkes soru sorabilmeli, kimsenin sorusuna gülünmemelidir. Cevabı da kafadan atmaca değil, bilenin bildiğini söylediği, bilinmeyenin de bilene sorulduğu şeklinde olmalıdır. Gıybet, siyaset, günlük dedikodular ve paralı işler ders yapılan yerde konuşulmamalıdır. Bir kereliğine de olsa o kapı açılmamalıdır. Allah, Peygamber aleyhisselam, sahabe isimleri geçtiğinde gerekli saygı gösterilmelidir. İhtilaflı konulara asla girilmemelidir. İhtilafa düşülen konu da terk edilmelidir. Zamanla bir tartışma ortamı oluşursa yani bir gruplaşma belirtisi oluşursa o gün o ders halkası dağıtılmalıdır. Dağıtılmıyorsa öyle bir derse devam edilmemelidir. Takip ettiğimiz dersten yararlanıp yararlanmadığımızı test etmek için de şuna dikkat ederiz: Allah için ve ibadet maksadı ile takip ettiğimiz bir ders bir zaman sonra bizde Allah’a karşı saygıyı, dinini yaşama heyecanını, haramlardan kaçınma ciddiyetini, mü'min kardeşliği artırmalıdır. O ders sanki bizim nefes aldığımız bir bahçeye dönüşmelidir. Meleklerin bizi kuşattığını hissettirmelidir. Bu gerçekleşmiyorsa biz daha dikkatli olmalı veya o dersin işlenişinin hatalı olabileceğini düşünmeliyiz. Mesela derse giriş çıkışlarda selam yerleşti mi? Ders dua sebebi oluyor mu, katılanlar birbirlerine dua ediyorlar mı? Zikir içerikli oluyor mu? Birbirimize saygıya dikkat ediyor muyuz? Dilimiz ve nezaketimiz ilerliyor mu? Âlime saygı, ilme hürmet yayıldı mı? Saç baş ile oynanıyor mu? Cep telefonu ve benzeri cihazlar terk edilebiliyor mu yoksa herkesin o anda çalan telefonu hayatın en acil işi mi? Derse bir kişinin daha fazla katılması mutluluk veriyor mu? Ders sebebiyle bir gruplaşmaya kaydık mı? Dersi yazarak ve sonra da okuyarak mütalaa ediyor muyuz? Derse katılamamak üzüyor mu? Ders esnasında yaslanılacak bir yer bulup oraya yaslanarak mı ders dinliyoruz? Ders işlenen mekânı temiz tutuyor muyuz? Bir okul talebesi gibi zaman zaman öğrendiklerimizden imtihan edilmeyi biz istemeliyiz. Ve… Bu dersle beraber cennet umudumuz, cehennem korkumuz ne kadar yükseldi ne kadar pratik oldu?

Hocam sizden bir RİYÂZU’S SALİHÎN dersi yapmak için takip etmemizi uygun gördüğü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şurası iyi veya burası kötü, şu zaman iyi bu zaman kötüdür dememiz doğru olmaz. Çalışan için her yer iyi, her zaman iyidir. Bize düşen, kabiliyetlerimizi iyi tespit edip çalışabilmektir. En önemlisi ihlastır. İhlas olunca Allah Teâlâ yardım ediyor. Size öncelikle tavsiyem budur; ihlâsla yola çıkın, sakın kendinizi basit görmeyin. Her mü'min, cennete adaydır. Cennete aday olmak kadar 'iyi' olmanın belgesi olan bir şey olabilir mi? Eğer evli iseniz, muhakkak eşinizin razı olacağı çalışmalar yapmalısınız. Evli değilseniz durum daha rahat demektir. Buna göre de şöyle bir çalışma yapabilirsiniz: 1- Sürekli kitap okuyun. Bir kitap okuma programınız bulunsun. Kitap okumamak, eldekini tüketmek ve yenilenmemektir. Yenilenmeyen ise zamanla hikaye anlatmaya mecbur olur. Ümmetimizin dertlerini anlatan, çözümler öneren ve aşırılığı olmayan kitaplar okuyun. Farklı hatipleri dinleyin, size en yakın tarzı tespit edince ona yoğunlaşın. Bu hususta sosyaldoku.com sitesindeki HOCA dersini izlemenizi tavsiye ederim. 2- Dine hizmette hiçbir zaman uç konularla ilgilenmeyin. Milyonda bir kişiye lazım olacak konular yerine umumu alakadar eden ana meselelerle ilgilenin. 3- İHL'lerde bayan ve erkek her hocaya bu dönemde çok ihtiyaç vardır. İffetinizi ve vakarınızı koruyabileceğiniz bir bayan bölümünde ders vermenizi zaruri görürüm. Kur'an kurslarında iş becermek sabır ve tecrübe ister. 4- Hizmet ediyor olmak asla sizin özel ibadetlerinizi gevşetmemelidir. Namazınız, Kur'an tilavetiniz, virdiniz, sılayırahiminiz gevşemesin. Bu çalışmalara dayanarak bekâr iseniz evliliğinizi de geciktirmeyin. 5- İstişare en güçlü kaynağınızdır; itimat ettiklerinizle istişareler yapın. Bize tekrar yazarsanız, muayyen bir konuyu yazın ki, istişare daha bereketli olsun. Size dualar ederiz, dinini dert edinmiş mücahide hanım!

Hocam selamünaleyküm ben ilahiyat mezunuyum. Allah rızası için bir şeyler yapmak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İlerleyen her yıl, insana bir yaş daha ilave etmektedir. Her yaş da sizin bedeninizin biraz daha yıpranması demektir. İnsan, kendisini yirmi yaşındaki gibi zanneder ve gerekli tedbirleri almazsa sizin karşılaştığınızla karşılaşır. İlerleyen yaşa göre kendinize çeki düzen vermeniz gerekir. Ahiret’e biraz daha yakın bilmelisiniz kendinizi. 1- Yemek düzeninizi yaşınıza göre ayarlayın. 2- Dinlenme (başta uyku olmak üzere) zamanınızı daha iyi kullanın. Uykudan asla taviz vermeyin. Düzenli bir uykunuz olsun. 3- Sizin yaşıtlarınız olanlar oturup kalkmayı yeğleyin. 4- İbadet temponuzu artırın. Cemaatle namaza muhakkak devam edin. Her gün Kur'an okuyun. Belli bir zikir virdiniz olsun. 5- Sılayı rahim yapın. 6-Kendinize bir ders halkası bulun, ona katılın.

Sevgili hocam; bir süredir içinde bulunduğum fakat kendi başıma çözümleyemediğim

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeğin eşine huzurlu bir ev sağlaması görevidir. Bu kadının hakkıdır. Huzurun anlamlarından biri de evde kadının tek kalabileceği bir ortamın oluşmasıdır. Fukahamız, bu tek kalmada erkeğin anne babası veya onlardan birinin bulunmasını bile engel kabul etmiştir. Bu da kadının rızası yoksa erkeğin eşinin yanına yakınlarından birini yerleştiremeyeceği demektir. Genel ikamet veya yolculuk gibi durumlar için bu kural aynıdır. Elbette zaruret gibi olağandışı durumları istisna görmemiz gerekir. Ayrıca eşler arasında bu tür konularda karşılıklı anlayış ve saygı yoksa pratikte gördüğümüz odur ki kimsenin “Dinimiz bu konuda ne der?” diye merak ettiği de olmuyor maalesef.

Hocam eşim uzun bir yurt dışı işine çıkacak. Beni de anne ve babasının evinde bı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Savunma veya diğer spor için söylenebilecek söz aynıdır: Bayanın; Doktor tarafından uzun zaman diliminde de olsa sağlık açısından zararlı bulunmayan, Kadınlar arasında bile olsa avret teşhiri gibi bir sakıncanın olmadığı, Temel insanî görevler ve farz ibadetler açısından eksikliğe neden olmayan, Kumar gibi bir harama bulaşma riski taşımayan, Aile içi huzursuzluk nedeni olmayan ve Kâfirlere benzeşme riski barındırmayan sporu yapmasında sakınca yoktur.

Hocam kadınların savunma sporu yapmasında sakınca var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Bu gelişmeden asla vazgeçme ama zamana yay. Mesela bir haftada planlanabilecek bir şeyi bir aya yay. Acele etme ki kökten kaybetmeyesin. Ne annenle ne eşinle bir şey tartışma. Onlar itiraz ettikçe sen sus ve dinle sadece. Zamanla seninle onlar da tartışmayacaktır ve biraz zaman alacak ama sen hedefine ulaşacaksın biiznillah. Sabreden kazanır biiznillah.

Kıymetli hocam, ben İslam’ı tam anlamıyla bilmeden bu yaşıma kadar geldim. Rabbi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.

Hocam benim annem yıllarca babamı aldattı, hep farklı farklı kişilerle beraberli
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.

Hocam kurbanı aile üyelerinin adına sırayla kesiyorum, ancak oğlum çalışıyor par
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Meseleyi şöyle derleyebiliriz: Yaşadığımız toplumda yakın zamana kadar yeni evliliklerin büyük bir bölümü çocuğun babasının evinde ikinci bir odada özel hayatını yaşaması şeklinde gerçekleşiyordu. Özellikle de köy hayatında bu bir kabullenilmiş teamüldü. Ekonomik imkânlar, sosyal yapının ağırlığı da bu uygulamayı destekliyordu denebilir. Yeni dönemde ise gençler bu tür evlilikleri yürütemez oldular. Çocukları üzerinde otorite sıkıntısı çekeceğini zanneden aileler ise bu geleneği sürdürmekte yarar görmeye devam ediyorlar. Bu uygulama asla dinimizin emri değildir. Ashab-ı Kiram içinde evlenen gençler örneklerinden bize intikal edenlerde evlenene yeni bir ev açıldığını görüyoruz. Gerçi bütün sahabî istatistiği denebilecek bir bilgiye sahip değiliz ama dinimizin “evlenen baba evinde ev kurar” tarzında bir emri olsa idi elimizde evlenince yeni bir ev kurmuş sahabî bilgisi asla bulunmazdı. Dolayısıyla ailelerin “evimizde ikinci bir ev kuracağız” şeklindeki baskıları dine dayandırılamaz. Evet, ortada böyle bir evliliğin yani çocuğun babası ile aynı evi kullandığı bir tarzın yasaklayıcısı emir de yoktur. Evladın baba ve annesinin hizmetini görmesi bu mesele ile bağlantılı değildir. Her şeyden önce anne babanın hizmeti, ihtiyaçlarının karşılanması çocuğun vazifesidir ve bu vazife bir ev ile sınırlı değildir hayat devam ettikçe anne babaya karşı sorumluluk devam edecektir. Evlenen çocuğun başka bir ev ortamında yaşıyor olması vazifede ihmal nedeni olamaz. Başta Hanefi fukahası olmak üzere fakihler evlenecek kadının tuvaleti, banyosu, mutfağı ve yatak odası müstakil bir ev istemesi, eşinin kardeşleri hatta anne babası ile dahi bir arada durmamayı istemesi açısından meseleye baktıklarında kadının bunları isteme hakkı olduğunu söylemişlerdir. Fakihlerin beyanının özeti şudur: Kadın evlenirken müstakil bir ev ve müstakil bir hayat ister. Ev üstüne ev yapılmaz atasözü ile özetlenebilecek talep yani gencin babasının evinde evlenmesi uygulaması belirttiğimiz “kadının müstakil ev isteme hakkı” prensibine ters düşmektedir. Gelin olacak kadının eşinden ve doğurduklarından başkası ile bir arada durmamış olmasını sağlayacak müstakil ortamı oluşturabilecek örneğin dubleks ev gibi ya da geline dilediği gibi rahat ortam sağlayacak geniş ev alternatifleri kabul edilebilir, edilmelidir. Eğer kadının mahremiyeti korunamıyorsa kadın bu konuda tartışmaya mahal kalmayacak şekilde haklıdır. Aile dünyamız ne yazık ki böyle riskler üzerine kurulamayacak kadar zor zamanlardan geçmektedir. Olağanüstü veya geçici bir durum söz konusu değilse müstakil ev yönünde tercih yapılmalıdır. Bilhassa bunun sanki dinimizin emri imiş gibi öne çıkarılması gayet yanlış bir iddiadır.

Hocam yakın zamanda evleneceğim. Annem ekonomik imkânımız olduğu halde ayrı bir

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.