Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Benim 30 yaşında bir ağabeyim var. Hayatı boyunca hiç çalışmadı, hep babam baktı. Evde ağa gibiydi, beni ve kardeşimi döverdi her şey sadece onun sanırdı açıkta para, yiyecek ya da eşya bırakamazdık alıp odasına koyardı, istenildiğinde döverdi. Anne babamıza şikâyet ettiğimizde ortalıkta bırakmasaydınız diye bizi suçlarlardı. İş güç bilmezdi. Öğlene doğru kalkardı, kahvaltı isterdi. Hazırlamazsak hır çıkarır, sigarası ve diğer masrafları yüzünden babam istediklerimizi alamazdı ve bize çıkışırdı istemeyelim diye. Babam ağabeyime kıyamazdı ve böyle böyle derken eve karı kız getirmeye ve içki içmeye başladı. Son iki senedir de alkolik. Ağabeyimin iki dokunmatik telefonu bilgisayarı her şeyi var. Aşırı alışveriş yapıyor. Babam yok derse evi birbirine katıyordu. Ben çalışmak istedim, iki gün işe gittim ağabeyim bot istedi babam param yok deyince; hülya çalışıyor ya dedi. Bu laf üzerine isten çıktım maaş günü baba bana 50 tl versene diye kendi paramdan istiyordum. Babamda bakarız diyordu. 20 yeter sana diyordu babam çok küfür ediyordu. Allaha sonsuz şükürler olsun bu sıkıntılardan 1 sen önce kurtuldum. Evlendim çok mutluyum. Evde bulamadığım huzuru eşimde buldum. Ben evlenirken ağabeyimde eve bir dul kadın getirdi. Kadın 15 yaşında oğluyla beraber geldi. Ben yapmayın, etmeyin dedim babam, beni kıskançlıkla suçladı. Ben evlenip gidince bunlar eve mobilya almışlar borca harca derken iki aylık evliydim babam iki milyar para istedi, yok dedim. Bağırdım, çağırdım, ağladım eşime rezil etmeyin dedim. Babam da bana kafayı yiyeceksin tamam bağırma, para mara istemiyorum dedi. Sonra ağabeyim aldı telefonu ne küfürler, eşime bana Allah’tan evde eşim yoktu. Birde eşinin telefonunu ver ona da küfür edeceğim dedi. 5 ay geçti geçmedi babam telefon etti. Bu sefer çok ciddi ve öfkeli bir şekilde 1 milyara ihtiyacı olduğunu söyledi ve eşimin eve gelmesini beklemişti ben bağıramayayım diye. Karşı koyduysam da eşim vermek istedi. Bir şey diyemedim eşim nazik, kibar biri; babam yüzsüz, eşimi sıkıştırıp bunaltırsa ve eşim utanıp yok diyemezse diye uykularım kaçıyor. Şimdi ben bu paradan geçtim boğazlarına kadar borç içindeler ağabeyim içkisi, sigarası, karısı kontörü, interneti dört dörtlük yaşıyor. Esimin ailesi bizden para istediklerini duysun istemiyorum. Babam yine para isteyecek, istemek zorunda yetişemiyor. Babama olmaz diye bağırsam da çağırsam da hiç tınlamıyor yüzsüzlüğü ele almış durum da. Ne yapmalıyım? Kız kardeşim de yardım etti zamanında, hala da veriyor. Bana da vermemi tavsiye ediyor. Benim geleceğim ne olacak? Baba, evinde ağabeyim yüzünden yokluk çektik. Koca evinde de mi rızkı mı onun lükslerine vereyim? Vermesem günah mı? Allah beni cezalandırır mı vermezsem? Kız kardeşimin yüzüne eşi, zaman zaman vuruyor aile durumumuzu. Çok bunalıyorum, uyuyamıyorum babamı kırmak istemiyorum ama babam söz dinleyen biri değil. Ne desem de vazgeçmiyor. Daha önce defalarca bağırdım, hakaret ettim yine bildiğini yapıyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşadıkların hatalarına keffaret olsun. Zor bir imtihanın cenderesinden geçmişsin. Kişi anne babasını da karakterlerini de seçemiyor. İmtihan bu işte. Şu an birinci derede sorumluluk alanınla ilgilenmek zorundasın. O da eşin ve çocukların. Geçmişte yaşadığın travmatik olayların baskısından kendini kurtarmak için şu an babanı yaşam dünyadan çıkarmalısın. Baban çok hasta ve özellikle senin bakımına ihtiyaç duyarsa zaman zaman ilgilenirsin. Hayatını kişisel egoları üzerine kurmuş çevresindekileri kendisine hizmet etmeye yükümlü gören narsist kişilikli babaların beddualarının Allah katında hiçbir karşılığı yoktur. Ama şu an küsmeden irtibatını beklemeye almalısın. Kocanı mutlu etmek, yuvana neşe katmak, çocuğunu yetiştirmek gibi ulvi bir görevin var. Bunu ihmal etme. Motivasyonunu arttırmak için de günlük Kur'an okumayı kendine vazife bilmelisin. Bir yandan da müslüman hanımefendi olarak kendini yetiştir. Bu konuda hocamızın, "Kadın Fıkıh Okulu ve Medâric Yürüyüşü" derslerini bir talebe edasıyla takip etmeni tavsiye ederim.
Selamünaleyküm. Evlenen bir kadının evini geçindirmek için çalışması gerekmez. Çalışmak erkeğin görevidir. Feragat edip çalışıyorsa, çalıştığını ya eşine bağışlıyor dur ya da kendine saklıyordur. Bağışladıklarının da hesabını soramaz. Kendine sakladıkları ise onun öz malıdır. Malından eşine vermek zorunda değildir. Eşi de kendisine ait malı hesabını hanımına vermek zorunda değildir.
Aleykümselam. Yavrum, sana Allah'tan güzel sabırlar diliyorum. Başına dağ düşmüş bir insan gibisin; tam anlamıyla bir afettir bu. Sen de, Allah'tan korkmanın bir gençte ne kadar mübarek olduğunu belgeleyen bir belge olmuşsun; seni tebrik ederim. İnşaallah bu sabrının ve mü'mince tavrının karşılığını cennet olarak bulursun. Aman dikkat et, devamı da iyi gelsin. Sana bilmemiş ol bu sahneleri diyemeyeceğim. Ben bile bu halimle annene buğuz ettim de sen bir evlat olarak elbette içine taş gömeceksin. 'Unut' diyemem; ama 'terk et' derim. Bu terk de şöyle olmalıdır: Sen yavaş yavaş kendi yuvana doğru çekilmeye başla. Ondan sonra da zorunlu olanları kadar ve dışa karşı sır vermeyecek bir siyasetle annene karşı annelik görevlerini yap. Bu birinci görevin olsun. İkinci olarak da, onun üzerindeki izleyici gözlerini hiç eksik etme. Yaptığına cevap da verme, izlemeyi de kaldırma ki aynı hataya tekrar dönmesin. Üçüncü olarak da, on kere ölsen ve on birinciye dirilip bu dünyaya yeniden gelsen bile bu olayı KİMSEYE ANLATMA! Hiç kimseye! Hatta kendine bile yani sana bile anlatma!Seni tekrar tebrik ediyorum. Bu güzel tavrından ötürü sana dualar ediyorum. Arş'ın gölgesinde koltuğun olsun sevgili kardeşim!
Selamünaleyküm. Yavrum, sana Allah'tan güzel sabırlar diliyorum. Başına dağ düşmüş bir insan gibisin; tam anlamıyla bir afettir bu. Sen de, Allah'tan korkmanın bir gençte ne kadar mübarek olduğunu belgeleyen bir belge olmuşsun; seni tebrik ederim. İnşaallah bu sabrının ve mü'mince tavrının karşılığını cennet olarak bulursun. Aman dikkat et, devamı da iyi gelsin. Sana bilmemiş ol bu sahneleri diyemeyeceğim. Ben bile bu halimle annene buğz ettim de sen bir evlat olarak elbette içine taş gömeceksin. 'Unut' diyemem ama 'terk et' derim. Bu terk de şöyle olmalıdır: Sen yavaş yavaş kendi yuvana doğru çekilmeye başla. Ondan sonra da zorunlu olanları kadar ve dışa karşı sır vermeyecek bir siyasetle annene karşı annelik görevlerini yap. Bu birinci görevin olsun. İkinci olarak da, onun üzerindeki izleyici gözlerini hiç eksik etme. Yaptığına cevap da verme, izlemeyi de kaldırma ki aynı hataya tekrar dönmesin. Üçüncü olarak da, on kere ölsen ve on birinciye dirilip bu dünyaya yeniden gelsen bile bu olayı KİMSEYE ANLATMA! Hiç kimseye! Hatta kendine bile yani sana bile anlatma! Seni tekrar tebrik ediyorum. Bu güzel tavrından ötürü sana dualar ediyorum. Arş'ın gölgesinde koltuğun olsun sevgili Yavrum.
Selamünaleyküm. Evlilik gibi bir meselede tek tarafın anlatımı ile hüküm verilemez. Bu nedenle sizin anlattığınızın tam doğru olduğunu kabul ederek cevap veriyorum. Böyle bir evliliğin devamında hayır yoktur. Bayanın eşinden izinsiz evden çıkması bile caiz değildir. Anlattıklarınız aynen doğru ise vebaliniz yoktur.
Selamünaleyküm. Bu hususta siz haklısınız ama mikrop sizin elinizden üremiş; neden haremlik selamlık üzere olmadınız? Bu size ders olmalıdır. Şeriat'ımızın titizlikleri bizim içindir. Biz dikkat etmeye mecburuz. Anlattığınız kadarı ile meseleyi daha fazla büyütmeniz gerekmez ama belli bir mesafe koyarak tavır göstermeniz de uygun olur. Bir aile kavgasına dönüştürürseniz o da aşırılık olur. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Elbette, helallik istemelidir. Maddi bir konu ise onu iade etmelidir. Manevi bir hak ise ihlal ettiği konu için de helallik istemelidir.
Selamünaleyküm. Bir tür hastalık gibi olan bu durumu düzeltebilirsin.
Selamünaleyküm. Oruç bozmak üzerine konan ceza paraya dönüşmez. Ancak sağlığı olmayan için öyle bir şey olabilir. İnsan ve canlı resminin bulunduğu eve meleğin girmediği doğrudur.
Selamünaleyküm. Siz dosya masrafı düşülmüş haliyle aracı almayı konuştuysanız para sizindir. Böyle bir şart koşmadı iseniz para şirketindir.
Selamünaleyküm. Siz de kefaret tutacaksınız. Bu da aralıksız ALTMIŞ GÜN, artı yediğiniz gün sayısı kadar oruç tutacaksınız. Sadece aybaşı olduğunuz günler tutmayacaksınız.
Selamünaleyküm. O sistemin helal olmasında şüphelerimiz vardır.