Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 31 yaşında bir bayanım. Hayırlı bir evlilik yapmak istiyorum. Şu anda görüştüğüm birisi var; 34 yaşında, bugüne kadar biraz rahat yaşamış; arada bir at yarışları oynamış, zevk olsun diye oynadım, diyor. Ben de bu yüzden ayrılmak istediğimi söyledim. Bana yemin ediyor, kötü birisi olmadığına dair. Şu anda namaza başlamış. Ben sana doğru söylediğim için mi beni yargılıyorsun, diyor. İçime şüphe düştü, ilerisi için korkuyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu bir savaştır. Siz Allah'ın rızasına yönelmek istedikçe şeytan sizi kendine çekmek istemektedir. Bunu böyle anlamalısınız. Ölünceye kadar da bu savaş devam edecek. Mağlup bitirmemek için çalışın. Yaptığınız bir hatadan sonra hemen iyilik yapın. İyiliğiniz hatanızı örtsün. Meselâ o gece Kur'an okuyup yatın.
Selamünaleyküm. Kenidinizi bir psikoloğa arz edin. İtici olup olmadığınızı sorun. Cevap olumlu ise yapacağınız bir şey yok demektir, sabredeceksiniz. Bu durumu ceza olarak görmeniz ise yanlış. Evlenip bir iki ay sonra ömrünün sonuna kadar atamayacağı bir vasıf olan 'dul'lukla yaşayanları görmüyor musunuz? Biz bilmeyiz, Allah bizi bizden iyi bilir.
Selamünaleyküm. Siz, daha fazla batmak için inatlaşıyorsunuz. Şu fani dünyada unutulmayacak ne vardır ki onu unutamayacaksınız? Seviyesiz bir düşünce sizi yıpratıyor. Kendinize gelin, kimliğinizi koruyun. Evlenin, gerçek hayatı yaşayın.
Geçmişine tevbe eden birinin temiz kabul edilmesi dinimizin en temel kurallarından biridir, kimseyi geçmişi ile itham edemeyiz. Geçmişiniz zikretmek zorunda olduğunuz bir durum değildir. Hatta bunu alenen şu işi, şunu yaptım demeniz de hatadır. Madem tevbe ettiniz ve bu tevbenizde samimi iseniz kapatmalısınız. Erkeğin sorabileceği en tabii haklarından biri bekâret meselesidir. Zira o husustaki yanıltmanın bedeli çok ağır oluyor. Bunun dışında sorusu varsa veya sizin geçmişteki hatalarınız bunun dışında şeyler ise şöyle bir beyanda bulunmalı ama ayrıntıya girmemelisiniz: “Ben takvalı bir hayatta değildim.” İnsan geçmişini karıştırmamalı, karıştırılmasına da izin vermemelidir. Size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Bu süreçte iletişim çok önemlidir. Ancak ilişkiniz kadar manevi huzurunuzu da koruyarak hareket etmelisiniz. Geçmişiniz hakkında muhabbet açılıyor ve siz bundan huzursuz oluyorsanız -anlattıklarınız veya anlatmadıklarınız dâhil- bir sınır çizerek artık geçmişi konuşmamak konusunda anlaşın. Net bir çizgi çizdiğinizde sizin de gönlünüz ferahlayacaktır. Yaptığınız hatalardan dolayı pişman olduğunuzu ve samimi bir şekilde tövbe ettiğinizi hatırlatın. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Eşinizin hakkına girdiniz. İnsanlığınızı çiğnediniz. Ahiretinize zarar verdiniz. Şimdi ise büyük ve kesin bir tevbe ile Rabbinize dönün. Aslınıza sarılın. Evinize kapanın. İbadete verin kendinizi. Çocuklarınıza yapışın. İlim meclislerine iştirak edin. Rabbinize yönelin. Bedeninizi ve gözünüzü eşinizin dışındaki herkesten arındırın. Kimseye bu hususu açmayın, açtırmayın. Yıkanıp paklanmaya bakın. Beterin beteri bir akıbete karşı tedbirli olmalısınız. Bir zaman sonra içiniz rahat etmez, kalbiniz seccadede de huzur bulamazsa makul bir yolla ayrılmayı düşünün.
Selamünaleyküm. Bir kere kendinizi böyle kaypak bir zeminde bırakmayın. İkinci olarak da ailenizden başka büyüklere de meseleyi danışın, onların kararına göre karar verin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Takke, namazın şartlarından biri değildir. Takkesiz kılınan bir namaz makbuldür. Ancak baş açıklık bize sonradan girmiş, batılı bir kültürdür. Bizim kültürümüzde baş örtme vardır. Namazı kılarken de, örfün itibar ettiği kıyafeti kollayarak kılmak esastır. Bunun için, başımızın açık kalmasını isteyen anlayışa karşı, bari namazda başımız kapalı olsun diye düşündüğümüzden, namazda takke kullanmaktayız.
Aleykümselam. Sünnetleri kılmayıp onların yerine kazaya niyet ettiğinizi söylemek istiyorsanız yaptığınız yöntem ile kazaları kılmış oldunuz. Allah kabul buyursun. Böyle yapmasa idiniz de kazaları ayrıca kılsa idiniz daha iyi olurdu denmek istenmiştir size.
Şöyle bir soru soralım: Zar nerede ve kimin elinde bulunur? Onu en çok kim kullanır? İffetli, âlim, olgun ve hatta işi gücü yerinde insanlar mı zarla oyun oynar yoksa hanımı tarlada çalışırken kendisi köy kahvesinde boş oturanlar mı? Zar, kahvehane ve tembel malzemesidir. Caiz olsa bile Müslüman ona el değdirmez.
Selamünaleyküm. Müşteriye zarar vermemek şartı ile emlakçıya iş bulunup para alınabilir. Yalan ve hile karıştığında ise kazanılan haram olur.
Selamunaleyküm. Hayır, Kur’an okunurken veya dinlenirken su içilmesinde sakınca yoktur. Özellikle laubalilik gibi bir durum olursa onun sakıncası olur.
Selamünaleyküm. Sakın namazı bırakma, seni kurtaracak olan da biiznillah namazdır. Tıbbı da terk etme. Şeytan son oyunlarını oynuyor sana. Samimi bir şekilde sen yoluna devam et, Allah'ın izni ile kurtulacaksın.