Fetva Meclisi
Soru
Evleneceğimiz insan değişir mi? Külli irade midir yoksa cüz-i irade mi? Yani alnımıza yazılan kişi ile mi evleniriz yoksa biz seçim yaparak istediğimiz kişiyi mi tercih etmiş oluruz? Bu konu kafamı bir hayli kurcalıyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Karşınıza çıkan ne varsa bu hayatta o, muhakkak Allah'ın iradesi iledir. Ne evlilik ne de başka bir şey bunun istisnası değildir. Ancak karşımıza çıkmasının nedeni Allah'tan kaynaklanıyor olsa bile bizim, her şey elimizde imiş gibi beşeri seçeneklerimizi değerlendirmemiz gerekmektedir. Hayat, bütünüyle bir imtihandır. Bu imtihan gereği olarak da evlilik yapıyor diğer işlerde irade kullanıyoruz. Özet olarak siz, Allah Teala size hiç karışmıyormuş gibi evlilik seçeneklerini kullanacaksınız. Helal/haram kurallarına dikkat ederek bir sonuca ulaşacaksınız ve neticede imtihan kazanacaksınız. İmanımız bu şekildedir. Allah yardımcımız ola.
Şöyle olacak güzel kardeşim: Bu iş için yılları değil ömrünü vereceksin ve sonuç için ahireti belirleyeceksin. Şu kadar yıl uğraşmak yetmez. Bir ömürdür bu işin çalışma dilimi. Önce sen. Önce sen. Önce sen. Sonra eşin. Daha sonra çocukların. Sen, sen olacaksın ki bereketin ile sonuç gelsin. Şeytan seni eşin ve çocuklarınla oyalarken seni sana eritmesin. İki kulak iki göz çoktur. Bir kulağın, bir gözün olsun. Bir dilin olduğu gibi. Sabrettiğin kadar başarılısın. Allah için sabredebilenler Allah için bir iş yaptığını söyleyebilirler. İbadetle rahatlamadıkça çıldırmaktan başka çare bulamazsın. Sinirlendikçe bir sayfa Kur'an okuduğun gün huzur bulursun. Yorulunca, bıkınca iki rekât namaz kıldığın zaman dertler sana ağır gelmez. İman ettiğin peygamberlere bak; hangisi mükemmel keyifli bir aile sahibi oldu da sen olacaksın? Unutmak yok; burası cennet değildir. Cennete gidilebilecek yerdir buralar. Anlaşıldı mı?
Allah teala size sabırlar versin. Elbette hayat birisinin eşi olmaktan ibaret değildir. Evlenmek kadar bekarlık da haktır. Mevcut durum ne ise onun üzerinden kulluğumuzu yerine getireceğiz, budur asıl önemli olan. İkinci olarak da şunu bilmeniz gerekir: Her an bir evliliğe hazır olmanız gerekir. Dul kalmaya da hazır olun yeni bir evliliğe de. Kadere karşı inat rolleri doğru değildir. İhlaslı ve gerçekçi bir evlilik her zaman en iyisidir. Üçüncü olarak da kendinize bir dernek, vakıf, ders halkası bulun. Onlarla beraber olmaya gayret edin. Muhakkak ve muhakkak günlük Kur'an okumalısınız. Her ay bir hatim indirecek şekilde okuyun. Bir ilmihal kitabını satır satır okuyun. Zikir virdi edinmeye çalışın. Sabredin kazanın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu sorunun cevabının size bir katkısı olmayacak. Boşanmak kesin duruma geldiyse boşanın yolunuza devam edin. Felsefi şeylerle kendinizi yormayın.
Kulluk zaten bu yoğunlukta yapılır, uzayda kul olacak değildiniz. Abartmaktan vazgeçiniz. Herkes, her kadın sizin gibi birilerinin bir şeyleri oluyor. Herkesi ağırlığına göre sıraya koyun. Sonra da herkese hakkı kadar vakit ayırın. 1-Allah. 2-Eşiniz. 3-Çocuklarınız. 4-Anne babanız. 5-Kayınpederiniz, kaynananız, eltileriniz, görümceleriniz, komşularınız, akrabalarınız ve insanlar... 6-Hayvanlar. Sırayı bozmayın. Birinden artmadan diğerine geçmeyin. Rahat edersiniz.
İnsanın insana kul olması deliliktir. Sevmek haktır ama delirmek hak değildir. Seviyeli olup onur zedelemeyecek tavırlar göstermek gerekir. Bir bayan olarak istenmeyi beklemelisiniz. Sizin peşinde koştuğunuz bir kişi ile evliliğinizin nasıl süreceğini tahmin edemiyor musunuz? Mü'min bayan farkı gösterin lütfen.
cüzi irade konusundaki diğer fetvalar
Mesele şöyledir: 1- Kesinlikle bu kâinatta tek söz sahibi Allah Teala'dır. İyi veya kötü ne biliyorsak o, muhakkak O'nun yaratması ile olmaktadır. Yani her şeyi yaratan O'dur. 2- İnsanın da bir iradesi vardır. Bir şeyi yapmak ister ve yapar. Ama insanın yaptığı şeyin yapılmasına izin veren yani o işi İNSAN İSTEDİĞİ İÇİN yaratan Allah Teala'dır. Allah yaratmasa insan o işi yapamazdı. İnsan istedi ve Allah yaptı. Bunun sonucu olarak da insan, yapılan şeyin sorumluluğunu taşımaktadır. Allah'a emanet olun.
Buradaki bağlılık güç bağlılığı olarak anlaşılmasın. Mesele şudur: Kul, cüzi iradesi ile bir şey isteyince onu, külli irade olmadan yapamaz. Külli irade ise cüzi iradeyi uygulamak için hareket eder. Bu mesele böyle anlaşılmalıdır.