İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben yirmi üç yaşında olan bir hanım kardeşinizim. Evliyim, Allah nasip etti iki tane de evladım oldu. Elhamdülillah. Ben şu an öncelikle Rabbimizin kulu, Efendimizin ümmetiyim sonrasında ise hem bir annenin evladı hem bir evladın annesiyim. Aynı zamanda bir beyefendinin eşiyim. Aynı zamanda kardeşim, yengeyim, görümceyim, gelinim yani bunun gibi birçok vasfım var. Ben hem evlatlarıma annelik edip hem de anneme evlatlık edip eşime de eşlik edip bunca vasfın ve getirdiği sorumlulukların içerisinde nasıl Rabbimizin cennetine layık bir kul olabilirim? İlim öğrenmek biraz zor oluyor. İş yoğunluğu ve vakit darlığından ancak ben çok istiyorum. Zaman gittikçe zorlaşıyor ve biz bu durumda ne yapacağımızı bilmiyoruz. Nefsimiz birçok şeye meyil edebiliyor Allah afetsin, bizlere neler önerirsiniz?

Cevap

Kulluk zaten bu yoğunlukta yapılır, uzayda kul olacak değildiniz. Abartmaktan vazgeçiniz. Herkes, her kadın sizin gibi birilerinin bir şeyleri oluyor. Herkesi ağırlığına göre sıraya koyun. Sonra da herkese hakkı kadar vakit ayırın. 1-Allah. 2-Eşiniz. 3-Çocuklarınız. 4-Anne babanız. 5-Kayınpederiniz, kaynananız, eltileriniz, görümceleriniz, komşularınız, akrabalarınız ve insanlar... 6-Hayvanlar. Sırayı bozmayın. Birinden artmadan diğerine geçmeyin. Rahat edersiniz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle olacak güzel kardeşim: Bu iş için yılları değil ömrünü vereceksin ve sonuç için ahireti belirleyeceksin. Şu kadar yıl uğraşmak yetmez. Bir ömürdür bu işin çalışma dilimi. Önce sen. Önce sen. Önce sen. Sonra eşin. Daha sonra çocukların. Sen, sen olacaksın ki bereketin ile sonuç gelsin. Şeytan seni eşin ve çocuklarınla oyalarken seni sana eritmesin. İki kulak iki göz çoktur. Bir kulağın, bir gözün olsun. Bir dilin olduğu gibi. Sabrettiğin kadar başarılısın. Allah için sabredebilenler Allah için bir iş yaptığını söyleyebilirler. İbadetle rahatlamadıkça çıldırmaktan başka çare bulamazsın. Sinirlendikçe bir sayfa Kur'an okuduğun gün huzur bulursun. Yorulunca, bıkınca iki rekât namaz kıldığın zaman dertler sana ağır gelmez. İman ettiğin peygamberlere bak; hangisi mükemmel keyifli bir aile sahibi oldu da sen olacaksın? Unutmak yok; burası cennet değildir. Cennete gidilebilecek yerdir buralar. Anlaşıldı mı?

Hocam biz yıllarca güzel hayaller kurarak evlendik ama şimdi gerçekleri yaşıyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. En büyük hedefiniz ve gayretiniz, eşinizle huzurunuz olsun. Onunla siz ikiniz bir dünya olun, çocuk olsa da olmasa da sizi sarsmaz. İkinci hedefiniz de, insanları yok sayan bir anlayışla yaşamak olmalıdır. Size ve eşinize Allah yetmelidir. Kendisi de kusurlarla dolu, dert küpü insanlar sizin için bir şey deseler ne olur demeseler ne olur? Bunu iyi düşünün. Üç yıl, çocuk için çok uzun bir zaman değildir. Neden sabırsızlanıyorsunuz ki? Böyle düşünürseniz, çocuğunuz olduğunda da onu normal bir çocuk gibi büyütemeyeceksiniz. Muhakkak kitap okuyun. Bir ders halkasına katılın, Kur'an okumayı sakın ihmal etmeyin. Her gün planlı bir Kur'an okumanız olsun. Belli tesbihatı ihmal etmeyin. Eşinizle küçük bir dünya kurun, birbirinizin kıymetini bilin. Özel bir dua yoktur, siz içinizden geleni dua olarak tekrar edin. Ve unutmayın ki, çocuklu olmak mı yoksa şu hâliniz mi sizin için daha hayırlıdır, bunu bilemezsiniz. Kaderinize razı olun, sabırlı olun. Şeytana ve şeytanlaşmış insanlara karşı direnin. Direnin ve kazanın. Allah'a emanet ederim sizi.

Hocam, 3 yıllık evliyim, 1 düşüğüm oldu ve bir senedir Rabbimin izniyle hayırlı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şans nedir? Şanslı kime denir? Evliler şanslı bekârlar şansız mıdır? Neye göre kime göre şanslıdır? Biz, Allah Teâlâ’nın kullarıyız. Ona kulluk için bu dünyada yaşıyoruz. Cennet için çalışıyoruz. Cennet için çalışarak Allah Teâlâ’ya kulluğumuzu ispat ediyoruz ancak bu ispatla cennete girebileceğimize inanıyoruz. Kul olarak yaşarken önümüze kulluğumuzu ispat edeceğimiz alanlar çıkıyor, mesela mümin bir eş olmak gibi ya da bekârlık gibi. O alanlarda imtihan ediliyor, kazanıyor ya da kaybediyoruz. Kazancımız ya da kaybımız çevremizdekilerin sözlerine göre değil bizim tavırlarımıza göre şekilleniyor. Evet, üzerinizde çevre baskısı, mahalle dedikodusu ağırlığını hissedebilirsiniz. Ama siz, ana hedefinizden kopmayınız. Biz, cennet için yarışan kullarız. Yarış alanlarımız farklı olabilir, şu an siz bekârlık üzerinden sınanıp yarışıyor bir diğeri evlilik üzerinden imtihan ediliyor olabilir. Siz hedefinize kilitlenin! Evlenmek ya da iş bulmak için siz elinizden geleni yapın. Somut adımlar atın, duanızı yapın. Somut adımlar atıp dua etmek dışında hangi insanın elinden ne gelebilir ki? Size bunları söyleyenler sizin için ne yapabilirler ki?

Hocam ben yirmi beş yaşındayım. Yaptığım iş başvuruları hep olumsuz sonuçlanıyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.

Hocam ben artık yoruldum bu evlatlarını kendi malı gibi gören anne babadan. Üniv
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.

Hocam otuz iki yaşında bekâr ve memur bir kız kardeşinizim. Tesettürüme elimden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.

Hocam ben 3 yıllık evliyim ve 1 yaşında da oğlum var. Evlenmeden öncesinde şu an

akraba konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.

Hocam ben on yıllık evliyim ve iki çocuğum var. İyi olur ve iyiye gider diyerek,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Karı-kocanın arasını bozmak isteyen kimseler akraba bile olsalar küsmeden uzak kalınmalıdır. Bu denge mutlaka korunmalıdır. Fakat sen anne-babanın olumsuz ilişkilerinden etkilenmemeye gayret etmelisin. Daha çok gençsin. Kendini aile içi kavgalarla yıpratma. Anne babanın birbirlerine ihtiyaç duyduğunda belirli bir yerde ve zamanda uzlaştığı olur. Dolayısıyla sen anne babanın örtülü kavgalarında sakın müdahil olma, ilgilenme. Sen kendini bilgili ve kültürlü bir hanım kızımız olarak yetiştirmeye çalış. Allah yardımcın olsun.

Hocam bizim yakın bir akrabamız, annem ile babamın arasını bozmak ve huzurumuzu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bahsettiğiniz sorunun cevabını toplumun kültürü belirler. Setri avreti sağladıktan sonraki kıyafet toplumun yargısı ve yadırgamasıyla bağlantılıdır. Sizin yaşınızdaki bir delikanlı için garipsenmeyebilir. Camideki amcalarımız kendilerindeki olgunluğun aynısını gençlerden de beklemeleri yanlıştır. Uğraştığımız meselelere bakınca şeytanın bizi oyaladığı konusunda hiç tereddüt etmiyorum. Bizleri asıl konudan uzaklaştırıp detaylarla meşgul etmesi şeytan taktiğidir. Allah yardımcımız olsun. https://www.sosyaldoku.tv/41-fil-bile-anladi/

Hocam ben yirmi yaşlarında bir delikanlıyım. Camiye gideceğimde veya sokağa çıka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuğunuzun babası (kocanız) fakirse verebilir, zenginse veremez. Çocuğunuza verilen fitreyi de yalnızca onun ihtiyacı için kullanabilirsiniz. Eğer anlaşmalı bir şekilde birbirinize vermişseniz bu doğru değildir. Anlaşma olmadan verdiyseniz sorun olmaz.

Hocam benim oğlum beş aylık, halası ona fitrelerini verebilir mi? Biz de eşimle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacanak Allah'ın Kur'an'da emrettiği akraba listesinde yer almamaktadır. Bu daha çok bizim kültürümüzde ve biraz da hanımların etkisiyle sıkı bir bağlılık oluşmaktadır. Yalnız bacanak kendisiyle iyi geçinilmesi gereken Müslümanlar arasındadır. Eğer bacanakla yakınlığınız sizi psikolojik olarak etkiliyorsa küsmeden, kısa selamlarla, irtibatı koparmayacak şekilde bir bağlantı strateji izleyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben yıllardır imam olarak görev yapıyorum. Bacanağım, cihatçı/selefi görüş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fitne ve fesada kapı aralayacak her türlü ilişkiyi kontrol altına almakta fayda var. En başta bu görüşmeler ve aynı binada yaşama durumu asla kadın erkek karışık şekilde olmamalı. Bu konudaki mahremiyeti koruma konusuna azami özeni göstermeli bunu başaramıyorsanız gerekirse taşınmayı düşünmelisiniz. Bunu koruduğunuz halde, yine de ilişkilerin fitneye ve fesada kapı aralaması söz konusuysa ilgili kişilerin bu türden bir duruma kapı aralayacak her türlü söz ve fiilden uzak durması gerekir. Bu sebeple konuşmaların miktarını ve içeriğini mutlaka helale ve hayra çevirmeliyiz. Görüşülmesi zorunlu kişilerle de görüşmeleri bu çerçevede daima siyasi ve tedbirli adımlarla yapmalı eğer orada da fitne veya fesada kapı aralanıyorsa. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam biz dört kız kardeşiz, ablalarım evli. Amcamlarla aynı apartmanda oturuyor

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.