İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben 32 yaşında üniverste mezunu, tesettürlü, namazlarımı kılmaya ve insanlara yardım etmeye çalışan bir bayanım. Tesettürlü olarak bir işyerinde çalışmaktayım. Bunları karşılaştırabilme fikriniz oluşabilsin diye belirtme gereği duydum. Benimle evlenmek isteyen, 26 yaşında, yurtlarda okumuş, yazları ailesinin yanında kalmış, namazlarını kıldığını vs. ve bana aşık olduğunu, benim onun için biçilmiş kaftan olduğumu söyleyen bir genç ile evlenme niyetiyle telefonda ve birkaç kez yüzyüze restoranda görüşme imkanımız oldu. Bu genç ben mutlu olayım diye benim olmasını istediğim şeyleri olacakmış gibi bana göstererek yalana başvuruyor. Araştırdığımda arkadaşlarından da onun çok rahat yalan söyleyebilen biri olduğunu, bunun yanında zararlı biri olmadığını, çalışkan biri olduğunu söylediler. Bir de görüşmelerde kendine hakim olamadığını, elimi tutma vs. gibi istekleri olduğunu gördüm ve ben bunu dinimizce yapma hakkının bulunmadığını söylediğim zaman da, "sen benim helalimsin başkasına yar etmem, o zaman nişanlanalım-evlenelim" diyor. Ben ise yalanlarından dolayı tereddüt yaşıyorum. Acıma ve merhamet duygusu içimi sardı. Diyorum ki acaba evlenince yalan söylemeyi terk ettirebilir miyim, ona sahip çıkmam mı gerekiyor, ona yazık mı diye düşünüyorum. Hayat insanlara aynı şartları sunmuyor. O da yurtlarda azarlanmamak için ya da babasından dayak yememek için yalana başlayıp alışkanlık haline getirmiş. Bu, zamanla düzeltilebilir mi? Onunla evlenmem doğru olur mu? Bir de şu aklıma geliyor, onunla evlenme bununla evlenme... kiminle evleneceğim. Çok bunalıyorum. Nasıl davranmalıyım, ne yapmalıyım?

Cevap

Sizin anlattıklarınıza bakarak şunu söyleyebilirim: Uzun yıllar bekar kalmaya razı olurum da o tiple evlenmem! Bile bile yanlışa razı olmamalısınız. İnsanlar daha temiz şartlarda evleniyorlar da sonu iyi gelmiyor. Siz baştan yalan gibi kötü bir sicilli biriyle neden baş başa kalıyorsunuz? Yüz vermeyin uzak durun derim.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Yüzde yüz aradığını bulma şekli nadiren gerçekleşebilir bir durumdur. Önemli olan eksi tarafın ağır basmamasıdır. Bu yaptığınız makuldür. Eğer aday olan kişi, eksi yönü ağır basan biri ise evlenmezsiniz. İstişare edebiliyorsanız istişare edin. Sonra da istihare yapın. Dua edin. Endişelenmenize gerek yoktur. Allah yardımcınız olsun.

Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun inşallah. 2 yıldır kendi kendime Al
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Size dua der, Allah'tan sabır dileriz. Haksızsınız diyemeyiz, ne yazık ki durum böyledir. Bu asrın imtihanı da bu olacak anlaşılan. Sonuna kadar gayret etmeye mecburuz. Çok dua etmeliyiz. Yahudi'ye lanet eder gibi kendimize de dua edip, Allah'ın yardımını dileyerek bu badireyi atlatabiliriz. Gelene evet demeniz akılsızlık ve bile bile tehlikeye atlamak olur. Öyle yapmayın. İlkelerinizi belirleyin. Bu ilkelerden taviz vermeyecekleriniz olsun, esneyebilecekleriniz olsun. Gelenin durumuna göre de karar verirsiniz. Allah yardımcınız olsun.

Evlilikle ilgili sohbetlerinizde hep cinsel hayat üzerinde durmanız beni rahatsı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayat bu değildir, kendinizle ve geleceğinizle ilgili bir konuda insanların ne diyeceğine bakarak yaşamanız büyük bir zafiyettir. Size tavsiyemiz kendinize gelmeniz ve dik durarak istikrarlı kararlar vermeye çalışmanızdır. Kulağınızı kapatın, insanları dinlemeyin, onun yerine kalbinizin sesine kulak verin.

Ben 26 yaşında, açık ama tesettüre girmek için can atan bir bayanım. Bir hafta ö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen, olması gerekeni düşünüyorsun. Eşin ise yasaların ve dinin ona verdiği bir hakkı kullanıyor. Eşini bu nedenle reddedemezsin; evinde kimseyi istememek hakkıdır. Bu iki farklı anlayışın bir noktada buluşabilmesi eşinin merhametli ve fedakâr biri olması ile mümkündür. Bu da senin sorunu zamana yayarak (her günün doğal tartışması yapmayarak) onun esnemesini sağlamanla mümkündür. O da insandır neticede. O da bir gün yaşlanacağını biliyordur. Biraz daha “evet, sen haklısın” diyerek ortamı rahatlat. Bir zaman sonra teklifini kabule yanaşacaktır. Ya da onun razı olacağı biraz uzakta bir evi tercih edeceksin. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben yirmi altı yaşında, iki yıllık evli bir gencim. Çok uzun zamandır kafa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.

Hocam otuz iki yaşında bekâr ve memur bir kız kardeşinizim. Tesettürüme elimden
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, Evlenmek senin için farz duruma gelmiş ise yani artık harama kayma riski taşıyacak durumda isen anne babanın ne diyeceği önemli olmaz. İlk helal yolu denemelisin. Öyle değilse sabredeceksin. Şu kadar ki, duygusal olmamaya gayret et. Allah yardımcın olsun.

Ben 27 yaşında bir bayanım. Dört kardeşiz ve en küçük olduğum için önce onların

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.