Fetva Meclisi
Soru
Ben 21 yaşında bir bayanım. Evlenmeyi düşünüyorum. Çok talibim oluyor ama bir türlü nasip olmuyor, her gelende bir sorun çıkıyor. Erkek adayı iyi olunca bu sefer ailesinde bir pürüz çıkıyor. Ailesi iyi olursa erkekte bir sorun çıkıyor, bu sefer de ailem vazgeçiyor. Acaba çok mu inceliyoruz? Ne yapmamız gerek? Günümüz şartlarında namusumuzu korumak çok zor, harama çok çabuk bulaşıyoruz bunun için hayırlı bir evlilik yapmak istiyorum. Acaba ya nasip diyerek çok irdelememek mi lazım?
Cevap
Benzer fetvalar
Köyünü özlemeyen yoktur, herkes özler ama hasreti ile hayat gerçekleri arasında bir denge kurarak yaşar. Siz de öyle yapın. 1- Altı yılda sizin iki çocuğunuz olmalı idi. Çocuksuz kadın için hayat anlamsız olabilir. 2- Ev dışında gittiğiniz bir vakıf, dernek bir yer olsun. Oraya gidin ve görev alın. 3- Her temizlik döneminde eşinizle en az beş kere HER BİRİ BİR SAATTEN AZ OLMAYAN yatak ilişkisi kurmalısınız. Bu eşiniz için de sizin için de şarttır. Eşiniz bu hususta ihtiyaç hissetmiyorsa siz hakkınızı isteyebilirsiniz. 4- Sizin muhakkak özel bir kabiliyetiniz vardır. Yazı yazma, şiir, tatlı/yemek icadı, örgü veya benzeri bir şeyde Allah size muhakkak bir kabiliyet vermiştir. O kabiliyetinizi keşfetmeye çalışın. Defalarca denemeler yapın; hangisi tutarsa kendinizi onda boşaltın. 5- Türkiye'deki yakınlarınızla bağlantınızı asgariye indirin. 6- Kur'an okumayı bildiğinizi var sayıyorum; bilmiyorsanız bir haftada öğrenin. Biliyorsanız veya öğrendikten sonra her ay bir kere Kur'an'ı hatmedin. Göreceksiniz hayatın rengi değişecektir. 7- Çok dua edin. Bilhassa sabah namazında dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
Selamünaleyküm.Hanım kardeşim. Yirmi beş yaşı evlilik için son sınırdır diye bir kural mı var? Gereksiz yere sıkıntı etmeyin. Kim bilir sizi ne güzel bir yuva bekliyor; siz de gereksiz yere acele ediyorsunuz.İnsan evleneceği zaman erkek olsun kadın olsun, uzun bir şartlar listesi hazırlar kafasında. Bu şartların çoğu zamanla erir gider. Siz de aynısını yapacaksınız. İbadet şartından asla vaz geçmeyin ama tahsil çok da önemli değil. Ahlâklı bir okumamış, ahlâk yoksunu bir diplomalıdan daha değerlidir. Endişe etmeyin, her şey kaderle yürüyor. Siz araştırmanızı yapın,gelen tekliflerle ilgilenin. Üzerinize düşeni yaptıktan sonra gerisini Allah Teâlâ halledecektir.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
-Şöyle bir planlama ile yaşamaya çalış: 1-Mü'min olduğunu unutma; iman senin için bir dava olsun. Kaybetmeyeceğin yegâne değerin imanın olmalı, ona yatırım yap. Hayatını ona göre belirle, işini ona göre tanzim et. 2-Haramlardan kaçın. Her haramı imanına salınmış bir kurtçuk gibi görmelisin. Haramlar senin içinde iken senin kendini iyi mü'min yapman da zorlaşacak demektir. 3- Allah'ın farzlarını eksiksiz yerine getirmeye çalış. 4- İnsanî görevlerini ihmal etme. Anne baban başta olmak üzere diğer insanlara karşı vazifelerin, hakların ve sorumlulukların açısından görevin olarak önünde olmalıdır. 5- Sağlığını önemli bir emanet olarak bil ve koru. 6- Sünnetler üzerinden genişleyebildiğin kadar dinde genişlemeye gayret et. Bu bölümden biri olarak ilmi faaliyetlerde bulun, oku, öğren, dinle. 7- Mü'minler arasından seçilmiş kardeşlerin bulunsun. Onların kıymetini bil, senin kıymetini bilmelerini sağla. Beraber olmakla zevk aldığın, iman ve heyecanının arttığı kardeş grubun olmadıkça lezzetli bir iman yaşayamazsın, iyi bil bunu.
Hiçbir şey okumana gerek yok. Merak etme kızım, nasibin seni bulacak. Evlenmeyi istemen ayıp değildir. Günah hiç değildir. Çocukça bir kararla evlenip geleceğini berbat edecek bir hata da yapmamalısın. Sabırlı ol. Kendini bu işe kilitleyerek gününü öldürme. Sen bu dönemde sus, taliplin gelince de dedenler veya bir başka aile büyüğü mahreminle bu durumu babanla görüşürsün. Mesela dayın veya amcanı ikna et, senin için böylesi daha hayırlı olacaktır biiznillah. Kendini Kur'an okumaya ver kızım. O seni rahatlatır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Görme özürlü bir insana yardım etmek için kırk gün ikindinin sünneti terk edilse asla bir şey kaybedilmiş olmaz. Allah'a emanet olun.
İslam dininin günlük hayatı tanzim eden kurallarına FIKIH adı verilir. Fıkıh, takdir edilebileceği gibi büyük bir ilim dalının adı olmaktadır. Normal bir fıkıh ilmi, ancak 2000-3000 sayfaya sığdırılabilecek kadar geniştir. Bu denli geniş bir ilimden mesela namazda burnu kanayanın ne yapacağına dair küçük bir bölümü çıkarmak bir ehliyeti gerektirmektedir. Bunun için bu işi yapabilecek kadar uzmanlığı olanlara ihtiyaç hissedilmiştir. Bunu yapanlara da FETVA EHLİ anlamında MÜFTİ denmektedir. Aslında fetva, önceden yazılıp çizilmişleri ihtiyacı olana ulaştırmaktır. Bizim burada yaptığımız ise bu bile değildir. Biz, bunu yapanların yani ulemanın sekreterliğini yapmış oluyoruz. Yoksa fetva, başlı başına büyük bir ilim gerektirmektedir.
1- Kul hakkı, fırından ekmek çalmakta olduğu kadar teknolojik bir üründen, iletişime kadar bir insanın elinde hak olarak bulunan her şeyde vardır. 2- Kul hakkı, Müslüman'ın Müslüman'a karşı titizliği ile sınırlı değildir. Müslüman olmayanların da hakları kul hakkıdır. 3- Film izlemek konusunda daha geniş düşünmeye mecburuz; masrafına değip değmediğine henüz karar verebilmiş değiliz. Allah'a emanet olunuz.
Namaz, nasıl kazaya kaldı ise o şekilde kaza edilir; seferi iken kazaya bırakılan namaz seferi gibi mukim iken bırakılan da seferilikte bile kaza edilse tam olarak kaza edilir. Allah kabul buyursun.
Sakalın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin sünnetlerinden biri olduğunda hiçbir ihtilaf yoktur. Hükmü hakkında ise muhtelif görüşler vardır. Bu da bize şunu göstermektedir: Keyfi nedenlerle sakalı ihmal etmek Sünnet'e ters düşmektir. Ama öğlen namazının sünnetine gösterdiğimiz titizliği sakala da gösteriyor olduktan sonra, şu veya bu zorunluluktan ötürü sakalı hiç bırakamamak veya bıraktıktan sonra kesmek mümkündür. Mesele kalpteki Peygamber sevgisi ve itaat bağı meselesidir. Allah'a emanet olun.
ŞÛRA, siyasi kararlar için konmuş kuralın adıdır. Siyasetle iştigal eden mü'min yöneticinin kararlarını daha doğruya yakın ve zulümden uzak bir karar olarak verebilmesi için Allah Teala'nın vazettiği bir kuraldır. Kitabımız Kur'an'da bir suresinin adı da ŞÛRA suresidir. Bu da bunun önemini göstermektedir. Kişilerin yaptığına ise İSTİŞARE adı verilir ki, o da önemli sünnetlerden biridir. İstişare, istişare edilecek konuya ehil olan biri ile yapılır. ŞÛRA ise bir kurumun adı olarak da anılabilir ki buna uzmanlar ya da danışmanlar kurulu da denebilir. Allah'a emanet olunuz.