Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir yerden duyduğumuz bir fetva neticesinde senelerdir ezan okunurken yiyip içeriz. Otuz iki yaşındayım çok uzun zamandır bu şekilde ailece oruç tutmaktayız. Şimdi öğrendim ki ezan okunurken yiyip içmeyi kesmek gerekiyor, hatta yiyip içersen kaza gerektiriyor. Belki ilk oruç tutuğumdan beri belki daha sonrası hiç hatırlamıyorum bu şekilde oruç tutmuş biri olarak ne yapmam gerekir? Hiçbir orucumuz kabul olmadıysa bu kadar orucu nasıl kaza ederiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Hatırladığınız şekilde bir bilgi var. Ama ibadetlerde tedbirli olmak esas olduğundan imsaktan hemen öncesinde yeme ve içmenin bırakılması yönünde tavsiye etmekteyiz. Ezan okunurken yeme ve içmelerinizle orucunuza zeval (sıkıntı) gelmemiştir. Ama bundan sonra sizi daha dikkatli olmaya davet ediyorum.
Kalbinizin rahat etmesi için aynı orucu tekrar edebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Vakit çıktıktan sonra vakit daha girmedi zannıyla yeme-içme kazayı gerektirir.
Aleykümselam.Bir kere, şimdi öğrendiği hakikate sarılsın. Her orucunu da böyle tuttu ise bu bilgi hatasından kaynaklandığı için keffaret gerekmemektedir. Normalde kaza etmesi yani o oruçları yeniden tutması tercih edilir. Ara ara tutarak da olsa o oruçları tutmaya çalışsın. İstiğfar da etsin, Allah rahîmdir.
Sabah ezanı okunduktan yani takvimdeki İMSAK vakti girdikten sonra bilerek yemek veya içmek o günü kaza etmeyi gerektirir.
Farz bir orucun tutulması esnasında UNUTARAK yemek veya içmek orucu bozmaz. Kaza da gerekmez. Zira bozulmayan orucun kazası neden gereksin? Ancak nasıl olsa orucum bozuldu zannederek yiyenin orucunu kaza etmesi gerekir.
ezan konusundaki diğer fetvalar
İşrak namazını güneş doğduktan 40 dakika sonra kılabilirsiniz. İşrak namazı, kendi başına nafile bir namazdır. Sabah namazını kılmaya bağlı bir şartı yoktur.
O günün orucunu bir gün kaza edin.
Oruçlu bir mü'min yolcu ise yol esnasında akşam ezanını duyduğu ilk noktada orucunu açabilir.
Vakit girdiyse, ezan okunmasa da oruç açılabilir. Ama vaktin tam olarak girdiğinden emin olmak gerekir. Şüphe varsa, ezanı beklemek daha ihtiyatlıdır.
Böyle bir konuyu ilmihal kitaplarında bulamayabilirsiniz. Yeni bir konu olarak eski kitaplarda olmaması normaldir. Âlimlerin bu konudaki görüşlerini şöyle özetleyebiliriz: Canlı yayın olmayan, bir ses kayıt cihazından aktarılan ezanı normal minaredeki ezan gibi kabul etmemiz gerekmez. Zira ezan bir ibadettir, bu ibadeti insan yaptığında ibadet olarak yerine oturmuş olur. Canlı yayın olarak aktarılan bir ezanı ise müezzini minarede dinliyor gibi kabul edip gerekeni yapmak uygun olandır. Bunu şöyle kabul edebiliriz: Minareden ses cihazı olmadan okunan ezanı çok az bir mesafeden dinleyebiliyorduk. Ses cihazları ile beraber uzaktan da dinleme imkânımız oldu. Canlı yayın da bunun gibi kabul edilmelidir.
Bulunduğunuz şehirde ezan başladığı dakikadan itibaren o vaktin namazını kılmanızda hiçbir sakınca yoktur. Ezanın bitmesini bekleyip namaza durursanız en mükemmelini yapmış olursunuz. Allah kabul buyursun.