Fetva Meclisi
Soru
Diyanet İşleri’nin sitesinden ezan vakitlerine baktım. Ana sayfada Ankara için ezan vakitleri gösteriliyormuş. İş yerimin yakınında ezan sesi duyabileceğim bir yer de yoktu. 16.54 yazdığı halde 17.00’da orucumu açtım. Meğerse İstanbul için akşam vakti 17.07 imiş. Bir arkadaşımın da erken açmasına sebep oldum; orucumuz geçerli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah affetsin hepimizi.
Selamünaleyküm. Ezan vaktinin olmadığını kesin bilirseniz yanlış yapmış olursunuz. Bir dakikalık erken olma zarar etmez ama on, on beş dakika erken açtı iseniz bir gün kaza edersiniz.
Selamünaleyküm. Bir gün kaza etmeniz yeterlidir. Allah affetsin hepimizi.
Diyanet Takvimi’ne göre oruç açabilirsiniz. Ezan başlayınca açmak gerekir.
Selamünaleyküm.Türkiye için Diyanet sitesini tavsiye ederiz. Sizin yörenizde hangi sitenin muteber olduğunu bilemeyiz. En ihtiyatlı olanı tercihe edebilirsiniz. Allah kabul buyursun.
Ezanın okunmaya başlanması o saniyede vaktin girdiğini göstermektedir. Vakit girdiği saniyeden itibaren de namaz caizdir. Ezan vaktinin girmediği anda namaz caiz olmaz. Müezzinin bir hata yapma yani erken ezan okuma ihtimali yoksa namazda da bir sakınca yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir emri yerine getirmeniz aile ziyareti açısından bakıldığında göreviniz olmayabilir, değildir de. Ama sizin aile huzurunuzu dolaylı olarak da olsa etkileyecek bu tavrı çok iyi düşünmeniz gerekir. Gitmek istemiyorsanız da bunu makul görülebilecek bir nedene bağlayın veya belli aralıklara bölerek gidin. Ya da isyan gibi algılanmayacak bir yöntem bulun.
Siz bir başkasının üzerine gelirken normaldi de tabii olarak eşinin yanına gitmek isteyen bir insana neden bu tepkiyi gösteriyorsunuz? Kendinizi alıştırmanız daha doğru olur, dengeli düşünmeye çalışın.
Kadının dışarı çıkması yasak değildir. Dışarı çıkmakla salihalık da bozulmaz. Dışarıya ayak uydurma şeklinde bir çıkış salihalığı bozabilir. Bir kere ile her şeyi kaybetme ise ağır bir iddia olur.
Kutlu doğum haftası zararının kafirlerin zararından fazla olacağı şeklinde bir söz gayet yersiz bir sözdür. Bir kere kutlu doğum. Yanlış da olsa mü’min insanların iyi bir niyetle yaptıkları iştir. Kafirlerin işleri ile kıyas edilmesi asla doğru olmaz.
'Nasipsizliği' kötü olma anlamında kullanıyorsanız yanlış olur. Bunun dışında ömür boyu evlenemeyen bir insanın o hususta nasibi yokmuş demektir. Zira bu alemde kimse kaderde olmayan bir şeyi yapamaz.
Selamünaleyküm. Asla olmaz, mü'min olduğu bilinmeyen en azından mü'min olma ihtimali olmayana Allah'tan rahmet dilenmez. Asla böyle bir şey yapılamaz, ne için imanla yaşayıp ölmenin gayretini yapıyoruz o zaman?