Fetva Meclisi
Soru
Yaklaşık 3 aydır evliyim. Eşimle, ailelerimizi genellikle her hafta ziyaret ederiz. Bununla birlikte eşim ayriyeten her hafta annesini, kendisi olmaksızın da ziyaret etmemi istiyor. Ben ise bunu yapmak istemiyorum. Dinimizce eşimin bu isteğine karşısında benim tavrım ne olmalıdır? Eşimin tavrı ne olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Ortada şöyle bir gerçek var: Oturup kalkmadaki mahremiyet inceliklerine dikkat edilerek girip çıkma yapılıyorsa sizin eşinizin ailesi ve yakınlarına ziyarete gitmeniz insanî olan, gerekli olduğu tartışılamayacak olan bir hakikattir. Bunu sormaya bile gerek yoktur. Ancak durum sizde olduğu gibi kadının psikolojik de olsa eziyet görmesine neden olan tavırlar barındırıyorsa gitmek zorunda değilsiniz. Eşinizin sizi her durumda eziyetten koruması gerekmektedir. Yakınlarının sılayırahimi kadar sizin korunmanız da ona görevdir. Eşinizin yakınları sizin kan bağı ile oluşmuş yakınlarınız değildir. Dolayısıyla onların sılayırahimi size farz değildir. Eşinizin bunu zorlamaya hakkı yoktur. Eşiniz sizi eziyet görmeye karşı koruyamadığı bir yere götüremez. Şunu bilmenizde fayda vardır: Aile bu tür tartışmaların başlaması ile risk altında kalır, keşke bu tartışmaya girmese idiniz, sabredebilse idiniz, çok daha iyi ederdiniz. Dinen size mecburiyet getirilmemiş olsa bile sizin aile huzurunuzu dikkate almanız sizin lehinize bir durumdur.
Anneniz size emreder, siz de ona itaat edersiniz. Hanımınızı buna katmaya mecbur değilsiniz o da mecbur değildir. Siz anneniz emrettiği kadarını yapın, o da gönlünden geçeni yapsın. Sizin de onun anne babasına karşı tavrınız elbette bunun muadili olacaktır. Aynı şehir içindeki bir kadının özel bir durum yoksa ayda bir kere annesine gitmesi normaldir. Farklı şehirlerdekileri içinse bu yılda bir olabilir.
:Selamünaleyküm. Sılayırahime mani olmanız doğru olmaz elbette ama onların da sizin evinizi otel gibi kullanmaları yanlıştır. Bunu eşinize izah etmeniz gerekir. Siz izah ederken sorun çıkıyorsa bir aile büyüğünüz bu konuda araya girsin. Ortasını bulmanız gerekiyor.
Aleykümselam. Eşiniz, sizin istediğiniz yerde sizi beklemek zorundadır. Özel bir engel yoksa durum budur. Ne var ki size, bunu eşinizle tartışma konusu yapmamanızı tavsiye ederiz. Kadınlarla bu tür konularda yapılan tartışmalar bitmeyen kinlere dönüşüyor. Ortasını bulacak bir yöntem bulun. Altı ay şurada altı ay burada deyin. Allah'a emanet olunuz.
Bu hususta her iki taraf için de ‘haksız’ denemez. Ancak geçmiş kültürde ciddi bir endişe birikimi vardır. İki taraf da korkuyor olabilirler. Zannederim zamana yaymaktan başka bir çözüm yoktur. Eşinize bir şey söylemeyin ama ailenize biraz sabırlı olmalarını, bir zaman sonra sorun olmayacağını söylemeye çalışın. Bilhassa çocuğunuz olduktan sonra bu mesele daha kolay çözülür. Üzerine gitmeyin konunun.
Eşinizinki anlayışsızlık ya da kadın inadı olarak yorumlanabilir. Ama sizin ki de pek akıllıca bir iş değil doğrusu. Aileyi basit bir tartışmaya kurban veriyorsunuz. Daha basiretli davranmanız gerekirdi. Nefsinize alet olmamalısınız. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kadının dışarı çıkması yasak değildir. Dışarı çıkmakla salihalık da bozulmaz. Dışarıya ayak uydurma şeklinde bir çıkış salihalığı bozabilir. Bir kere ile her şeyi kaybetme ise ağır bir iddia olur.
Kutlu doğum haftası zararının kafirlerin zararından fazla olacağı şeklinde bir söz gayet yersiz bir sözdür. Bir kere kutlu doğum. Yanlış da olsa mü’min insanların iyi bir niyetle yaptıkları iştir. Kafirlerin işleri ile kıyas edilmesi asla doğru olmaz.
Böyle bir hata durumunda o günü kaza ederek hata kapatılabilir.
Daha sonra oluşabilecek olumsuzlukları dikkate aldığınızda olması gerekeni yaptığınız anlaşılacaktır. Özel bir ilişki veya benzeri özel bir hata söz konusu değilse yanlış yapmış sayılmazsınız. Elbette bayanlar açısından kendisi ile görüşülüp ayrılması olumsuz bir durumdur ama gelecekteki huzur dikkate alındığında onun açısından da iyi olmuştur. Şimdiki küçük yaralar yarın büyük olacaktı.
Siz bir başkasının üzerine gelirken normaldi de tabii olarak eşinin yanına gitmek isteyen bir insana neden bu tepkiyi gösteriyorsunuz? Kendinizi alıştırmanız daha doğru olur, dengeli düşünmeye çalışın.
'Nasipsizliği' kötü olma anlamında kullanıyorsanız yanlış olur. Bunun dışında ömür boyu evlenemeyen bir insanın o hususta nasibi yokmuş demektir. Zira bu alemde kimse kaderde olmayan bir şeyi yapamaz.