Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Sorum şu; Ben evli ve bir çocuk babasıyım. x şehrinde yaşıyoruz, eşimin ailesi y şehrinde. Benim ailem de z şehrinde yaşıyorlar. Ben yakında askere gideceğim. Ben askerdeyken eşim ailesinin bulunduğu şehre gitmeyi düşünüyor ama benim ailemin bulunduğu şehre gitmeye pek sıcak bakmıyor. Annem de eşimin ve çocuğumun gelmesini istiyor. Bu durumda ne yapmalıyım, eşimin ailemin yanına gitme zorunluluğu var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bunun için herkese aynen uygulanacak bir kural yoktur, konamaz da. Mesela ailesi bir sokak ötede olanla başka şehirde veya başka ülkede olan aynı değildir. Herkes için durum farklıdır. Bebeği olanla çocuksuz olan da aynı değildir. Pek çok farklılık gerektiren sebep bulunabilir. Her aile bunu kendi şartlarına göre belirlemelidir. Bir yuvada bunun sorun yapılması ise gayet üzücüdür. Bu kadar bir işi sorun etmeleri seviyesiz bir tutum olur. Aynı şehirde oturan iki aile arasında ayda bir ziyaret normaldir. Aynı mahallede iseler haftada bir olabilir. Şehir farklılığı varsa altı ayda bir olabilir, yılda bir olabilir. Aile bütçesinin de dikkate alınması gerekir elbette.
Aleykümselam. Kadının çalışmasının sonuçlarından biri ile karşılaşmışsınız. Annenizi yalnız bırakmamakta haklısınız, iyi ve gerekli olanı yapmışsınız. Allah sizden razı olsun. Yalnız eşinizle bu uzak kalmanın bedelini ağır ödersiniz. Eşinizin gerekiyorsa işi terk etmesi sizin tek çarenizdir. Sabredin, sık sık eşinizi ziyarete gidin. Bağlantıyı ne kadar çok kurabilirseniz o kadar lehinize olur. Sabır ve duadan başka bir tavsiye göremiyorum sizin için.
Selamünaleyküm, Eşiniz, sizin anlattığınız gibi bir pozisyonda haksız değildir. O sizin eşinizdir, onların bağlayıcılığı olan bir şeyi değildir. Bırakın eşinizi, imanı ile ilgili bir hususta tepkisini göstersin. Siz ise evlatlığınızı, kardeşliğinizi gösterin; eşinize zorlama yapmayın. Bu sorunu eşinizle aranızın soğumasına neden durumuna getirmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Müslüman bir kadının, eşinin razı olmadığı bir yerde yaşaması mümkün değildir. Ağır zaruretler dışında eşi nerede bulunmasını istiyorsa kadın orada yaşamak zorundadır. Eşi, yaşaması için gerekli temel ihtiyaçları karşılamıyorsa başka bir durum düşünülebilir. Bunun dışında kadının alternatifi yoktur. Durum, sizin anlattığınız gibi ise meseleyi bir aile meclisine taşıyın ve köklü çözüm üretin.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
Selamünaleyküm. Farzı ayın bir durum olmadıkça kadının eşine karşı görevi dışarıdaki bütün görevlerinden daha önemli ve önceliklidir. Bir erkek böyle bir durumda farzı ayın olmayan ya da mubahlığında tereddüt ettiği işlere katılmasına karşı eşine engel getirebilir. Bunun fıkıh boyutu böyledir.
asker konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Allah, sizi kendine davet ediyor, size kulluk lezzeti sunuyor; büyük bir ikram içindesiniz. Ne mutlu size!Kesinlikle örtünün. Bir kere o dönem inşaallah geçti. Ayrıca, göreceksiniz Allah sizi sınayacak ama yalnız bırakmayacak. Kalbiniz huzurlu olduktan sonra hangi eziyet sizi ezebilir? Eşiniz de siz de mutluluğu damarlarınıza kadar hissedeceksiniz. Endişelenmeyin, azimle devam edin yolunuza. Eşiniz de güzel bir medeni tavır göstermiş. Rızık derdiniz olmasın. Sizi tebrik ederim, Allah Teâlâ size cennet yolunu kolay kılsın.
Selamünaleyküm. Çok yabancı kavramları bir araya getirmeye çalışıyorsunuz. Hâlâ üzüleceğiniz bir durum yoktur, işinize bakın, farklı alanlarda hizmet gerekince onları yaparsınız. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Evet, eşinizi iyi olanı yapmamış; onun yaptığı nezaketsizlik sizinki ise hak ihlalidir. Helallik almanız daha iyi olur, daha huzurlu olursunuz.
Mevcut durumumuz ve ortadaki isimler için kullandığınız kavramların ne kadar geçerli olacağı hiç şüphesiz tartışılabilir şeylerdir. Sizin kanaatlerinizi bir Mü'min olarak taşımamak mümkün değildir. Ancak hiç tartışılmayacak büyük bir kavram ise şudur: Bu bir fitnedir. Tam bir fitnedir. Fitne zamanında ve ortamında neler yapacağımıza bakmalıyız. Bunun için de şunu söyleyebiliriz: 1- Fitneden uzak kalmak ve uzak kalmak için gerekenlere dikkat etmek birinci işimiz olmalıdır. 2- Fitne bir yangındır. Yangının büyümemesi ve en kısa zamanda sönmesi için üzerimize bir şey düşüyorsa onu yapmak da o anın farzı olarak görevimizdir. 3- Böyle zamanlarda haber kaynaklarını çok dikkatli kullanmak, her söze ve her tepkiye itimat etmemek şarttır. 4- Ümmetimizin genelini ve yarınını düşünmeye mecburuz. 5- Fitnenin tam anlamı ile çözülmesi ne kadar zor ise yüzde yüz haklı olanını bulmak da o kadar zordur. Allah'a sığınmak gerekir. 6- Bu tür karışık durumlarda SEVAD-I A'ZAM'a uymak ölçü olmalıdır. Sevad-ı a'zam şu demektir: Eğer ortadaki fitneyi, haksızı belli bir fitne olarak görüyorsak, haklının yanında oluruz, haksızı hizaya gelmeye zorlarız. Kalbimiz bir tarafın haklılığına tatmin olmuyorsa ve her iki taraf da Mü'min ise yoğun olanının yanında dururuz. 7- Mevcut durumda Mü'min olmayanların ve imanla zıt kavramların müdafii olmamız gerekmiyor. Din olarak ve yaşadığımız toprağın insanı olarak varlığımızı müdafaa etmeye çalışırız. 8- Neyin ne olduğu konusundaki içtihat farklılıklarını ise bu fitne döneminde tartışmak yerine alenen küfür olmadıkça ortadaki konunun yorumlarında birbirimizi anlayışla karşılamamız gerekir. Allah yardımcımız olsun.
Farz namazlar için kerahat vakti yoktur. Muhakkak kılın, Allah Teala kabul etsin, yardımcınız olsun.
Asker olmak cuma namazına her durumda engeldir diye bir bilgi yoktur. Mesleğin yoğunluğu ve riski cuma namazı açısından engel oluşturabilir. Söylenebilecek olan budur. Bu da pek çok meslekte vardır. Böyle bir ihtimalle bir meslek kötü sayılamaz. Ağır bir görev anında namazınızı öğlen olarak da kılabilirsiniz. Dağda takipte iken namazı cem etmeniz de mümkün olabilir. Mesleğe daldıkça karşınıza çıkacak sorunlarla bilginizi de artırırsınız. Allah yardımcınız olsun.