Fetva Meclisi
Soru
Hocam iyi geceler, Güney doğuda görevli bir askeri personelim, görevlerin zamansız oluşundan bazen kerahat vakitleri namaz kılmak zorunda kalıyorum, elhamdülillah ben gönülden Allah'a ibadet ediyorum sorum şu: Kerahat vakti hala günümüzde geçerli mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Keraheti olan o vakitte namazdır. Cemaat değildir.
Aleykümselam. İbadetler, şahısların kanaatlerine göre ayarlanabilen görevlerimiz değildir. Nasıl emredildi ise o şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. Akıl ve mantıkla ibadet yapılamaz. Beş vakit, namaz ibadetinin yerine getirilmesi için kerahetli vakittir. Bu konu ile ilgili hüküm de birden fazla sahih hadisle sabittir. Fukahanın içtihadı ile değil özellikle hadisle sabit olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bu vakitler şunlardır: - Sabah namazı kılındıktan sonra güneşin doğmasına kadar olan boş vakit. - Güneş doğduktan sonra yaklaşık kırk dakika geçene kadar. - Öğlen ezanı vaktinden önceki kırk dakika. - İkindi namazı kılındıktan sonra akşam vaktine kadar nafile namaz. - Güneşin batmasına kırk dakika kalana kadar olan süre. Burada Şafii mezhebine istinat edildiği için karıştırıldığı zannettiğimiz husus şudur: Şafii uleması nezdinde Mekke'de Harem-i Şerif'de kerahet vakti yoktur. Bir de Cuma namazı öncesinde kerahet vakti yoktur.
İkindi namazı akşam namazı vakti girmeden bir iki dakika önce de olsa muhakkak kılınmalıdır ve asla kazaya bırakılmamalıdır. O saate kadar geciktirilmesinde kerahet vardır ama bu geciktirme namazın kazaya bırakılmasını gerektirmez.
Selamünaleyküm. Kaza etme imkânınız bulunmadığından ötürü böyle bir tercih yapılabilir. Aksi takdirde Hanefi mezhebine göre kılıp başka bir mezhebe göre değerlendirmek makul olmaz.
Selamünaleyküm. Senin Müslüman olduğunu bilerek seni işe aldılarsa namazların farzlarını kılmanı da kabul etmelidirler. Farzlarını nasıl kılıyorsan kıl. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Bu süre yaz kış 35-40 dakika olarak belirlenebilir
asker konusundaki diğer fetvalar
Mevcut durumumuz ve ortadaki isimler için kullandığınız kavramların ne kadar geçerli olacağı hiç şüphesiz tartışılabilir şeylerdir. Sizin kanaatlerinizi bir Mü'min olarak taşımamak mümkün değildir. Ancak hiç tartışılmayacak büyük bir kavram ise şudur: Bu bir fitnedir. Tam bir fitnedir. Fitne zamanında ve ortamında neler yapacağımıza bakmalıyız. Bunun için de şunu söyleyebiliriz: 1- Fitneden uzak kalmak ve uzak kalmak için gerekenlere dikkat etmek birinci işimiz olmalıdır. 2- Fitne bir yangındır. Yangının büyümemesi ve en kısa zamanda sönmesi için üzerimize bir şey düşüyorsa onu yapmak da o anın farzı olarak görevimizdir. 3- Böyle zamanlarda haber kaynaklarını çok dikkatli kullanmak, her söze ve her tepkiye itimat etmemek şarttır. 4- Ümmetimizin genelini ve yarınını düşünmeye mecburuz. 5- Fitnenin tam anlamı ile çözülmesi ne kadar zor ise yüzde yüz haklı olanını bulmak da o kadar zordur. Allah'a sığınmak gerekir. 6- Bu tür karışık durumlarda SEVAD-I A'ZAM'a uymak ölçü olmalıdır. Sevad-ı a'zam şu demektir: Eğer ortadaki fitneyi, haksızı belli bir fitne olarak görüyorsak, haklının yanında oluruz, haksızı hizaya gelmeye zorlarız. Kalbimiz bir tarafın haklılığına tatmin olmuyorsa ve her iki taraf da Mü'min ise yoğun olanının yanında dururuz. 7- Mevcut durumda Mü'min olmayanların ve imanla zıt kavramların müdafii olmamız gerekmiyor. Din olarak ve yaşadığımız toprağın insanı olarak varlığımızı müdafaa etmeye çalışırız. 8- Neyin ne olduğu konusundaki içtihat farklılıklarını ise bu fitne döneminde tartışmak yerine alenen küfür olmadıkça ortadaki konunun yorumlarında birbirimizi anlayışla karşılamamız gerekir. Allah yardımcımız olsun.
Asker olmak cuma namazına her durumda engeldir diye bir bilgi yoktur. Mesleğin yoğunluğu ve riski cuma namazı açısından engel oluşturabilir. Söylenebilecek olan budur. Bu da pek çok meslekte vardır. Böyle bir ihtimalle bir meslek kötü sayılamaz. Ağır bir görev anında namazınızı öğlen olarak da kılabilirsiniz. Dağda takipte iken namazı cem etmeniz de mümkün olabilir. Mesleğe daldıkça karşınıza çıkacak sorunlarla bilginizi de artırırsınız. Allah yardımcınız olsun.
Öyle bir tehlike durumunda namazı oturarak kılmanız caiz olur. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, ibadetlerinizi kabul etsin.
Bayanın da asker olabileceği bir ortam bulunursa ve ona mü'min bir bayan olarak ihtiram edilecekse, devletin bayan asker ihtiyacı da olabilir. Neden asker olmasın bayan ama bu imkânı nerede bulabileceğini bilemeyiz.
Eş adayınızın düşüncelerini basit görmeniz doğru olmaz. Onun da sizin hissiyatınızı önemsiz görmesi doğru olmaz. Her ikinizin de ne kadar itidalli olduğunuzu üçüncü bir kişi test etmelidir. Bu endişelerinizi aile büyüklerinizden biri onunla açıkça konuşmalıdır. Eğer esnemeyecek gibi duruyorsa nikâhtan önce bu sıkıntıyı yeniden tartmanızda ve gelecek kararı vermenizde fayda vardır.
Allah Teâlâ benzeri bir şeyden muhafaza buyursun sizi. İntihar, kesin ölüm demektir. Karşı tarafın eline düşmek ise kesin ölüm değildir. Olsa olsa şehadettir. Mü'min ölümle şehadet arasında benzetme bile yapamaz.