İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, Darbe girişiminde bulunup ölen bu askerleri İslâm hukukuna göre baği kapsamında değerlendirebilir miyiz? Zira İslam hukukuna göre baği sizinde bildiğiniz gibi meşru İslâm devletine baş kaldırandır. Baştakilerin yada halkın Müslüman olması sistemi değiştirmez netice itibariyle sistem malum olduğu üzere İslâmi değil.Buna göre bunları baği kapsamında değerlendirebilir miyiz? İslâm hukukuna göre cevabınız bekliyorum hocam saygılar.

Cevap

Mevcut durumumuz ve ortadaki isimler için kullandığınız kavramların ne kadar geçerli olacağı hiç şüphesiz tartışılabilir şeylerdir. Sizin kanaatlerinizi bir Mü'min olarak taşımamak mümkün değildir. Ancak hiç tartışılmayacak büyük bir kavram ise şudur: Bu bir fitnedir. Tam bir fitnedir. Fitne zamanında ve ortamında neler yapacağımıza bakmalıyız. Bunun için de şunu söyleyebiliriz: 1- Fitneden uzak kalmak ve uzak kalmak için gerekenlere dikkat etmek birinci işimiz olmalıdır. 2- Fitne bir yangındır. Yangının büyümemesi ve en kısa zamanda sönmesi için üzerimize bir şey düşüyorsa onu yapmak da o anın farzı olarak görevimizdir. 3- Böyle zamanlarda haber kaynaklarını çok dikkatli kullanmak, her söze ve her tepkiye itimat etmemek şarttır. 4- Ümmetimizin genelini ve yarınını düşünmeye mecburuz. 5- Fitnenin tam anlamı ile çözülmesi ne kadar zor ise yüzde yüz haklı olanını bulmak da o kadar zordur. Allah'a sığınmak gerekir. 6- Bu tür karışık durumlarda SEVAD-I A'ZAM'a uymak ölçü olmalıdır. Sevad-ı a'zam şu demektir: Eğer ortadaki fitneyi, haksızı belli bir fitne olarak görüyorsak, haklının yanında oluruz, haksızı hizaya gelmeye zorlarız. Kalbimiz bir tarafın haklılığına tatmin olmuyorsa ve her iki taraf da Mü'min ise yoğun olanının yanında dururuz. 7- Mevcut durumda Mü'min olmayanların ve imanla zıt kavramların müdafii olmamız gerekmiyor. Din olarak ve yaşadığımız toprağın insanı olarak varlığımızı müdafaa etmeye çalışırız. 8- Neyin ne olduğu konusundaki içtihat farklılıklarını ise bu fitne döneminde tartışmak yerine alenen küfür olmadıkça ortadaki konunun yorumlarında birbirimizi anlayışla karşılamamız gerekir. Allah yardımcımız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Biz, her şeyden evvel dinimizin yaşayanı olmak zorundayız. İmanımızı ve ibadetlerimizi canlı tutacağız. Sokak dalaşı denebilecek dalaşlara girmeyeceğiz. Mevcut fitne ise bir sokak dalaşının çok üzerinde ağır bir beladır. Bu belaya karşı hiç değilse kalbi nefret taşıma mecburiyetimiz vardır. Müminlere karşı müstekbir bir eda ile yıllardır savaş yapılıyor. Asla destek olamayız. Sessiz kalmamız bile seviye açısından düşüklüktür. Seviyeli bir tepki en doğru olanıdır.

Hocam, şuanki durumda ne yapmamız gerekir? Müslüman kardeşlerimle irtibatımı kes
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bütün zamanlarda ve bütün mekânlarda MÜMİN OLARAK YAŞAYIP ÖLMEK erkek ve kadın her insanın birinci görevidir. Yaşadığımız hayatı ne kadar mümince yaşadığımızı sürekli test etmeye mecburuz. Bu mümince kelimesinin hakkını vermeden yapacağımız işlerin Allah katında bir değeri olmayacaktır. Bu barajdan sonra erkekler ve kadınlara göre, evlilere bekârlara göre, anne olanlara olmayanlara göre, zenginlere fakirlere göre diye bir tasnif yapabiliriz. Neyi ne kadar yapabileceğimizi biz takdir edebiliriz. Allah Teâlâ da zaten bilmektedir. Kabiliyetlerimiz, önümüzdeki fırsatlar, engeller toplanıp bir ortalama bulunarak neler yapabileceğimizi belirleriz. Mümin hanım kardeşlerimiz için şöyle bir planlamayı teklif edebilirim: 1- Bu zaman, herkesin öncelikle kendi imanını ve iffetini koruma zamanıdır. O kadar ki, her mümin erkek ve kadın, “ben de gidersem din gider” demelidir. Gerçekten de durum bu ince çizgiye kadar yanaşmıştır. Allah yardımcımız olsun. Önce imanımız ve iffetimiz, kendimiz. Önce bu. 2- İkinci olarak da kabiliyetlerimizi, fırsatları, yaşadığımız ortamı, aile yapımızı, siyasi konumu ve benzeri özel şartları tespit edip ne yapabileceğimizi belirleriz. Bu belirleme de, biz ve en yakınımızdan itibaren çevremize, şehrimize, ülkemize ve dünyaya doğru olmalıdır. İhmal edilmiş çocukların annelerinin hangi annenin çocuğuna hayrı dokunur acaba? Çocuklarımız, eşlerimiz, akrabalarımız, mahallemiz ve dünyamız... Sıralamaya dikkat edilmelidir. 3- Biz kuluz, kul da acizdir. Takatımız bir "hiç" niteliğindedir. Allah yardım ederse, bereket verirse bir şeyler yapabiliriz. Onun yardımını hak etmek diye bir derdimiz olmalıdır. İhlaslı, Şeriat'a uygun, istişareli işler yapmak gerekiyor. Mum gibi ışık verirken erimeden, güneş gibi enerji yitirmeden aydınlatmak gerekiyor. Kuluz, sabırdan ve duadan başka bir silahımız da yoktur. Hüküm Allah’ındır, bereket onun elindedir. 4- Kadın fitnesinin en hassas boyutu tam anlamı ile bir KADIN EKSİKLİĞİ olarak yansımıştır günümüze. Ortada bir kadın eksikliği vardır ne yazık ki! Buradaki eksiklik, kimilerine göre okumuş kadın, siyasetteki kadın, memur kadın, ticarette ve sanayide istihdam edilen kadındır ama ben onu kastetmiyorum. ANNE KADIN eksikliği vardır. Anaokulları yerine kendileri okullaşmış anneler eksiktir. Bu sözlerden kadınlarımız inciniyorlar ama sabrı tükenmiş, çocuğundan çok arkadaşlarının ne diyeceğine endişelenen anneler, anneliği eksik bırakan kadınlardır. Anne eksikliğinin git gide artacağı da açıktır. Gelecek kuşaklar tam anlamı ile ANNE KADIN eksikliği yaşayacaklardır. Çarşılarda ve farklı arenalarda heba edilen anneler, insanlığın kaybıdır aslında. Aynı zamanda EŞ KADIN da kayıplar arasındadır. Erkekle boş yarışına girmiş kadın, kendini kaybettiği gibi erkeği de uçurumlara itmiştir. Kadın, iki asırdır hakkını ararken avucuna konan hakların yerine şahsiyetini vermiştir. Kadın, çalışan, çalıştırılan, sömürülen olmuştur. Son zamanlarda kadının sırf "siyasete oy kazandırması" uğruna her dediğinin yapılması, en azından bir ilahiyat fakültesine gönderilmesi ve memurluğa tatlandırılması gelecekteki riski kaldırmıyor. Bu hakikati dile getirenler linç ediliyor olabilirler. Yarından daha yakın bir zamanda herkes gerçeği görecektir ama zamanı geçmiş gerçeklerin bir anlamı olmayacaktır. Bu nedenle mümin kadınların en önemli işlerinden biri, kadını mecrasına oturtmak olmalıdır. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bir anne olarak sizce dernek çalışmalarında bulunurken çalışma sistemimiz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Mü'minler arasında ihtilaf olmaması gerekir, bunu temenni ederiz. İhtilaf olursa da bunun kardeşliğimizi zedelememesini isteriz. Zedeleyenin veya sebep olanın vebal altında kalacağını düşünürüz. Sizin fitneye karışmaktan kaçınma gayretiniz güzeldir, devam edin. Zikrettiğiniz söz için ise bir şey söyleme gereği hissetmiyorum. Herkes kendini haklı bulmaktadır. Kimin haklı kimin haksız olduğu başka bir yerde belli olacaktır. O sözün hak üzere söylendiğini zannetmiyorum.

Selamünaleyküm hocam. Ben olabildiğince cemaatler, gruplar hakkında bir şeyler s
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizi tebrik ederim. Allah yardımcınız olsun. Dinini ve ümmetini düşünen sizin gibi gençler varken bu ümmet çökmez biiznillah. Sakın umutsuz olmayın. Kış ne kadar çetin olursa olsun önü bahardır. Sabredenler kazanacaklar. Evet, fitneler var ama Allah Teâlâ bize fitne olmayacak dememişti ki! Aksine fitneler olacak demişti. Biz de o fitnelerin içinde kazanacağız inşaAllah. Gaziantep veya başka bir yerde dini öğrenme imkânınız varsa hiç tereddüt etmeyin, hemen katılın. Tek şart şu olsun: İslam'ı bütünü ile anlatan, kendi ekolüne değil ümmete yetiştiren bir yer olsun. Böyle bir yer ise hiç beklemeyin. Böyle olmadığını sonradan anlarsanız hemen bırakın orayı, köyünüze dönün. Size dualar ederiz, Allah'a emanet olun.

Hocam, ben Azerbaycan’dan yazıyorum size. Allah’a hamd olsun burada İslâm zor şa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah yardımcınız olsun. Fitnenin kol gezdiği bir zamanda Müslümanların böyle ayrıntılarla uğraşmaları büyük bir taktik hatasıdır. Size tavsiyem, hiçbir şekilde bu fitneye katılmayın. Dininize hizmet edin, namaz kıldırın, namazı öğretin, imanı yayın. Sizi illa tartışmaya çekecek olurlarsa tarafsız kalın. Siyasetiniz şu olsun: dine davet ederiz, iç ayrıntılarda tartışmayız. Her biri fıkıh kitaplarında bulunan meselelerdir bunlar. Kafadan uydurulmuş şeyler değildir ama siz anlatamazsınız, boşuna kendinizi yormayın.

Değerli Hocam nasılsınız? Ben Azerbeycandan sizi rahatsız ediyorum. Kendim camii

asker konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Farz namazlar için kerahat vakti yoktur. Muhakkak kılın, Allah Teala kabul etsin, yardımcınız olsun.

Hocam iyi geceler, Güney doğuda görevli bir askeri personelim, görevlerin zamans
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Asker olmak cuma namazına her durumda engeldir diye bir bilgi yoktur. Mesleğin yoğunluğu ve riski cuma namazı açısından engel oluşturabilir. Söylenebilecek olan budur. Bu da pek çok meslekte vardır. Böyle bir ihtimalle bir meslek kötü sayılamaz. Ağır bir görev anında namazınızı öğlen olarak da kılabilirsiniz. Dağda takipte iken namazı cem etmeniz de mümkün olabilir. Mesleğe daldıkça karşınıza çıkacak sorunlarla bilginizi de artırırsınız. Allah yardımcınız olsun.

Hocam Selamünaleyküm. Ben jandarma olmak istiyorum. Eğitimlerde veya meslekte cu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öyle bir tehlike durumunda namazı oturarak kılmanız caiz olur. Allah Teâlâ sizi muhafaza buyursun, ibadetlerinizi kabul etsin.

Ben askeri personelim, geceleri araziye çıktığımız zamanlar oluyor. Bulunduğum b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayanın da asker olabileceği bir ortam bulunursa ve ona mü'min bir bayan olarak ihtiram edilecekse, devletin bayan asker ihtiyacı da olabilir. Neden asker olmasın bayan ama bu imkânı nerede bulabileceğini bilemeyiz.

Hocam tesettürlü bir bayanın asker olması doğru mudur, hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eş adayınızın düşüncelerini basit görmeniz doğru olmaz. Onun da sizin hissiyatınızı önemsiz görmesi doğru olmaz. Her ikinizin de ne kadar itidalli olduğunuzu üçüncü bir kişi test etmelidir. Bu endişelerinizi aile büyüklerinizden biri onunla açıkça konuşmalıdır. Eğer esnemeyecek gibi duruyorsa nikâhtan önce bu sıkıntıyı yeniden tartmanızda ve gelecek kararı vermenizde fayda vardır.

Hocam ben nişanlıyım ve nişanlım şu an subaylık eğitiminde. Kendisi dini hassasi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ benzeri bir şeyden muhafaza buyursun sizi. İntihar, kesin ölüm demektir. Karşı tarafın eline düşmek ise kesin ölüm değildir. Olsa olsa şehadettir. Mü'min ölümle şehadet arasında benzetme bile yapamaz.

Hocam arkadaşlarımızla tartıştığımız çok önemli olduğunu düşündüğüm bir husus va

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.