Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Bayanın ailesinin yanına gitme sıklığı ne kadar olmalı? Erkek hangi durumlarda eşini bundan men edebilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Eşiniz, sizin istediğiniz yerde sizi beklemek zorundadır. Özel bir engel yoksa durum budur. Ne var ki size, bunu eşinizle tartışma konusu yapmamanızı tavsiye ederiz. Kadınlarla bu tür konularda yapılan tartışmalar bitmeyen kinlere dönüşüyor. Ortasını bulacak bir yöntem bulun. Altı ay şurada altı ay burada deyin. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bu, aranızdaki anlaşmaya, sizin müsamahanıza bağlıdır. Bununla ilgili bir kural yoktur. Aradaki ülfeti zedelemeyecek bir çizgide anlaşmalısınız.
Selamünaleyküm. Babanızın böyle bir şeye karışma hakkı yoktur; karışması yanlıştır. Akıl verebilir ama karışmamalıdır. Eşinizin, sizin durumunuzdaki bir aile olarak yılda bir ziyareti de normaldir.
Selamünaleyküm. Bir çocuğun annesini ziyaretinin sıklığı diye bir şey olamaz. Çocuk, annesinin kapısının dibinde sabahlar; bizde yol böyledir. Şu kadar ki, evli bir kadının eşiyle ve çocuklarıyla ilişkisi açısından da bir denge kurması gerekmektedir. Bu dengeyi sarsmak da doğru değildir. Allah annenize ve size sabırlar versin.
Selamünaleyküm. Bir kadının nasıl bir şehirde yaşamak istediğini anlaşma maddesi olarak nikâh akdine koyması hakkıdır, kabul etmek veya etmemek de erkeğin hakkıdır. Erkek kabul ettikten sonra da o şartı gerçekleştirmeye mecburdur.
Aleykümselam. Kadın, mahremi bir erkek olmadan seferi sayılabileceği doksan km. mesafeden uzun yolculuğa çıkamaz. Eyinin vefatının üzerinden DÖRT AY ON GÜN geçmeden de evinden çıkamaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Tarikat-ı Muhammediye okunması yararlı, ilmi bereketli bir kitaptır, tavsiye ederiz. Bir kere okuduktan sonra not tutarak ikinci kere okuyun, çok istifade edersiniz. İftarlara da gitmeyin, evinizde zikir yapın, ailenizle iftar edin. İftara gitmek diye özel bir ibadet yoktur. Bu zamanda icat edilmiş avuntulardan biridir iftarlarımız.
Selamünaleyküm. Namazda ise secdede iken parmak uçları halıya değdiğinde şart yerini bulur.
Selamünaleyküm. Bir yer cami olarak tahsis edildiğinde oranın kıyamete kadar öyle kalması gerekir. Kamunun zorunlu bir ihtiyacı için cami başka bir yere taşınabilir ama taziye evinin kamusal bir ihtiyaç olduğunu zannetmiyorum.
Selamünaleyküm. Bir alışverişin kararlaştırılmasına AKİT denir. Örneğini verdiğiniz konuda alım satımla ilgili bir akit yapılacak demektir. Alım satımın helal olması için akit bittiğinde tek fiyat üzerinden ittifak sağlanmış olmalıdır. Bir ton buğday mesela bin lira olacak denmelidir. Akit bitmeden önceki pazarlık esnasında, hemen ödeneceği kabul edildiği için bin lira denmiştir veya iki ay geç ödeneceği için sekiz yüz iken bin denmiştir, bu önemli değildir. Önemli olan akit yapılırken rakamın belli ve tek rakam olmasıdır. Burada karıştırılan ve sıkıntı olan durum şudur. Alışverişte bir rakam üzerinden anlaşılıyor. Ödeme de mesela bir ay sonra yapılacaktır. Ödeme zamanı geldiğinde ise alıcı ödeme yapamayacağını söylüyor. Bunun üzerine de akit esansında anlaşılan rakama ilave yapılıyor. Mesela bin iken rakam bin yüz şeklinde yeniden sözleşiliyor. Bu durum isterse ilk akit zamanında ‘gecikme olursa şu kadar fark olacak’ şeklinde bir madde konarak isterse de o gecikme anında yeni bir rakam konarak olsun. Her iki durumda da ilk akit anındaki rakam değiştirildiği için bu taksit farkı faiz olmaktadır. Bu da caiz değildir.
Selamünaleyküm. Zina, Allah'ın en büyük haramlarından biridir. Kul hakkından önce onun ağırlığını ve ahiret tahdidini unutmamak gerekiyor. Kul hakkı durumu ise ikinci tarafın ölüm tehdidi ve tatbiki gibi bir yöntemle zora tabi tutulması durumunda olabilir.
Selamünaleyküm. Açık bir harama karşı hiçbir taviz veremeyiz. Haramdır, yemeyiz. Şüphelerden ise kaçınabildiğimiz kadar kaçınırız. Aşırı bir inceltme yapamadığımız/yapamayacağımız durumlar olabilir. Sözünü verdiğiniz örneklerde de durum böyledir. Gayret edeceğiz ama açık bir haram muamelesi de yapmayacağız.