Fetva Meclisi
Soru
Hazır market ürünlerinde, dondurma, çikolata vb. ürünlerde şüpheli olan bazı maddeler var, bu durumda bizim o ürünleri yememiz doğru olur mu? Ben Şafii mezhebindenim, İmam Şafii’ye göre gözümüzle görmediğimiz sürece helal haram olmaz. Bu şüpheli dediğim ürün kremşantilerde de var, genelde pastalarda kullanılıyor, evde dikkat etsem de misafirlikte zor oluyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman, kırıcı ve itici olmamalıdır. Bunun yanında haram yiyecek kadar gafil de olmamalıdır. Bu iki hususun ortasında dengeli bir tutum içinde olmak gerekir. Öncelikle bulunduğunuz evin, sizi hassasiyetlerinizin taşındığı bir ev olduğunu biliyorsanız elbette hiçbir şey sormayacaksınız. Şüpheniz varsa şu ve şu maddeleri kullanmadığınızı nazik bir dille izah edeceksiniz.
Bir kere dedikodu ile helal haram olmaz. Ayrıca bir firmanın ürünlerinde haram bir şey de olabilir. Biz nasıl filan firmanın filan ürünü haram diğerleri helal diyebiliyorsak aksini de helal satan ama bazen da haram karıştırabilen için de söyleyebiliriz. Helal üretenlerin ürünleri arasında da haram olabileceğinden özellikle seçerek tüketmemiz gerekir.
Haramlar bellidir. Haram olup olmadığında şüphe hissedilen şeyler ise haram gibi tutulamaz. Daha takva bir hayat için şüphelileri de yok saymak elbette evla olandır. Abartarak her şeyi yok kabul etmek de doğru değildir. Vesvese düzeyine getirilmemesi gerekir.
Selamünaleyküm. Bu şekilde bir tereddüt içinde yaşamamız doğru değildir. Önümüzdeki konuları iki başlık altında toplayalım. Birinci başlık, kesin haram olduğunu bildiklerimiz olsun. Bunlardan kaçınacağımız muhakkaktır. İkinci başlık ise şüphe ettiklerimiz olsun. Şüphe ile baktıklarımıza ise elimizde bir belge olmadıkça haram olarak görmemiz gerekmez. Şüphemiz kuvvetlendikçe onu terk etme oranımız da artar ama küçük bir şüphe ile terk etme meylimiz çok doğru olmaz.
Aleykümselam. Şüphenin şüphesini oluşturmamak gerekiyor. Açıkça bir haramlık söz konusu ise ve kasten, basit görmekten kaynaklanan bir durumdur sizin sözünü ettiğiniz. Şüphe şüphesi ile her şeyi terk etmeye sebep olmamak gerekir. Becerebildiğimiz kadarından sorumluyuz. Elimizden gelmeyeni ise Rabbimizin rahmetine sığınarak geçiştiririz. Allah’a emanet olun.
Allah Teâlâ işinizi kolay, kalbinizi müreffeh kılsın. Sizi şeytandan ve bütün şerlerden muhafaza etsin. Âmîn. Gıda konusunda elbette hassas olacağız ama evine gittiğimiz Müslüman’ın da belli bir hassasiyeti olabileceğini unutmayacağız. Açık bir haram getirmeleri durumu olursa ona çok açık ve nazik bir dille tepki göstereceğiz. Şüpheli bir durum seziyorsak bu sefer “bunu yemem” tepkisi yerine mesela gıdadaki hassasiyetlere işaret eden bir muhabbet ortamı açarak konuya giriş yapacağız. Belki de böylece o ailenin de gıda konusunda şuurlu olmasına sebep olup ecir kazanacağız. Ama hiçbir şekilde zemini tartışma zeminine dönüştürmeyeceğiz. Bu önemli. Sonuç olarak tablomuz bize şunu gösteriyor: Açık bir haram ile haram riski aynı değil ama dikkat ikisi için de geçerli. Bir arada oturmaya gelince, esasen bir arada oturulamaz şeklinde kural yoktur. Bir arada oturmak genellikle bir süre sonra cıvık denebilecek hareketlere, göz kaymalarına neden olabileceği için tedbir bakımından sakıncalı görülmüştür. Bu hususta da gıdada olduğu gibi bir tebliğ fırsatı kollayarak oturabiliriz. Gözümüzü ve aklımızı kontrol edemeyeceğimize veya karşımızdakilerin gevşekliğine bakarak da oturmayı iptal edebiliriz. Rabbim sizi korusun. Bu mübarek ümmetin mübarek insanlarından olasınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Zina, Allah'ın en büyük haramlarından biridir. Kul hakkından önce onun ağırlığını ve ahiret tahdidini unutmamak gerekiyor. Kul hakkı durumu ise ikinci tarafın ölüm tehdidi ve tatbiki gibi bir yöntemle zora tabi tutulması durumunda olabilir.
Selamünaleyküm. Hanımefendi, doğrusu anlayamıyorum sizi ve sizin gibi düşünen kadınları! Siz nasıl üniversite mezunusunuz? Bir insanın peşinden ağlanır mı bu kadar, ölüm mü var ardında. İki saat içinde nasıl kaynadınız o insana bu denli, yoksa annenizden mi bıktınız, hayat sizin gözünüzde bu kadar ucuz mu, doğrusu anlayamıyorum. Size tavır koyanın numarasını da telefonunuzdan silip daha ağırını neden koymadınız, olmaz böyle olmaz. Biz iman ehliyiz, fani bir hayat ve o hayatın içinde fani bir iş için kendimizi heder etmeyiz. Bu tavrınıza gayet esefle baktım. Umarım kendinize gelirsiniz ve orijinal bir tavır sergilersiniz. Bana kendinize geldiğinize ve kimseye feda edilemeyecek bir hayat yaşamaya başladığınıza dair bilgi verin de rahat edeyim. Mü'min kızlar adına çok üzülüyorum.
Selamünaleyküm. Kur’an’ımız hiçbir zaman ve hiçbir yerde bırakılamaz. Unutulması benimsenemez. Zorunluluktan ertelenebilir ama ilk fırsatta ona sarılmaya kararlı olunulur. Bir Kur’an ümmetiyiz, onunla yaşar onunla ölürüz.
Selamünaleyküm. Zekât, varsa borçlar düştükten sonra kalanın %2,5 kadarının verilmesi ile ibadet olur. Kişi kendi çocuklarına ve ebeveynine zekât veremez.
Aleykümselam. Tarikat-ı Muhammediye okunması yararlı, ilmi bereketli bir kitaptır, tavsiye ederiz. Bir kere okuduktan sonra not tutarak ikinci kere okuyun, çok istifade edersiniz. İftarlara da gitmeyin, evinizde zikir yapın, ailenizle iftar edin. İftara gitmek diye özel bir ibadet yoktur. Bu zamanda icat edilmiş avuntulardan biridir iftarlarımız.
Aleykümselam. Hileye karışmak, destek olmak, yanlışı süreklileştirmek caiz olmaz. O parayı imha etmek durumundasınız.