Fetva Meclisi
Soru
Şimdi cami olan bir mekan taziye evine dönüştürülebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Vasıtaya binmenizi gerektirecek bir mesafeye gitmeniz şart değildir. Evinizde ailece cemaat yapın.
Kametin tekrarlanmaması camiler veya mescitler içindir. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bir vakit namazı camide eda edildikten sonra o vaktin namazı o camide kılındıkça ikamete gerek yoktur. Başka bir namazın kazası kılınıyorsa ikamet gerekir.
Selamünaleyküm. Aradan yol geçmesi ya da yol geçecek kadar bir mesafe bulunması hâlinde cemaate uyma gerçekleşmez.
Selamünaleyküm. Cameli, Allah'a ibadet maksadı ile inşa edilmiş yerlerdir. İbadet maksadı taşımayan her iş cami ortamından uzak tutulmalıdır. Camiyi bu maksatla kullanmanız doğru olmaz.
Aleykümselam. Böyle bir durumun zaruret sınırları içine gireceğini zannetmeyiz. Caminin dış kısımlarını temizlemeyi üslenebilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazda ise secdede iken parmak uçları halıya değdiğinde şart yerini bulur.
Selamünaleyküm. Bir alışverişin kararlaştırılmasına AKİT denir. Örneğini verdiğiniz konuda alım satımla ilgili bir akit yapılacak demektir. Alım satımın helal olması için akit bittiğinde tek fiyat üzerinden ittifak sağlanmış olmalıdır. Bir ton buğday mesela bin lira olacak denmelidir. Akit bitmeden önceki pazarlık esnasında, hemen ödeneceği kabul edildiği için bin lira denmiştir veya iki ay geç ödeneceği için sekiz yüz iken bin denmiştir, bu önemli değildir. Önemli olan akit yapılırken rakamın belli ve tek rakam olmasıdır. Burada karıştırılan ve sıkıntı olan durum şudur. Alışverişte bir rakam üzerinden anlaşılıyor. Ödeme de mesela bir ay sonra yapılacaktır. Ödeme zamanı geldiğinde ise alıcı ödeme yapamayacağını söylüyor. Bunun üzerine de akit esansında anlaşılan rakama ilave yapılıyor. Mesela bin iken rakam bin yüz şeklinde yeniden sözleşiliyor. Bu durum isterse ilk akit zamanında ‘gecikme olursa şu kadar fark olacak’ şeklinde bir madde konarak isterse de o gecikme anında yeni bir rakam konarak olsun. Her iki durumda da ilk akit anındaki rakam değiştirildiği için bu taksit farkı faiz olmaktadır. Bu da caiz değildir.
Selamünaleyküm. Bu hassasiyetiniz pek güzel. Allah Teâlâ sizi de bizi de haramlardan ve neticede de cehennem azabından muhafaza buyursun. Ayağımızı kaydırmasın. Ekmek başta olmak üzere pek çok gıdanın dinimiz açısından yenmesinde ve içilmesinde büyük sıkıntılar bulunmaktadır. Yalnız şu ana kadar mü'minler olarak bu hususta kati bir sonuca ulaşacak çalışmalar da ne yazık ki yapamadık. Verdiğiniz örnekte mesela, sorun olduğunu hepimiz biliyoruz ama ekmek gibi bir konuda çözüm üretmede sıfır düzeyindeyiz. Ortada bir şüphe var. Bu şüpheye karşı helali oluşturma imkânı yok. Bir de durum sizin zikrettiğiniz düzeyde yüzde yüz bir veri ile karşımıza çıkmıyor. Buradaki alkollenme, büfede satılan alkoldeki ile aynı mıdır? Bunu da netleştirebilmiş değiliz. Bu nedenle 'ekmek haramdır' diyemeyiz. Ama Avrupa'da satılan ekmekler daha kıtır olsun üzeri parlak olsun diye kullanılan domuz yağı nedeniyle 'ekmek kesin haramdır' diyebiliriz. İki durum arasında bir fark olduğunu umarım takdir etmişsinizdir. Allah Teâlâ helal ile yaşamaya hepimizi muvaffak kılsın.
Aleykümselam. Bunun için herkese aynen uygulanacak bir kural yoktur, konamaz da. Mesela ailesi bir sokak ötede olanla başka şehirde veya başka ülkede olan aynı değildir. Herkes için durum farklıdır. Bebeği olanla çocuksuz olan da aynı değildir. Pek çok farklılık gerektiren sebep bulunabilir. Her aile bunu kendi şartlarına göre belirlemelidir. Bir yuvada bunun sorun yapılması ise gayet üzücüdür. Bu kadar bir işi sorun etmeleri seviyesiz bir tutum olur. Aynı şehirde oturan iki aile arasında ayda bir ziyaret normaldir. Aynı mahallede iseler haftada bir olabilir. Şehir farklılığı varsa altı ayda bir olabilir, yılda bir olabilir. Aile bütçesinin de dikkate alınması gerekir elbette.
Aleykümselam. Tarikat-ı Muhammediye okunması yararlı, ilmi bereketli bir kitaptır, tavsiye ederiz. Bir kere okuduktan sonra not tutarak ikinci kere okuyun, çok istifade edersiniz. İftarlara da gitmeyin, evinizde zikir yapın, ailenizle iftar edin. İftara gitmek diye özel bir ibadet yoktur. Bu zamanda icat edilmiş avuntulardan biridir iftarlarımız.
Selamünaleyküm. Nuh aleyhisselam kaç asır uğraştı oğlu ile. İbrahim aleyhisselam babası ile ne kadar uğraştı. Olmak veya olmamak bizim elimizde değildir. Rabbimizin dilediği olacak. Siz gayretiniz ve heyecanınızla kazanacaksınız. O ne durumda olursa olsun. Bunu unutmayın. İkinci olarak da, hiçbir meyve fidanı dikildiği gün meyve vermez. Verirse ondan şüphe edilir zaten. Acele etmeyin. Yirmi yıl, otuz yıl çok uzun bir zaman değildir. Sabır ve dua. Sabır ve dua. Sabır ve dua.