Fetva Meclisi
Soru
Annem boş zamanlarımızı onunla geçirmemizi istiyor, sürekli burda kalın diyor. Bu da eşimle aramızda problem oluşturuyor. Ne yapmak lazım? Hanımım ailesini görmek istediğinde gidip kalmalı mıyız orda?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin “Allah sana emretmiş…” demenizin dayanağı yoktur. Kadına emredilenler arasında “her hafta sonunu kaynanasının evinde geçirmek” diye bir şey yoktur. Siz abartıyorsunuz. Bu durumu dine yaslanarak çözmek yerine oraya gitmek istemeyiş nedenini bulmaya çalışarak çözmelisiniz. Kadın sizi, eviniz olan yerde mutlu etmek ve size itaat etmekle yükümlüdür. Daha ötesi onun insanlığı ve anlayışı ile ilgili bir durumdur.
Esasen eşlerin birbirlerini idare etmesini becermelidirler. Beceremeyince de tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerden biri de gerekiyorsa kaynanaya gitmemek olabilir. Bu da ikinci bir beceri gerektirecektir. Kaynananıza karşı sizin insanlık ve vicdan göreviniz vardır, hukuki bir borcunuz yoktur. Kaynana size incitici davranıyorsa gitmeyebilirsiniz, bundan bir vebal doğmaz. Eşinizin annesine karşı sorumluluğu gibi sizin ona karşı sorumluluğunuz yoktur. İnsanlık ve vicdan vardır. Yalnız eşiniz bu tedbiri aranızdaki evliliği bitirmeye kadar taşıyabilir mi, onu siz tespit edeceksiniz.
Bir kız çocuğu evlendikten sonra eşinin emrinde olur. Annesinin ona “şurada kalacaksın, şunu yapacaksın” gibi talimat vermeye hakkı olmaz. Annesine karşı yapabildiği kadar hürmet eder, elinden geleni yapar gerisinden mesul olmaz. Sen annene karşı yanlış denebilecek bir iş yapma gerisinde sorumlu olmazsın biiznillah.
Bu bir imtihan deyip katlanmanız gerekmez. Babanızla arkadaş gibi konuşmanız da doğru olmaz. Orta bir yol bulabilirsiniz. Mesela yakın bir akrabanıza babanızı ikaz etmesini rica edebilirsiniz.
Ortada şöyle bir gerçek var: Oturup kalkmadaki mahremiyet inceliklerine dikkat edilerek girip çıkma yapılıyorsa sizin eşinizin ailesi ve yakınlarına ziyarete gitmeniz insanî olan, gerekli olduğu tartışılamayacak olan bir hakikattir. Bunu sormaya bile gerek yoktur. Ancak durum sizde olduğu gibi kadının psikolojik de olsa eziyet görmesine neden olan tavırlar barındırıyorsa gitmek zorunda değilsiniz. Eşinizin sizi her durumda eziyetten koruması gerekmektedir. Yakınlarının sılayırahimi kadar sizin korunmanız da ona görevdir. Eşinizin yakınları sizin kan bağı ile oluşmuş yakınlarınız değildir. Dolayısıyla onların sılayırahimi size farz değildir. Eşinizin bunu zorlamaya hakkı yoktur. Eşiniz sizi eziyet görmeye karşı koruyamadığı bir yere götüremez. Şunu bilmenizde fayda vardır: Aile bu tür tartışmaların başlaması ile risk altında kalır, keşke bu tartışmaya girmese idiniz, sabredebilse idiniz, çok daha iyi ederdiniz. Dinen size mecburiyet getirilmemiş olsa bile sizin aile huzurunuzu dikkate almanız sizin lehinize bir durumdur.
Erkek kardeşiniz varsa o bu sorumluluğu almalıdır. Erkek yoksa bütün kardeşler bir aile meclisi oluşturun, görev taksimi yapın, yükü aranızda bölüştürün, zamana ve kişilere yaydığınızda daha rahat olur.
aile ziyareti konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadın, beyine itaat etmek zorundadır ama siz, orada var olduğunu söylediğiniz yanlışları öne sürmeniz durumunda karşınıza çıkacak durum, oradaki yanlışların açık haramlar olması durumunda eşinize diretebilirsiniz. Çünkü eşe itaat, Allah'a isyan nedeni olamaz. Bunun dışında mesela çocuğun etkilenmesi gibi dolaylı bir hatayı eşiniz reddedebilir.
Bir kadının anne ve babasına sılayı rahimde bulunmasının iki boyutu vardır. Birincisi yılda bir kere bile olsa gitmek, ölüm döşeğinde iken yanında bulunmak gibi farz olan boyutudur. Kocanın farza karşı direnmesi mümkün değildir. İkinci boyut ise nafile düzeyinde olacak şekildeki sılayı rehimdir. Bu ise kocanın tam iznine bağlıdır. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Bir zaruret durumunda gidebilirsin ama sıradan bir ziyaret için gitmen caiz olmaz.
Selamünaleyküm. Bir cenazeye yetişmek gibi zaruri durum olduğunda yolculuk yapabilirsiniz. Bunun dışında hüküm bildiğiniz gibidir. Orada kimseniz yoksa sizin de yakınlarınızın bulunduğu yere dönmeyi planlamanız gerekir.
Bu hususta her iki taraf için de ‘haksız’ denemez. Ancak geçmiş kültürde ciddi bir endişe birikimi vardır. İki taraf da korkuyor olabilirler. Zannederim zamana yaymaktan başka bir çözüm yoktur. Eşinize bir şey söylemeyin ama ailenize biraz sabırlı olmalarını, bir zaman sonra sorun olmayacağını söylemeye çalışın. Bilhassa çocuğunuz olduktan sonra bu mesele daha kolay çözülür. Üzerine gitmeyin konunun.
Eşinizin akrabaları sizin akrabanız gibi değildir. Onlarla sılayırahim daha sınırlı olabilir. Sorumluluğunuz ve zorunluluğunuz da kendi akrabalarınıza göre daha azdır. Mahremiyeti dikkat ederek, Özel aile hayatınızı zedelemeyerek, Seviyeniz ve mesafenizi koruyarak, Eşinizin gönlünün olacağı şekle dikkat ederek, Riskli alan ve kişilerden uzak kalarak ilişkilerinizi sürdürün.