Fetva Meclisi
Soru
Ben Almanya’da bir yüksekokulda bilimsel asistan olarak çalışmaktayım. Görevim kapsamında bazı teknik projelerde yer alıyorum. Şu anda aktif olduğum iki projeden bir tanesiyle ilgili olarak size bir fetva danışmak istiyorum. Bu projede, bina teknik donanımlarıyla ilgili bir hesaplama aracı geliştiriyorum. Bu araç gelecekte kamuya açık olarak kullanıcıların hizmetine sunulacak. Hesaplama aracında, Almanya’daki inşaat yasalarının belirlediği enerji tüketim sınır değerleri yer almakta. Aynı zamanda, daha iyi optimize edilmiş ve enerji verimliliği yüksek binalar için devletin teşvik ettiği ekstra düşük sınır değerler de dâhil edilmektedir. Devlet bu şekilde enerji verimli binaları düşük faizli kredilerle desteklemekte. Bu araç da, hangi tür yapıların bu destekten faydalanabileceğini hesaplamaya yardımcı oluyor. Benim sorum şudur: Bu proje kapsamında geliştirdiğim araç, dolaylı da olsa bir kredi sistemine katkı sunuyor. Bu durumda, harama vesile olma ihtimali var mıdır? Bu projede çalışmam dinen sakıncalı mıdır? Bu tür bir işte çalışmak caiz midir? Eğer değilse, istifa etmem gerekir mi? Şu ana kadar bu projede çalıştığım süre boyunca kazandığım gelirlerin durumu nedir, bunlarla ilgili bir tasarrufta bulunmalı mıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bulunduğunuz devlet kurumundan daha iyi bir yere intikal etme isteğiniz devam etsin. Haram gördüğünüz iş alanını da elinizden geldiğince engelleyin. Engellemeyi beceremezseniz muhalefet şerhi koyup orta olmayın. Bundan ötesinde de Allah'ın affına sığının. Devletin talep ettiği gecikme inşaallah faiz değil bir devlet cezasıdır diye düşünüyorum.
Selamünaleyküm. Bari orada yemek yemeyin. Siz zehiri, ambalajı temiz diye yeseniz de o zehirdir. Bankanın neresinden ne kazanılırsa onda sıkıntı olur. Evet, orada çalışan bir memur gibi değil ama adı banka değil mi?
Ateşle benzini bir araya getirmekten ne kadar risk doğacaksa sizinki en az o kadar riskli olacaktır. Yardım da yapmayın, bankayı da ihya etmeyin. Allah'a emanet olun.
Hiçbir imza atmadan bu soruyu sormuş olsaydınız size uzak durmanızı tavsiye edecektim. Almanya şartlarında sizin böyle bir eve sahip olmanızda inşaallah bir sakınca olmaz. Allah Teala rızasından uzak kalmayacağımız işler yapmayı hepimize nasip buyursun.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz kurumun helal gösterip haramı yapmadığına itimat ediyorsanız, o sistemle ev alabilirsiniz. Ayrıca bir bayan olarak erkeklerin ekonomik tutumlarını biraz daha rahat bırakmalısınız. Eşiniz imanı olan ve haram helal ölçülerini bilen biri ise onu rahat bırakın ki, o da size müdahale ihtiyacı, reddetme, cevap verme veya sizden gizleme ihtiyacı hissetmesin. Zamanımızda yaygınlaşan 'ev edinme putu' başımıza huzursuzluktan başka bir şey getirmiyor. Ben kirada oturan iş adamları biliyorum. Pek de zenginler. Hayata daha esnek bakın. Burası cennet değil!
Mü'min cambazlık etmez, hileli iş yapmaz, savaşacaksa savaşını da aleni yapar. Öyle bir hileyi fetva üzerinden yapamazsınız.
faiz konusundaki diğer fetvalar
Farkında olmadan bile olsa faizle elde edildiğini sonradan öğrendiğin parayı alman doğru değildir. Mümkünse bu miktarı elinden çıkarmalısın. Bu şekilde hem dinî hassasiyetin korunur hem de kalbin rahat olur.
Böyle bir durumda yapılması gerekenler şunlardır: -Eşine nasihat et, faizli bir kazançla hayat kurulmaması gerektiğini güzel dille anlat. -Kayınpederden miras kalan parada faiz olduğunu bilseniz bile onun tüm malı faizle kazanılmış sayılmaz. İçinde helal kazancı da olabilir. Bu kısım/anapara mirasçılar arasında paylaştırılabilir. Diğerleri sevap beklentisi olmadan ihtiyaç sahipleri arasında dağıtılır. -Paranın tamamı faizle kazanıldıysa ve bu kesin olarak biliniyorsa uzak durulması gerekir/alınmaz.
Pazarlık yapılırken taksitle ve daha yüksek fiyata geri alma şartı konması durumunda o alışveriş caiz olmaz. Bunun bir benzeri olan taksitle satıp peşin fiyatı ile aynı kişiye satmak da caiz değildir. Her iki durumda da faize kılıf uydurmak vardır.
Sorunuzdan anladığımız, kazancının tamamı haram olmayan bir evde kadın olarak kalıyorsunuz. Helal olan kazancına niyet ederek evdeki yiyeceklerden istifade etmenizde sakınca yoktur. Zaman zaman içinizde bir huzursuzluk belirirse de istiğfâr edersiniz. Yalnız bu konuda vesveseye kapılmamaya da özen gösterin.
Faizden tevbe etmiş ve bu günahtan kurtulmak isteyene yardım edilir ve edilmelidir. Yalnız bu konuda tevbe etmemiş kimseye ise mesafeli durmak doğru olandır.
Sorunuz detay vermeyi gerektirdiğinden dolayı cevabı açarak ve olabilirler üzerine kurarak cevap yazıyorum. Kesin bilgi sahibi olmadan ihtimallere dayalı olarak eşinizin kazancını şüpheli olarak nitelemeniz doğru değildir. Eşinizin post cihazı/nı kullanması (meşruluk şartlarına riayet ederek) günümüzde ticaret yapan kimse için eleştirilecek veya günah sayılan bir durum değildir. Eşiniz helal bir ticareti kurallarına göre yapıyorsa/yapmaya gayret ediyorsa kazandığı para helaldir; sadaka olarak dağıtabilirsiniz. Ancak eşiniz helal-haram hassasiyetinin zayıf olduğuna kuvvetli bir kanaatiniz varsa helal tarafına niyet ederek yine hayırlarda bulunabilirsiniz. Hayır yapmak için kazancın yüzde yüz temiz olması gerekmez. Kazancınızın kirli tarafı varsa sevap beklemeden dağıtarak temizlersiniz. Aynı şekilde temiz tarafına da niyet ederek sevap ümidiyle hayır yapabilirsiniz. Kazancı şüpheli olan kimselerin yardım yapmasıyla ilgili tavsiyemiz evinizin bereketi kaçmaması için şüpheli tarafın sevap beklenmeden fakirlere verilmesi şeklindedir. Eşinizin kazancıyla ilgili hiçbir bilginiz yoksa veya küçük şüpheleriniz varsa bile helal kazanç olarak kullanabilirsiniz. Özetle eşinizin size hayır yapmanız için teslim ettiği içeriğiniz bilmediğiniz parayı iyilik yapmak üzere kullanmanızda sakınca yoktur.