Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şu anda zorunlu olarak bir akrabamın yanında kalıyorum. Ancak bu eve haram para da giriyor ve aile, bu parayla market alışverişi gibi temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Başka bir yere gitme şansım olmadığı için merak ediyorum. Bu evde yemek yemek veya bu parayla alınan şeylerden faydalanmak günah olur mu? Böyle bir durumda nasıl hareket etmeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Sorunuzda müphemlik var, tam olarak anlaşılamıyor. Şu şekilde anladık: Birisi size evine gelmemenizi, gelip yerseniz yemeğini helal etmeyeceğini söylüyor. Siz de bir sebeple gidiyor ve yiyorsunuz. Eğer soru bu ise cevabımız şudur: Ortada helal etme/etmeme hakkı olan birisinin tehdidi varsa sizin o evde yemek yemeniz helal olmaz. Böyle hakkı olmayan birinin haram etmesinin de anlamı olmaz. Mesela evin sahibi olan kadın size bunu söylüyorsa durum başkadır, evin gelini size bunu söylüyorsa başkadır. Gelin o evde yemeği haram etme hakkına sahip değildir. Böyle anlayabilirsiniz. Öyle ya da böyle o durumdaki bir evde bulunmamak daha onurludur.
Selamünaleyküm. Kazancının tamamı haramdan olanın hediyesini yememek esastır. Sizdeki örnekte ise haram/helal karışımı bir mal vardır. Uzak durmayı tercih ederseniz daha iyisini yaparsınız ama aile için sıkıntıya neden olmamasına da dikkat etmenizde yarar vardır.
Bu akraba ile akrabalık bağını kesmen gerekmez, bağını sürdür. İkrama gelince yememen takvaya daha uygundur. Yemiş olunca da direkt haram olmaz diye umarız.
Çarşıdaki harcamanıza bakın. Mesela evde peynir bulunmadığı için peynir parası alıyorsanız bu sizin günahınız olmaz. Çünkü peynir temel gıda ihtiyacıdır. Arkadaşınızla dondurma yemek için o parayı alıyorsanız bu sizin günahınızdır. İki çizgi arasında kendinize yer bulabilirsiniz.
Siz bir evlat olarak, aile ocağınıza dönerken bir misafir değil, bir emanetçisiniz. Anne babanıza hizmetiniz, onlarla kurduğunuz muhabbet, sadece bir ziyaret değil; bir ibadettir. Ailenizin gelirinde haram şüphesi varsa sizin o evde yaşamanız doğrudan harama bulaştığınız anlamına gelmez. Çünkü eve helal de giriyor, haram da. Siz tümüyle haram olandan değil, karışık olandan faydalanıyorsunuz. Bu durumda haramlık sabit değildir. Elinizden geldiğince maddi destek veriyorsunuz, ev işlerine yardım ediyorsunuz, ailenize haram-helal farkını hatırlatıyorsunuz. Bunların hepsi, sizin o evdeki varlığınızı meşru ve hatta sevaplı kılar. Bundan sonra da helale teşvik etmeye devam edin. Gücünüz yettiği kadar destek olmaya devam edin ama bu hassasiyet sizi vesveseye götürmesin. Çünkü vesvese şeytanın oyunudur.
Helal olan bir şeyi yapmamaya dair konuşulan sözler yemin hükmündedir. Bir tür siz yemin etmiş gibisiniz. Bu sözü farklı zamanlarda tekrar etmiş olsanız da durum aynıdır. Şu anda YEMİN KEFFARETİ yaparak o eve gidebilirsiniz. Yani bu bir yemin gibi sayılacaktır.
faiz konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir durumda yapılması gerekenler şunlardır: -Eşine nasihat et, faizli bir kazançla hayat kurulmaması gerektiğini güzel dille anlat. -Kayınpederden miras kalan parada faiz olduğunu bilseniz bile onun tüm malı faizle kazanılmış sayılmaz. İçinde helal kazancı da olabilir. Bu kısım/anapara mirasçılar arasında paylaştırılabilir. Diğerleri sevap beklentisi olmadan ihtiyaç sahipleri arasında dağıtılır. -Paranın tamamı faizle kazanıldıysa ve bu kesin olarak biliniyorsa uzak durulması gerekir/alınmaz.
Doğrudan faiz bir kurumunda çalışmıyorsunuz. Sadece enerji verimliliğiyle ilgili teknik bir hesaplama aracı geliştiriyorsunuz. Bu aracın daha sonra birileri tarafından kredi sistemine kolaylık sağlaması, sizin niyetinize ve amelinize zarar vermez. Yani temelde ürettiğiniz şey helâldir. Bir ürünün, sonradan birilerinin günaha vesile olacak şekilde kullanılması (eğer siz bunu istememiş ve yönlendirmemişseniz) sizi günaha sokmaz.
Farkında olmadan bile olsa faizle elde edildiğini sonradan öğrendiğin parayı alman doğru değildir. Mümkünse bu miktarı elinden çıkarmalısın. Bu şekilde hem dinî hassasiyetin korunur hem de kalbin rahat olur.
Pazarlık yapılırken taksitle ve daha yüksek fiyata geri alma şartı konması durumunda o alışveriş caiz olmaz. Bunun bir benzeri olan taksitle satıp peşin fiyatı ile aynı kişiye satmak da caiz değildir. Her iki durumda da faize kılıf uydurmak vardır.
Faizden tevbe etmiş ve bu günahtan kurtulmak isteyene yardım edilir ve edilmelidir. Yalnız bu konuda tevbe etmemiş kimseye ise mesafeli durmak doğru olandır.
Sorunuz detay vermeyi gerektirdiğinden dolayı cevabı açarak ve olabilirler üzerine kurarak cevap yazıyorum. Kesin bilgi sahibi olmadan ihtimallere dayalı olarak eşinizin kazancını şüpheli olarak nitelemeniz doğru değildir. Eşinizin post cihazı/nı kullanması (meşruluk şartlarına riayet ederek) günümüzde ticaret yapan kimse için eleştirilecek veya günah sayılan bir durum değildir. Eşiniz helal bir ticareti kurallarına göre yapıyorsa/yapmaya gayret ediyorsa kazandığı para helaldir; sadaka olarak dağıtabilirsiniz. Ancak eşiniz helal-haram hassasiyetinin zayıf olduğuna kuvvetli bir kanaatiniz varsa helal tarafına niyet ederek yine hayırlarda bulunabilirsiniz. Hayır yapmak için kazancın yüzde yüz temiz olması gerekmez. Kazancınızın kirli tarafı varsa sevap beklemeden dağıtarak temizlersiniz. Aynı şekilde temiz tarafına da niyet ederek sevap ümidiyle hayır yapabilirsiniz. Kazancı şüpheli olan kimselerin yardım yapmasıyla ilgili tavsiyemiz evinizin bereketi kaçmaması için şüpheli tarafın sevap beklenmeden fakirlere verilmesi şeklindedir. Eşinizin kazancıyla ilgili hiçbir bilginiz yoksa veya küçük şüpheleriniz varsa bile helal kazanç olarak kullanabilirsiniz. Özetle eşinizin size hayır yapmanız için teslim ettiği içeriğiniz bilmediğiniz parayı iyilik yapmak üzere kullanmanızda sakınca yoktur.