Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. El birliği diye bir sistem var. Bu sistem faizsiz ev almak isteyenler için yapılmış. Şöyle ki, 100 bin TL’lik bir ev almak istersek ve vade olarak 100 ay belirlersek ilk başta sisteme karşılıksız her ay 1000 TL taksitler halinde ödeme yapıyoruz. Vade ortasına geldiğimizde yani 50. ayda sistem bize başta anlaştığımız 100 bin TL'yi veriyor ve evimizi alıyoruz. Ondan sonra da geriye kalan 50 ay boyunca sisteme 1000 TL ödemeye devam ediyoruz. Taaki vade bitene kadar. Sistemden ilk elli ay içerisinde çıkılmak istenirse bir miktar ayrılma bedeli karşılığında çıkılabiliyor. Kafamı karıştıran husus şu ki, bu sisteme ödediğim taksitler para biriktirmeye mi girer yoksa borçlanmaya mı? Dolayısıyla ilk elli ay boyunca ödediğim miktar zekâta tabi midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Burada zekât sadece 110 gram altınınız elinde bulunduğu zaman söz konusu idi. O elinizde bir yıldan fazla bulundu ise ve o esnada onun değerini düşürecek kadar bir borcunuz yoktuysa onun yüzde iki buçuk kadarını zekât vermeniz gerekirdi.Araba bineğinizdi, onun zekâtı yoktu.Şu anda da elinizdekinden çok fazla borcunuz var, yine zekât vermenizi gerektiren bir durum yoktur.
Selamünaleyküm. Taksitten dolayı alışverişe getirilen fark sakıncalı değildir. Yani peşin alana şu fiyat, taksitle alana bu fiyat denebilir. Yasak olan, günü gelen borcu geciktirdiği için borçluya getirilen farktır.
Aleykümselam. Vade farkı, faizin kendisidir. Borcun üzerinden vade farkı almak caiz değildir. Alacağınızı vaktinde tahsil etmenin yollarını bulacaksınız ama vade farkı almayacaksınız.
Aleykümselam. Böyle bir uygulama kâğıt üzerinde de olsa caiz bir uygulamadır. Ayrıntıya girildiğinde sıkıntı oluşuyorsa o ayrı bir durumdur.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Gittiğiniz banka faizli işlem yapıyorsa sizin işleminiz faizsiz bile olsa vebal altında olursunuz. Faizle ilgisi olmayan bir banka ise gittiğiniz banka, sizden aldığı para bir tür bekçilik ücreti gibi kabul edilebilir, faiz değildir. Birinci bankanınki de faiz değildi ama kendisi faizci olduğu için oraya gidip iş yapmanız caiz değildi.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Faizci olmayan kurumlarla bu sözleşmeleri yaparak sorunu çözebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu normaldir, zamanla düzelir. Gelen akıntı meni değilse sadece abdest alırsınız. Kirlettiği yeri temizlersiniz.
Selamünaleyküm. Çocuğun bir hastalık olarak görülen gelişmeleri dışındaki gelişmelerine müdahale mümkün olmaz. Her çocuğun özel durumunu ihtiva eden bir rapor üzerinden daha ayrıntılı konuşulabilir.
Selamünaleyküm.İbadetler niyetle ibadet olur. Sadece zayıflamak maksadı ile tutulan oruç, oruç olmaz.
Selamünaleyküm. İstiğfar etmeniz ve böyle sözler sarf etmemeniz gerekir.
Selamünaleyküm.Müminiz,İmanımızı her yerde haykırırız.Kötülüğe asla razı olmayız. Onu firenleriz. Yeril yerinde usulüne göre tepkimizi gösteririz.Bedel ödemeye de razı oluruz.