Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam.Benim bir arabam vardı, onu sattım. Üzerine 110 gram altınım vardı (10 ay olmuştu altınların süresi) onları bozdurdum ve arabanın ve altının parasıyla 1 ay sonra Eminevim’e girdim. Oraya ödemelerim şu şekilde, 34 ay boyunca ben oraya para yatıracağım, yatırdıktan sonra param 65.000 TL olunca bana 130.000 TL’lik ev alacaklar. Eminevim’e 10 aydır para yatırıyorum, bu söylediklerim içinden zekat düşer mi? Düşerse ne kadar ödemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Selamünaleyküm. Altınların sizinle ilgisi yoktur, zekatları da sizinle ilgili değildir. Eşiniz için ise altınlar zekât açısından zekât gerektirecek oranda duruyor. 81 gram altın barajdır. Altını gram olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Buna göre eşinizin zekât vermesi gerekmektedir. Evinizin borçları varsa bu borçları da eşiniz üslenirse o borçları düşebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Altınlarınızın toplam gramını öğrenin. Toplam gramdan borçlarınızın toplamını düşün. Geri kalanın yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin.
Selamünaleyküm. Annenizin zekât borcunu sizin vermeniz zorunlu değildir. Vermeniz için o size yetki verir ve siz de verirseniz iki yönlü bir sevap kazanmış olursunuz. Altının zekâtını altının kendisinden verebileceğiniz gibi parayla değerini de verebilirsiniz. Altının kendisinden zekât verdiğinizde 81 gramın altına düşerse öbür sene zekâtı gerekmeyecekti. Bu durumda ise hâlâ elinizde aynı altın beklediği için ne kadar ise gramı o kadarın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Verilmemiş yılların her biri için yüzde iki buçuğu tespit edip zekâtın toplamını bulun. Birden vermeniz gerekmez. Onu borç olarak tespit edin, elinize fırsat geçtikçe verirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Arabayı saymayın. Borçlarınız varsa onları da düşün. Elinizde nakit veya bankada birikmiş paranız, altınlarınızın toplamı 81 gram altından fazla ediyorsa, bu sizin zekât verecek durumda olduğunuzu gösterir. Bu durumda mevcudun % 2,5 kadarı zekât olarak verilecektir. Kaç yıl böyle geçti ise şimdi onları aynı oranda verebilirsiniz. Bundan sonra da, her yılın bir gününü mesela, Ramazan ayının 1’ini kendinize zekât günü kabul edin. O gün geldiğinde, sözünü ettiğimiz miktar kadar paranız varsa zekât verirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Arabayı saymayın. Borçlarınız varsa onları da düşün.Elinizde nakit veya bankada birikmiş paranız, altınlarınızın toplamı 81 gram altından fazla ediyorsa, bu sizin zekât verecek durumda olduğunuzu gösterir. Bu durumda mevcudun % 2,5 kadarı zekât olarak verilecektir. Kaç yıl böyle geçti ise şimdi onları aynı oranda verebilirsiniz. Bundan sonra da, her yılın bir gününü mesela ramazan ayının birini kendinize zekât günü kabul edin. O gün geldiğinde, sözünü ettiğimiz miktar kadar paranız varsa zekât verirsiniz.Allah kabul etsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Can alıcı noktayı siz tespit etmişsiniz. Bir ortağın 'kurban niyeti dışında' bir niyetle ortak olması bütün ortaklar için kesileni et yığınına dönüştürür. Kardeşlerinizin bu kadar açık bir ibadet bilmezlikleri varsa siz o kurbandan başka kurban kesin. Babanızın hatırı için de ona ortak olun. Yalnız böyle bir ithamda hassas olmalısınız. Ağır bir yük olur omuzlarınızda hatalı bir karar verirseniz.
Selamünaleyküm. Siz böyle bir gelişmeden haberdar değilken bunlar oldu ise sizin bir vebaliniz olmaz. Kız yok dedikten sonra siz teklif etti iseniz yine vebaliniz olmaz.Sizin izahınızdan anlaşılan, sizin bir kastınız olmamıştır. Arkadaşın size okuduğu hadise de inşaallah muhatap değilsiniz.
Selamünaleyküm. Heyecanlı ve görünüşü doğru sözler söylüyorsunuz ama bu söylediklerinizin pratiği yoktur. Keskin olmamalısınız. Böyle düşünün, bildiğinizi yapın; ümmete mal olacak tavırlar içinde olmayın. Allah yardımcımız olsun, huzuruna vebalsiz varmayı hepimize müyesser kılsın.
Selamünaleyküm. Âyette geçen 'mü'min iken kâfir oldunuz' ifadesini nereye koyacaksınız? Bir ikinci husus da şudur: Mü'min böyle bir hatayı zaten kastederek yapmaz. Yapıldığında bu hatanın bedelinin ne olabileceği tekit edilmek istenmektedir. Evet, sözünü ettiğiniz şekilde abartılı kabul edilebilecek bir yorumdur da denebilir ama ulemamızın din üzerinden şakalaşmayı anladıkları tarzlardan biri budur. Elbette bizim anlatımımız Kur'an'ımıza yön verecek bir anlatım asla olamaz ama meselenin ağırlığını izah etmeye gayret ediyoruz. Allah yardımcımız olsun. İkazınız için teşekkür ederim.
Aleykümselam. Bu bir telif hakkı meselesidir. Bu kişi sizin yaptığınıza razı olur mu? Bir de yaptığınız değişiklik yüzde kaç değişmiş yapacak programı? Öyle veya böyle satmanıza izin vermediği sürece satışın caiz olmayacağını düşünürüz.
Selamünaleyküm. Böyle bir konuda sizin haklı olduğunuzu tartışmak bile yanlıştır. Haklısınız ama bu haklılığınızın karşınızdakiler tarafından anlaşılması gerekiyor. Durumu ikna ederek, cedelleşmeden çözmeye çalışın. Böyle bir konuda aranızda tartışma çıkar ve büyürse bütün bir ömür boyunca sizi rahatsız edecek sonuçlar üretebilir. Her şeye rağmen evinizde kalırsa odanızı kilitleyerek, ona odasından çıkmasına karşı belli tedbirler getirerek hem dikkatini çekin hem de tedbir almış olun. Dikkat edin, evlerde huzur kolay gider ama kolay gelmez.