Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm kıymetli hocam. Sohbetlerinizden istifade ediyoruz Allah razı olsun. Hocam, sitenizde kredi kartı ile ilgili ve pos makinesi ile ilgili bazı fetvalara baktım. Uzak durmamızı tavsiye etmenizle birlikte bir küçük açık kapıda bırakıyorsunuz. İşte o küçük kapı benim için gerçekten tam bir fare deliği. Nitekim ticaret yapmak istiyorum ama o fare deliği çok küçük kalıyor ve geçmek istemiyorum. Kendim kullanmaktan nefret ettiğim ve kullanmak istemediğim bir şeyin başkası tarafından da kullanılmasından son derece rahatsız oluyorum. Kendim faiz yemediğim ve bunu destekleyen unsurları kullanmadığım gibi başkasınında kullanmasını istemiyorum. Hani bir söz vardır "kendin için istemediğini bir başkası içinde istememelisiniz." İşte tam bu anlamda ben kendim için istemediğimi başkası içinde istemiyorum. Ancak ne var ki günümüz ticari koşulları bizleri bu fırtınanın içine sürüklemekte, uçma bilmiyoruz kaçabilelim, gücümüz yok bu fırtınayı durdurabilelim. Şimdi sormak istediğim şu, kredi kartı aldım diyelim, kullandım ve faize bulaşmadan ve komisyon kestirmeden anaparamı kullandım diyelim, bunda bir sıkıntı yok ama benim elim o kredi kartı alımındaki sözleşmeye imza atmaya varmıyor çünkü o kâğıda imza attığım zaman faiz sistemini kabul etmiş oluyorum. Faize bulaşmıyorum ama sözleşmede eğer geciktirme olursa veya paramı erken çekersem faiz kesintisini öncesinden kâğıt üzerinden kabul etmiş oluyorum. Elektronik cihaz alacağım, taksitle alacağım ve ödeme vaktinde olduğu müddetçe anaparayı ödeyeceğim ama sözleşmede gecikirsem faizle muamele göreceğime dair imza ile onay veriyorum. Ve işte böyle bu şekilde benim sıkıntım sıralanabilir. Faiz kullanmayacağım ama sistemi bir şekilde imzam ile onaylayacağım, şimdi ben ne yapabilirim? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Vesselam
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Zaruret yerine 'başka türlü ticaret yok' da diyebilirsiniz. Maalesef size, 'olmaz' da diyemiyorum. Başka türlü ticaret yok! Kendinizi koruyabildiğiniz kadar korumaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bütün mali müşavir ve muhasebecilerin durumu böyledir. Bereketi kıt bir meslektir bu yüzden. Ama yapılmaması yönünde tercih kullanmıyoruz. Dikkat etmek şartıyla yapılabilir.
Selamünaleyküm. Cihaz kullanıcısı ile onu veren firma arasındaki anlaşma esastır. Bu anlaşmaya göre cihazı veren firmanın alacağı hizmet bedelini belirlemesinde bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. KREDİ, para karşılığı borç almak demektir. Faiz de budur ve haramdır.
Selamünaleyküm. Evet, geciktirmeme kararlığı ile olduğu sürece kullanılabilir. Bu birinci esas. İkinci olarak, gecikmeden alınan farktan benim kalbim mutmain değildir. Bu nedenle de o kurumlar için 'iyidirler' ifadesini kullanmaya cesaret edemiyorum. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, faizli bir kurumun kapısından geçmek bile ancak zaruret durumunda olabilir. Zaruret olmadan kapılarından bile geçmeyeceğimiz kurumların kartını bile kullanmamalıyız. Evet, faize düşmediniz ama faizcilerle beraber oldunuz. Aynı şeyi o kartla araba almada da söyleyebiliriz. Siz, faiz ödemiyor olabilirsiniz ama faizci bir kurumun mudi sayısını artırıyor ve ona destek oluyorsunuz. Hiçbir şey yoksa bile bu, mü'min için ezici bir durumdur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu tip uygulamalar hakkında kalben rahat olmadığımız için uygunluğunu söyleyemiyoruz ama o paralara zekât gerekmeyeceğini söyleyebiliriz. Çünkü para bir ev taksidi gibi yatırılmış görülmektedir.
Selamünaleyküm. Bu normaldir, zamanla düzelir. Gelen akıntı meni değilse sadece abdest alırsınız. Kirlettiği yeri temizlersiniz.
Selamünaleyküm. Çocuğun bir hastalık olarak görülen gelişmeleri dışındaki gelişmelerine müdahale mümkün olmaz. Her çocuğun özel durumunu ihtiva eden bir rapor üzerinden daha ayrıntılı konuşulabilir.
Selamünaleyküm.İbadetler niyetle ibadet olur. Sadece zayıflamak maksadı ile tutulan oruç, oruç olmaz.
Selamünaleyküm.Müminiz,İmanımızı her yerde haykırırız.Kötülüğe asla razı olmayız. Onu firenleriz. Yeril yerinde usulüne göre tepkimizi gösteririz.Bedel ödemeye de razı oluruz.
Selamünaleyküm. Böyle bir şey yoktur. Kastedilen de o değildir. Tevbe edilmiş bir günah, yani insanın hatasından dönme niyeti ve azmi, seyyiatı hasenata tebdil ettirmek olur.