Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Mobilya mağazamızda gelen müşterilere satış yapmakta iken bize kredi kartı ödeme seçeneği soruluyor (özellikle taksitli, faizli bankaların kartları ile). Bizde yok diyoruz. Ya peşin ya da çek ile tahsilât yapmak zorunda kalıyoruz (tabi çek ile de bankaya bulaşmış oluyoruz). Bazı müşterilerde de bu seçenekler olmuyor. Bunun yerine finans kurumlarında ihtiyaç finansmanı denilen bir sistem var. Bu sisteme göre mesela malı finans kurumu bizden 30.000 bin TL ye peşin alıp müşteriye 12 taksitle 33.000 TL ye satıyor. Bu işlemde biz faturayı finans kurumuna kesmiyoruz direk olarak müşteriye kesiyoruz. Sebep olarak da finans kurumları alacağı ve keseceği faturanın vergi yükünden dolayı zarara uğrayacağını söylüyor. Bunun yerine bizden vekaleti hem sözlü hem de yazılı olarak alıyor. Bu sistemin caizlik yönü var mı? Ben müşteriden sonuçta bir tahsilât yapmam lazım. Açık hesapta kimseye mal veremiyoruz. Bir zaruretlik söz konusu oluyor mu? Tabi ki hocam bunun yanında bizim borçlu olduğumuz esnaflarda oluyor ve bu esnaflar faizli bankaların pos cihazlarını kullanıyorlar. Buralarda müşteriye, kredi kartı ile ödeme seçeneğinden başka bir seçenek sunmadığı için taksitli veya tek çekim çektiriyoruz. Bu arada hocam faizli bankaların bir kampanyası var: Peşin fiyatına taksit adı altında malı satış yapan işyeri, 2 taksit yapıyor. Banka 8 veriyor. Toplamda 10 taksit olmuş oluyor. Ama % 3-4 civarı pos makinesi sahibi üye işyerinden (yani satandan) 2 taksitli vadesini beklese bile kesinti yapıyor. Mağazaya gelen her müşterimizden % 70-80 i kredi kartı ile ödeme seçeneği sunuyor bize. Burada 3 tercih var hocam. Şöyle ki; benim işyerime gelen müşterilere: 1-Özellikle peşin fiyatına taksit yapan faizli bankaların pos makinesini bağlattırıp kredi kartı ile tahsilât yapmam mı? 2-Finans kurumlarının yukarıda belirttiğimiz şartlarda ihtiyaç finansmanını kullandırarak bankadan tahsil yapmam mı? (Bu arada finans kurumlarının kredi kartı müşterilerde yoksa peşin fiyatına taksit olayı yok) 3-Yoksa gelen müşteriye bu iki seçenekte yok sadece peşin satış yaparız deyip geri çevirmemiz mi lazım? Tabi ki hocam yani bu zamanımızda da insanlar cebinde peşin para olsa bile vermiyor, taksitli almak istiyor. Açık hesaplı veya senetli de kimseye mal veremiyoruz. Burada bir zaruret söz konusu oluyor mu finans kurumlarını tercih etmede?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Faizci olmayan kurumlarla bu sözleşmeleri yaparak sorunu çözebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bağlı olduğunuz banka helal çalışan bir banka değilse ortada bir sorun var demektir ama helal çalışan bir banka ile bu işi yapıyorsanız inşaallah sorun yoktur.
Aleykümselam. Bankaya bulaşma anlamına gelen her şeyde fıkıh açısından bir sıkıntı oluşacağı muhakkaktır. Bu sıkıntıyı ikiye ayırabiliriz: Bankanın faizine bulaşma ve banka üzerinden faizine bulaşmadan da olsa iş yapma. Her ikisinde de sıkıntı olduğu muhakkaktır ama faizin kendisi ile sıkıntıya girmekle faizli bir yerde iş yapmaktan ötürü sıkıntıya girmeyi aynı tutamayız. Kredi kartını kullanmayı da bu açıdan ele alırız. Eğer kart faiz ödemesine neden oluyorsa birinci sıkıntı ortaya çıkar. Öyle bir faiz ödeme durumu olmuyorsa ikinci türden sıkıntı oluşur. İkinci türden bir sıkıntıyı da, belli bir zaruret ya da alternatifsizlik gibi kalıplara oturtabiliriz. Bu da kişinin imanı ve takvası ile alakalıdır. Burada faizli bir kurumla beraber bulunma riskini herkes kendi ölçüsünde değerlendirecektir. Maalesef iş adamlarımızın sözünü ettiğiniz endişelerine çare üretebilecek durumda değilim. Onları ve bizi Allah Teâlâ'nın haramlardan muhafaza etmesine dua ediyorum.
Selamünaleyküm. Ne olursa olsun, faizli bir kurumun kapısından geçmek bile ancak zaruret durumunda olabilir. Zaruret olmadan kapılarından bile geçmeyeceğimiz kurumların kartını bile kullanmamalıyız. Evet, faize düşmediniz ama faizcilerle beraber oldunuz. Aynı şeyi o kartla araba almada da söyleyebiliriz. Siz, faiz ödemiyor olabilirsiniz ama faizci bir kurumun mudi sayısını artırıyor ve ona destek oluyorsunuz. Hiçbir şey yoksa bile bu, mü'min için ezici bir durumdur.
Aleykümselam. Peşin olursa 20, şu kadar taksit olursa 20,5 şeklindeki bir ticaret caizdir. Daha sonra taksitlerde bir gecikme olur da bu fiyatın üzerine gecikme farkı ilave yapılırsa o faizdir, caiz değildir.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz taksitlendirme sistemi banka ve benzeri bir faizli kuruma bulaşmadıkça caizdir. Yani peşin 10 yirmi ay taksitle 15 şeklinde bir alışveriş yapılabilir. Yeter ki faizli bir kuruma bulaşılmış olmasın. Bu taksit sisteminde sıkıntı, araba satanların parayı bankalardan alıp müşterisini onlara borçlu göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Arada banka yoksa taksitte sorun yok.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hususta büyüğün olan biri ile istişare et. Kararını da o istişareye göre ver, rahat edersin
Aleykümselam. Bunun getireceği ile götüreceğini iyi ölçün. Bir tek kızın, Allah'ın razı olmayacağı bir hataya ısınmasına neden olursanız ahretinizi yakarsınız.
Aleykümselam. Her meslekte bir risk vardır ve her meslek gereklidir. Kişi kendi imanını ve şeytanın hilelerine karşı tedbirlerini kontrol etmelidir. Kendinizi daha geniş bir alanda ve daha büyük düşünen biri olarak hazırlayın. Yılmayın ve yorulmayın.
Aleykümselam. Evet lanetlenmiştir. Lanetlenmiş olması ise günah sahibi olması demektir. Her günah gibi o da tövbe etmedikçe sahibinin cehenneme girme nedenidir. Tövbe ederse Allah'ın affı boldur.
Selamünaleyküm. Bir kere kefaret tutmanız yeterli olur. İyileşme ihtimaliniz varsa onu beklemelisiniz. Ancak hiç iyileşme ihtimali olmayanlar için sadakaya dönme olabilir.
Selamünaleyküm. Yaş günü için 'gağurluktur' demeyiz ama 'gağurlara ait bir iştir' deriz. Yapılmamasını tavsiye ederiz. En azından öyle bir iş yapmak durumunda kalsak bile pasif tepki gösterme yöntemiyle de olsa teşvik etmeyecek tutum içinde olmaya çalışırız.